14 Eylül 2026, Pazartesi · 18:18 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Kılıçdaroğlu'ndan eğitim yılı mesajı: Okullarda bir öğün sıcak yemek artık zorunluluktur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni eğitim öğretim dönemine ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu ülkenin evlatları ne yabancılaşmaya ne işsizliğe ne de sabunsuz bir okula mahkûm olmamalılar. Onlara bu ülkeyi hakkıyla,…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte partisinin genel merkezinde basın açıklaması düzenledi. Kılıçdaroğlu, millî eğitimin partiler üstü bir anlayışla ele alınmak zorunda olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

Bir ülkenin en kıymetli varlığı evlatlarıdır. Evladına baktığınızda o ülkenin yarınını görürsünüz. Evladın okuluna baktığınızda da o ülkenin kendisine nasıl baktığını görürsünüz. Onun için eğitim, bir bakanlığın yıllık faaliyet raporuna sığdırılacak bir kalem değildir. Millî Eğitim devlet aklı işidir, vicdan işidir. Bakanlığın adındaki 'millî' sözcüğünün amacı da budur. Eğitim, bir ülkenin yalnızca müfredatı değildir, sınav sonucu değildir, diploma sayısı da değildir. Eğitim, bir milletin, bir ulusun kendisine ve yarınına duyduğu güvenin adıdır. O güven sarsıldığında sınıf da sarsılır, ev de sarsılır, sokak da sarsılır.

Cumhuriyetimizin kurucu iradesi, eğitimi yalnızca okuma yazma öğrenilsin diye tasarlamamıştı; aydınlanmış, üreten, kendi ayakları üzerinde duran bir toplum inşa edilsin diye tasarlamıştı. Okul, çocuğa hece öğreten bir durak değildi; okul, bir ulusun kendisini geliştirdiği, yenilediği yerdi. Bugün geldiğimiz noktada o iradenin çok gerisinde kaldığımızı üzülerek görüyoruz. Bunu bir serzeniş olsun diye söylemiyorum, bir uyarı olarak söylüyorum. Eğitim, çocuğa yalnızca bilgi aktarmak değildir. Okul; adaleti, dürüstlüğü, emeğe saygıyı, özgür düşünceyi ve ortak yaşam sorumluluğunu da kazandırmalıdır. Bu bağlamda değerler eğitimi, çocuğa tek bir hayat tarzını dayatmak değil; Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık anlayışını, bilimi, demokrasiyi ve ulusumuzun ahlaki birikimini aynı eğitim ikliminde buluşturmaktır.

"Okullarımızda yeteril ve kalıcı temizlik personeli istihdam edilmemektedir"

Ülkedeki işsizlik sorununa değinen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bir diğer mesele, eğitimden çalışma hayatına geçiştir. Bir yanda sanayimiz nitelikli eleman ararken diğer yanda diplomalı gençlerimiz iş arıyorsa burada açık bir planlama sorunu vardır. Oysa çocuklarımızın yetenekleri erken yaşta görülmeli; mesleki eğitim, yükseköğretim ve istihdam ihtiyacı birlikte planlanmalıdır. Gençlerimize yalnızca diploma değil, kendi ülkelerinde kurabilecekleri bir gelecek de verilmelidir. Büyük stratejilerden ve planlamalardan önce konuşmamız gereken çok daha temel bir mesele var; aslında bu basın toplantısının amacı da bu. Çocuklarımız, hijyenik olmayan koşullarda okullarına gidiyorlar. Bu bir iddia değildir; ülkenin dört bir yanından gelen, eğitim sendikalarının, veli derneklerinin ve öğretmenlerin defalarca dile getirdikleri bir gerçektir.

Okullarımızda yeterli ve kalıcı temizlik personeli istihdam edilmemektedir. ‘Toplum Yararına Program’ adı altında geçici olarak çalıştırılan personel, eğitim yılı henüz bitmeden görevden ayrılmak zorunda bırakılmaktadır. Bu program, işsiz yurttaşların belirli bir süre kamu işlerinde çalıştırıldığı geçici bir istihdam uygulamasıdır. Oysa okul süreklidir, çocuk her gün okula gitmektedir. Temizlik geçici bir iş değildir, geçici personelle kalıcı hijyen sağlanamaz. Sonuç ortadadır; tuvaletlerde sabun bulunmamaktadır, tuvalet kâğıdı bulunmamaktadır, hijyen malzemesi bulunmamaktadır. Daha da acısı, bu ihtiyaçlar çoğu zaman velilerin cebinden karşılanmaktadır. Dar gelirli aileler ise çocuklarının temiz bir tuvalete gidebilmesi için okulun istediği katkı listesiyle karşılaşmaktadır. Böylece zaten daralan ev bütçesine bir kalem daha eklenmektedir. Sonuçta uygulama çocuğun onuru, ailenin utancı hâline getirilmektedir; bu kabul edilemez. Bir ülke düşünün: Uluslararası sınavlarda puanını yükselttiğini övünçle duyurmaktadır ancak o sınava giren çocuk, okulunun tuvaletinde sabun bulamamaktadır. Bu, eğitim başarısının krizi değildir; bu devlet aklının krizidir. Çocuğa ‘yükseldik’ denilmektedir ancak çocuk elini yıkayacak sabunu aramaktadır. O tabloyu bir kez gören vicdan, kutlayacak bir şey bulamaz.

"Bir öğün sıcak yemek veremeyen iktidar..."

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

Çocuklarımızın okuldaki temizliği yine geçici bir işe, yine ihaleye emanet edilecektir. Oysa okul binası kalıcıdır, çocuk her sabah o binaya girmektedir. Temizlik ihale dönemine bağlanamaz, bu kabul edilemez. Bunu ivedilikle çözmek zorundayız. Devletin en temel görevi, çocuklarımızın sağlıklı, güvenli ve onurlu bir ortamda eğitim görmelerini sağlamaktır. Bu bir lütuf değildir, bu bir Anayasal yükümlülüktür. Temiz tuvalet lüks değildir, sabun lüks değildir, tuvalet kâğıdı lüks değildir. Bunlar uygarlığın en sade ölçüleridir. Uygarlık iddiası kürsüde kurulmaz; uygarlık iddiası, çocuğun elini yıkadığı musluğun yanında kurulur.

Okullarımızda çocuklarımıza günde bir öğün sıcak yemek verilmesi artık zorunluluktur. Gelir dağılımındaki bozulma, asgari ücretin bile açlık sınırının altında kaldığı bir ülkede, çocuklarına günde bir öğün sıcak yemek veremeyen bir iktidar için bu en büyük ayıptır. Bugün pek çok ailenin çocuğu okula aç gitmekte ya da yetersiz beslenerek derse girmektedir. Açlık utanılacak bir hâl değildir; açlığı görmezden gelmek utançtır. Bir öğün yemek yalnızca bir sosyal yardım kalemi değildir; çocuğun derse odaklanabilmesinin, öğrenebilmesinin ve eşit şartlarda yarışabilmesinin ön koşuludur. Karnı boş çocuk dikkatini toplayamaz, dikkatini toplayamayan çocuk öğrenemez, öğrenemeyen çocuk yarışa geriden başlar. Sonra o çocuğa 'başarısızsın' denir. Oysa başarısız olan çocuk değildir, başarısız olan çocuğu aç bırakan düzendir. Bu düzen, Türkiye’nin ikinci yüzyılına asla ve asla yakışmamaktadır. Biz bu talebi bir lüks olarak değil, asgari bir insanlık standardı olarak dile getiriyoruz. Bir kâse çorba, bir öğün yemek, bir sabun... Bunlar bütçeyi sarsacak kalemler değildir. Bunlar iktidarın, yani devleti yönetenlerin çocuğuna bakıp bakmadığının ölçüsüdür. Dijital çağda hiçbir iktidarın bu olumsuz tabloyu yaratmaya hakkı yoktur.

CHP’li belediyelere ve kurumlara da seslenen Kılıçdaroğlu, “Nerede bir okulun temizlik ihtiyacı varsa belediye olarak bunu yapmak zorundayız. Nerede bir öğün yemek projesine katkı sunabiliyorsak bunu yapmakla yükümlüyüz. Eleştirimizin gücü, aynı zamanda kendi sorumluluğumuzu üstlenmemizden gelir. Kapımızın önünü süpürmeden sokağın tozunu konuşamayız, bunu unutmadan yürüyeceğiz” dedi.

"Değeri olmayan okul insan yetiştiremez"

Bir ülkenin geleceğinin, o ülkenin çocuklarına verdiği değerde saklı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Çocuğa verilen değer nutukla ölçülmez; okuldaki sabunla ölçülür, öğretmene gösterilen saygıyla ölçülür, mezuna açılan kapıyla ölçülür, karnı doyan çocuğun gözündeki dikkatle ölçülür. Değeri olmayan okul insan yetiştiremez, sabunu olmayan okul onuru zedeler. Onuru zedelenen çocuk yarınını da küçümser, yarınını küçümseyen genç ülkesine yabancılaşır. Yabancılaşan genç ise gider. Gidenin ardından 'niçin, neden gitti' diye sormak geç kalmaktır. Bir havaalanında elinde diplomasıyla ülkesinden ayrılan gencimize baktığınızda, o gencin sadece bir yolcu olmadığını görürsünüz; onunla birlikte bu ülkenin yetiştirdiği bilgi, emek, umut ve gelecek de uçağa binmektedir. O nedenledir ki biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu sorunların takipçisi olacağız. Bu ülkenin evlatları ne yabancılaşmaya ne işsizliğe ne de sabunsuz bir okula mahkûm olmamalıdır. Onlara bu ülkeyi hakkıyla, onurlarıyla ve umutla teslim etmek boynumuzun borcudur” diye konuştu.

ANKA

Hakkında daha ayrıntılı: KEMAL KILIÇDAROĞLUEĞİTİM YILICHP

DAHA FAZLA HABER OKU

Haber

Bakan Kacır: Ay uzay aracını 2027'nin ilk aylarında fırlatmayı düşünüyoruz

Haber

Evrensel gazetesi, Uluslararası Af Örgütü ve çok sayıda hesaba erişim engeli getirildi

Haber

Erdoğan: PISA başarımızı karalayanlar var, bu kompleksli zihniyeti hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz

Haber

Bakan Tekin’den yeni eğitim yılında 'süreç' mesajı: Huzur ve kardeşlik iklimi mazlum coğrafyalara umut olacak

İlgili Haberler
Makroekonomi Kemer’e yeni otel için anlaşma CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 2023'ten bu yana ilk kez yüzde 5'in üzerinde AA Ekonomi · 22 dk önce Makroekonomi Sokak çetelerine karşı “Sokaklar Güvende” operasyonu başlatıldı Ekonomi Ankara · 22 dk önce Makroekonomi Kümes hayvancılığında üretim arttı! Tavuk yumurtası ve etinde yükseliş Ekonomi Ankara · 23 dk önce Makroekonomi 48 ilde 'yeni nesil suç örgütlerine' operasyon Ekonomi Ankara · 25 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.