YAYINLAMA 14 Eylül 2026 00:00
GÜNCELLEME 14 Eylül 2026 00:08
BARIŞ SEDEF
Tarıma dayalı sanayi, gıda ve biyobozunur plastik üretiminde Türkiye’nin öncü firmaları arasında yer alan Sunar, 6 kıtada 100’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Un ve yem üretiminden bitkisel yağlara, yenilenebilir kaynaklardan geliştirilen biyobozunur malzemelerden katma değerli gıda ve endüstriyel ham maddelere uzanan faaliyetleriyle grup, entegre bir üretim yapısı sunuyor. Yatırım halkasına her geçen gün yenisini ekleyen Sunar, Diyarbakır’da yeni bir yatırıma hazırlanıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde arsa anlaşmasını tamamladıkları 15 milyon dolarlık yeni yem fabrikası yatırımına start verdiklerini söyledi. Yem sektöründe daha güçlü bir oyuncu olmak istediklerine dikkat çeken Çomu, “Yem sektöründe daha büyük bir oyuncu olma hedefindeyiz ve ardından Karadeniz Bölgesi’nde ikinci yem fabrikası için çalışmalara başlayacağız” dedi.
Macaristan’da sorbitol ve pololler üretecek
Adıyaman, Çankırı, İzmir, Antalya ve Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santralleri (GES) sayesinde yıl sonunda 100 MW’ın üzerinde kurulu güce ulaşarak kullandıkları enerjinin tamamını kendilerinin üreteceğini kaydeden Çomu, “Romanya’da tarıma dayalı ticaret şirketimiz var. Ayrıca gümrük duvarlarını ve Avrupa’daki tarım fonu engellerini aşmak amacıyla Macaristan’da temellerini atacağımız yeni bir sanayi yatırımı projesini yürütüyoruz. Burada ilk etapta sorbitol ve polioller üreteceğiz” ifadelerini kullandı.
“Buz dağının sadece görünen kısmını üretiyoruz”
Sunar Mısır bünyesindeki katma değerli gıda ve gıda dışı ürün yatırımlarının büyük oranda tamamlandığına vurgu yapan Çomu, “Ürünlerimiz şu an dünyada 100’ün üzerinde ülkeye ulaşıyor. Gurur duyduğumuz bu ürünler, Çin ve Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye satmak istediği ve hatta anti-damping soruşturmalarına dahi konu olan stratejik ürünlerdir” dedi. Kozmetik ve yapı kimyasallarında ana hammadde olarak kullanılan sodyum glukonat, sorbitol ve maltitol gibi ürünleri kendi mühendisleri ve Ar-Ge merkeziyle üreterek hem Türkiye’ye kazandırıyor hem de ihraç ettiklerine değinen Çomu, “Nişasta ve mısıra dayalı kimya ucu çok açık bir alan. Çalışmalara göre sadece mısırdan 4 binin üzerinde farklı ürün üretme imkanı var. Biz şu an buzdağının sadece görünen kısmını üretiyoruz” şeklinde konuştu.
Tarımsal emtaya 10 kattan fazla katma değer sağlıyor
Yıllık 50 bin tonun üzerinde mısır özü yağı ihraç ettiklerini kaydeden Çomu, bu oranla Türkiye’nin toplam mısır özü yağı ihracatının yüzde 60’ını tek başımıza gerçekleştirdiklerini dünyada ise en büyük üçüncü ihracatçı olduklarını belirtti. Mısırın tonunun 250-300 dolar seviyesinde fiyatlanırken, Ar-Ge, nitelikli mühendislik, teknik ekipman ve doğru pazarlama süreçleriyle işlendiğinde 3 bin, 4 bin ve 5 bin dolarlık katma değerli ürünlere dönüştüğüne dikkat çeken Çomu, “Bu da Türkiye’nin kilogram başına ihracat hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor” dedi.
Biyobozunur hammaddeler kaynağından üretiyor
Üretimin devamlılığı için hammaddeyi ve üretimi sürdürülebilir kılmanın önemine vurgu yapan Çomu, ”Mısır nişastasından ürettiğimiz biyobozunur malzemeler doğada en fazla 180 gün içinde tamamen karbondioksit ve suya dönüşerek çözünmektedir. Türkiye’de bu biyobozunur hammaddeleri kaynağından tek üreten firma biziz” dedi. Birleşik Arap Emirlikleri gibi petrol ülkelerinde bile bu ürünlerin zorunlu tutulduğunu kaydeden Çomu, “Türkiye’de henüz böyle bir regülasyon olmadığı için üretimimizin tamamına yakınını Avrupa ve Afrika ülkelerine ihraç ediyoruz. Yakın zamanda bir market zinciri kanalıyla kasalarda ambalaj olarak son tüketiciyle buluşacaktır” ifadelerini kullandı.
Sunar’ın başlangıç noktasını ise 52 yıl önce merhum dedeleri ‘memlekette bir fabrika bacası tütsün’ gayesiyle devraldıkları Özlem Un fabrikası olduğunu ifade eden Mustafa Nuri Çomu, mevcut tesisin bugün, Sunar Un olarak son teknolojiyle donatılmış, adeta bir karanlık fabrika hassasiyetiyle baklavalık ve özel unlu mamullere un sağlayan bir tesise dönüştüğünü söyledi. Bitkisel sıvı yağlarda, özellikle de mısır özü yağında dünyada üçüncü ihracatçı olduklarını kaydeden Çomu, “Birçok ülkenin tek başına tedarikçisiyiz” açıklamalarında bulundu. Ar-Ge merkezlerindeki yatırımların son yıllarda yürüttükleri 10-11 civarındaki TÜBİTAK projesine dayandığını kaydeden Çomu, “Gelecek 10-20 yılda üreteceğimiz ürünler de şu an mutfağımızda pişmeye başladı” diye konuştu.
Sunar Mutfağı konseptini oluşturdu
Çomu, tesislerinde yapmaya çalıştıkları en temel işin Çukurova’da, ardından Türkiye’de ve dünyada ortaya çıkan tarıma dayalı emtialara değer ve anlam katmak, onları daha yüksek katma değere, daha iyi bir ambalaja ve ürüne kavuşturmak olduğunu kaydetti. Bu kapsamda ‘Sunar Mutfağı’ konseptini oluşturduklarına dikkat çekerek, “Hüner ve Sunar markalarımızla hem ürünlerimizi tanıtıyor hem de sizlerle sohbet edebileceğimiz bir alan sunuyoruz. Son yıllarda hep yapacağımızı konuştuğumuz projeleri ve yatırımları bu yıl sergileme fırsatı bulduğumuz için bu sene bizim için ayrı bir anlam taşıyor” dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.