Otomotiv satışlarından çok satış sonrası hizmetler, servisler ve yedek parça sektöründeki dönüşümün öne çıktığı Automechanika Frankfurt 2026'da yapay zekâdan elektrikli araç bataryalarına, uzaktan teşhisten yeniden üretime kadar otomotivin servis ekosistemi yeniden şekilleniyor. 80'den fazla ülkeden katılımın olduğu fuarda satış sonrasına dikkat çekildi.
Ali Yıldırım 14 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Otomotiv sektörünün satış sonrası hizmetler alanındaki en büyük buluşmalarından biri olan Automechanika Frankfurt 2026, Almanya'nın Frankfurt kentinde kapılarını açtı. 8-12 Eylül tarihleri arasında düzenlenen fuarda 80'den fazla ülkeden yaklaşık 4 bin 400 şirket, otomotiv servislerinden yedek parçaya, elektrikli araç teknolojilerinden yapay zekâ uygulamalarına kadar sektörün geleceğini şekillendirecek ürün ve çözümlerini sergiledi. Yaklaşık 300 bin metrekarelik fuar alanında düzenlenen organizasyonda katılımcı sayısı önceki etkinliğe göre yaklaşık yüzde 5 arttı. Yapay zekâ, araç verisi, uzaktan teşhis, elektrikli araçların bakımı, yüksek voltajlı bataryaların onarımı, yeniden üretim, yazılım tanımlı araçlar ve siber güvenlik, satış sonrası sektörünün yeni gündemini oluşturdu.
Doğal dille iletişim daha gelmeden teşhis
Fuardan çıkan en dikkat çekici mesajlardan biri, yapay zekânın otomobilden önce servis ve satış sonrası hizmetlere yerleşmeye başlaması oldu. IBM Institute for Business Value tarafından hazırlanan “AI in Motion – Reinventing Automotive Aftersales” çalışması kapsamında yapay zekânın satış sonrası pazarda yeni gelir alanları oluşturma potansiyeli ele alındı. Bu dönüşümün somut örneklerinden biri ZF Aftermarket'in AI Voice Agent çözümü oldu. Yapay zekâ destekli sistem müşterilerle doğal dilde iletişim kurabiliyor, aracın marka ve modelini, talep edilen servis işlemini anlayabiliyor ve uygun randevunun oluşturulmasına yardımcı oluyor. Böylece servis süreci araç kapıya geldiğinde değil, müşteri daha telefondayken başlayabiliyor. Markanın yaklaşımı yalnızca müşteri kabulüyle sınırlı değil. Şirket, araçlardan alınan veriyi uzaktan teşhis, servis planlaması ve parça tedarikiyle birleştirmeye çalışıyor.
Tedarik sanayinde marka çeşitliliği artıyor
ZF Bus Connect ve [pro]Diagnostics tarafındaki çözümler, özellikle ticari araçlarda uzaktan teşhisin kapsamını genişletiyor. Araçtan alınan veriler CAN Tunnel üzerinden teşhis sistemine aktarılırken teknisyenler araç servise gelmeden önce arıza kodlarını ve çeşitli canlı verileri inceleyebiliyor. ZF SCALAR Asset Insights ise filolardan gelen teknik verileri analiz ederek araçların durumunun daha yakından takip edilmesini sağlıyor. Böylece servis anlayışı, araç arızalandıktan sonra müdahale etmekten, arızayı mümkün olduğunca önceden tespit etmeye doğru ilerliyor. Frankfurt'ta dikkat çeken bir diğer başlık ise otomotiv pazarındaki marka çeşitliliğinin satış sonrası sektöre yansıması oldu. PHINIA, Delphi markasıyla Avrupa ve Orta Doğu-Afrika aftermarket pazarındaki ürün kapsamını genişletirken özellikle yeni araç markaları ve Çinli üreticiler için uygulama kapsamını artırıyor. Şirketin fuarda sergilediği çözümler arasında elektronik sistemler, güç elektroniği, yakıt yönetimi, şasi, teşhis ve elektrikli araçlara yönelik ürünler bulunuyor. ZF'nin TRW markası altında geliştirdiği DTEC fren balatası ve disk kombinasyonu, testlerde geleneksel sistemlere göre PM10 partikül emisyonlarında yüzde 80'e kadar azalma sağladığını açıkladı. Böylece Euro 7 ile birlikte otomotivde çevre tartışmasının yalnızca egzoz gazlarına odaklanmayacağı görülüyor.
Elektrikli otomobil servislerinin iş şekli değişiyor
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte servislerin iş yapış biçimi de değişiyor. Geleneksel motor ve şanzıman bakımının yanında yüksek voltaj sistemleri, batarya teşhisi, inverter, elektrik motoru ve elektrikli aktarma organlarının onarımı öne çıkıyor. Automechanika'da yüksek voltajlı bataryaların güvenli şekilde teşhis ve onarılmasına yönelik eğitim ve servis çözümleri dikkat çekti. [pro] Tech servis ağı kapsamında sunulan yüksek voltaj batarya eğitimleri de yalnızca servis ekipmanından ibaret değil. Elektrikli araçlarda “parçayı komple değiştir” yaklaşımının yerine, arızalı komponentin tespit edilerek mümkün olduğunca onarılması ve yeniden kullanılması hedefleniyor. Autocraft'ın elektrikli araç bataryalarının onarılması ve yeniden kullanıma hazırlanmasına yönelik REVIVE EV Battery Workshops çözümü bu alandaki dikkat çekici örneklerden biri olurken, AVILOO gibi şirketler de bağımsız batarya testleri ve batarya sağlığının ölçülmesine yönelik çözümlerini öne çıkardı.
Güneş enerjisiyle 3 bin km
Sodyum-iyon teknolojisi, özellikle maliyet ve hammadde çeşitliliği açısından lityum-iyon teknolojisine alternatif olarak farklı kullanım alanlarıyla sergilenirken, süperkapasitörler de geleneksel yardımcı akülere alternatif çözümler arasında öne çıktı. Güneş enerjisiyle 3 bin kilometre yol kat eden lux025 güneş otomobili, uzun menzil hedefini ortaya koyan muc022 ve otonom yarış otomobili fuarın dikkat çeken projeleri arasında yer alıyor.
Türk tedarikçiler Frankfurt’a çıkarma yaptı
Automechanika Frankfurt 2026’da Türk firmaları da güçlü bir katılımla yer aldı. Türkiye, fuar alanındaki geniş ve dikkat çekici standlarıyla öne çıkarken, Türk otomotiv tedarik sanayisinin farklı alanlardaki ürün ve çözümleri uluslararası sektör temsilcileriyle buluştu. Girişten itibaren dikkat çeken “Türkiye” ve “Turkish Automotive” stantlarında kalibre borudan alüminyum ürünlere, yağlama ekipmanlarından çeşitli otomotiv parçalarına kadar geniş bir ürün gamı sergileniyor. Türk firmalarının Frankfurt’taki varlığı, Türkiye’nin otomotiv tedarik sanayisindeki üretim gücünün ve ihracat kabiliyetinin de önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
“Türkiye’yi hesaba katmadan küresel strateji oluşturamazsınız”
DÜNYA Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan ZF Aftermarket Global CEO’su Philippe Colpron, Automechanika Frankfurt 2026 kapsamında Türkiye’nin şirket açısından konumunu ve gelecek planlarını değerlendirdi. Türkiye’nin önemli dünya ekonomilerinden biri olduğunu belirten Colpron, şirketin küresel stratejisinde Türkiye’nin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi. “Türkiye’nin buradaki rolünü hesaba katmadan küresel bir strateji oluşturamazsınız” diyen Colpron, Türkiye’nin sunduğu fırsatların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’deki güçlü ekibe de dikkat çeken Colpron, müşteri tabanı ve ürün penetrasyonu açısından olgun bir yapıya sahip olduklarını ifade etti. Türkiye’deki yatırımın yalnızca üretimden ibaret olmadığını belirten Colpron, insan kaynağının da önemli bir alan olduğunu söyledi. Colpron, “Yatırım dediğimizde bu insanlar da olabilir. Küresel görevlerimizden bazılarını Türkiye’deki ekiplerle yürütüyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye otomotiv pazarındaki değişime de değinen Colpron, özellikle elektrikli ve elektrifiye araçların yayılım hızının dikkat çekici olduğunu belirtti. İki yıl önce Türkiye’deki müşterilerin elektrikli araçların yaygınlaşmasının 15 yılı bulabileceğini düşündüğünü aktaran Colpron, bugün ise dönüşümün çok daha hızlı gerçekleştiğini ifade etti. ZF’nin satış sonrası pazarda da bu dönüşüme hazırlandığını belirten Colpron, elektrikli araçlarla birlikte değişen bakım ihtiyaçlarına karşı ürün, teşhis sistemleri ve yüksek voltaj eğitimlerine yatırım yaptıklarını söyledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.