Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), faizi yüzde 37'de tuttu. Kurumlar, enerji fiyatları ve enflasyon verilerine bağlı olarak ekim ve aralık aylarında ölçülü indirim bekliyor.
13.09.2026 14:22DDidem BektaşTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutarak faiz indirim sürecine ilişkin beklentileri bir sonraki toplantıya bıraktı. Banka, gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,50 seviyesinde korudu. Böylece politika faizi art arda beşinci toplantıda değişmedi.
Kurumların beklentisi ekim ve aralık toplantılarında yoğunlaşıyor
Matriks Haber tarafından derlenen kurum raporlarında, faiz indirimi için en güçlü beklentinin ekim ve aralık aylarında toplandığı görüldü. Açık tahmin paylaşan kurumların büyük bölümü, yıl sonunda politika faizinin yüzde 35-36 aralığına gerilemesini bekliyor. Beklentilerin ağırlık merkezi ise yüzde 35 seviyesinde bulunuyor.
Bazı kurumlar, yılın kalan iki toplantısında 100'er baz puanlık indirim yapılmasını temel senaryo olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte faiz kararlarının enflasyon, enerji fiyatları ve küresel gelişmelere bağlı olarak şekilleneceği vurgulanıyor.
Enflasyonun ana eğilimi destek sağlıyor
Kurum raporlarında TCMB'nin karar metnindeki en önemli mesajlardan biri, enflasyonun ana eğilimindeki gerileme olarak öne çıktı. Son dönemde açıklanan veriler ve öncü göstergeler, fiyat artışlarının temel eğiliminde yavaşlamaya işaret ediyor.
İç talepteki zayıf görünüm de dezenflasyon sürecini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. Sanayi üretiminin üçüncü çeyreğe zayıf başlaması, kapasite kullanım oranındaki görünüm ve PMI verileri, imalat faaliyetlerinde belirgin bir ivme kaybına işaret ediyor.
Enerji fiyatları faiz indiriminin önündeki risk
Faiz indirimi beklentilerinin önündeki en önemli belirsizliklerden biri ise enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler. Kurumların değerlendirmelerine göre yüksek enerji maliyetleri, enflasyon tahminlerini yaklaşık 1-2 puan yukarı çekebilecek bir risk oluşturuyor.
Brent petrolün 100 doların üzerinde kalması durumunda enerji kaynaklı maliyet baskısının TCMB'nin varsayımlarını aşabileceği belirtiliyor. Petrol fiyatlarının ekim toplantısına kadar gerilemesi ise faiz indirimi için daha fazla alan yaratabilir.
Ekim ayında 100 baz puanlık indirim ihtimali
Bazı kurumlar, eylül enflasyonunda beklentilerin üzerinde bir bozulma yaşanmaması ve petrol ile rafineri marjlarında yeni bir yükseliş görülmemesi halinde TCMB'nin ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi yapabileceğini öngörüyor.
Buna karşılık hizmet enflasyonundaki katılık ve Orta Vadeli Program'da 2027 enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edilmesi, daha temkinli bir yaklaşımı gerekli kılabilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.
Fonlama maliyetinde normalleşme başladı
TCMB'nin ağustos sonunda bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlaması da piyasalardaki beklentiler açısından önem taşıyor. Bu adımla daha önce yüzde 40 civarında oluşan efektif fonlama maliyeti, yüzde 37 seviyesindeki politika faizine geriledi.
Kurumların önemli bir bölümü söz konusu gelişmeyi yaklaşık 300 baz puanlık fonlama normalleşmesi olarak değerlendiriyor. Eylül toplantısında faizlerin sabit tutulmasının nedenlerinden biri olarak da bu gevşemenin finansal koşullar üzerindeki etkisinin izlenmek istenmesi gösteriliyor.
TCMB temkinli mesajını koruyor
TCMB'nin ileriye dönük yönlendirmesinde değişikliğe gitmemesi, para politikasında veri odaklı yaklaşımın devam edeceğine işaret ediyor. Banka, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma olması halinde yeniden sıkılaştırmaya gidilebileceği mesajını koruyor.
Genel beklenti, iç koşulların faiz indirimlerini destekleyecek noktaya yaklaştığı ancak dış risklerin henüz yeterli güvence sunmadığı yönünde. Bu nedenle piyasalarda gözler özellikle 22 Ekim'deki toplantıya çevrilmiş durumda.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.