Okul zili yeniden çalmak üzereyken çocuk hakları üzerine çalışan Save The Children Türkiye iki farklı araştırmayla çocukların eğitime devamını desteklemek için bütüncül yaklaşımların önemine işaret ediyor. Çocukların eğitimden uzaklaşmasına yol açabilecek risklerin erken fark edilmesi ve gerekli destek ve hizmetlere yönlendirilmesi kritik öneme sahip.
12 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Yeni eğitim öğretim yılı başlarken dünyanın önde gelen çocuk hakları kuruluşu Save the Children Türkiye ayağı iki araştırmayla , çocukların yalnızca okula erişebilmesinin değil; eğitimlerine düzenli biçimde devam edebilmelerinin, okulda kendilerini güvende ve ait hissedebilmelerinin de önemine dikkat çekti.
İki araştırmanın ortak bulguları, çocukların eğitime devamını desteklemek için bütüncül yaklaşımların önemine işaret ediyor. Buna göre çocukların eğitimden uzaklaşmasına yol açabilecek risklerin erken fark edilmesi kritik. Bu bağlamda çocukların ve ailelerin uygun hizmetlere yönlendirilmesi ve ulaşım ile okul giderleri nedeniyle güçlük yaşayan ailelerin mevcut desteklere erişimi kolaylaştırmak atılması gereken adımlar olarak öne çıkıyor.
"Hatay ve Adıyaman’da Okul Dışı Kalmış ve Okuldan Ayrılma Riski Altındaki Çocuklar Araştırması” , Şubat 2023 depremlerinin ardından çocukların eğitime erişimini ve devamlılığını etkileyen ekonomik, psikososyal ve yapısal faktörleri ele aldı. Elde edilen bulguların Bir yandan eğitim altyapısı ve hizmetlerinin yeniden tesis edilmesine yönelik önemli çalışmalar sürerken bazı çocuklar ve aileler için eğitime düzenli katılımı etkileyen güçlüklerin devam edebildiğine işaret ettiğine dikkat çekiliyor.
14–17 Yaş grubundaki çocuklarda risk daha yüksek
Araştırmada okulla ilişkili giderler ekonomik engeller arasında öne çıkarken ulaşım maliyetleri ve mesafe, psikososyal güçlükler, öğrenme kayıpları, mevsimlik tarım işçiliği ve sosyal dışlanma da eğitime devamlılığı etkileyebilen faktörler arasında yer alıyor. Bulgular, özellikle 14–17 yaş grubundaki çocukların okuldan uzaklaşma açısından daha yüksek risk taşıyabildiğini gösteriyor. Ekonomik baskılar, öğrenme açıkları, ulaşım güçlükleri ve geçim faaliyetlerine katılım gibi etkenlerin bir araya gelmesiyle artan devamsızlık, zaman içinde öğrenme kayıplarını derinleştirerek çocukların motivasyonunu, özgüvenini ve okulla bağını zayıflatabiliyor.
Save the Children Türkiye, bu çerçevede Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2025 yılında başlatılan Eğitime Katılım ve Devamsızlığı İzleme Projesi (EKİP) , devamsızlık ve okuldan ayrılma risklerinin erken tespit edilmesi ve çocukların eğitime devamlarının desteklenmesi açısından yürütülen önemli çalışmalardan biri olduğuna işaret ediyor. Araştırmanın bulgularında da erken uyarı, zamanında destek ve yönlendirme mekanizmalarının çocukların eğitimle bağlarının korunmasındaki önemli etken olarak öne çıkıyor.
İkinci araştırma ise İstanbul’un Sultanbeyli ve Avcılar ilçelerindeki dört devlet okulunda gerçekleştirilen “Güvenli, Kapsayıcı ve Dayanıklı Okullar Araştırması”. Buna göre çocukların okulda kendilerini güvende hissetmesinde fiziksel koşullar kadar sosyal ilişkilerin ve aidiyet duygusunun da belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
Zorbalık ve ayrımcılık, akran ilişkileri, aidiyet duygusu ve yetişkinlerin çocukların sorunlarına yaklaşımı, güvenli bir okul ortamını etkileyen faktörler arasında sıralanıyor. Araştırmada özellikle zorbalığın, çocukların aidiyet duygusunu ve eğitimle kurdukları ilişkiyi etkileyebildiği vurgulanmış.
Çocukların görüşleri dikkate alınmalı
Save the Children Türkiye Ülke Direktörü Berna Köroğlu okula dönüşün eğitim hakkının yalnızca ilk adımı olduğunu vurgulayarak “Çocukların okulla bağlarını koruyabilmesi, öğrenmeye devam edebilmesi ve ihtiyaç duyduğunda uygun desteğe erişebilmesi de aynı ölçüde önemli. Bunun için çocukların ihtiyaçlarının erken fark edildiği ve görüşlerinin dikkate alındığı destekleyici okul ortamlarına ihtiyaç var” dedi.
Araştırmanın bulgularını değerlendiren Save the Children Türkiye Eğitim ve Psikososyal Destek Uzmanı Yeşim Hancı Kaya şunları söyledi: “Ekonomik zorluklar, ulaşım sorunları, öğrenme kayıpları, psikososyal güçlükler ve zorbalığa maruz kalma gibi etkenler zaman içinde bir araya gelerek çocukların eğitimden uzaklaşma riskini artırabiliyor. Bu nedenle risklerin erken fark edilmesi, çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarının birlikte ele alınması ve eğitim, sosyal hizmetler ve çocuk koruma alanlarında destek sağlayan kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Güvenli bir okul ortamı oluştururken çocukların kendilerini etkileyen konularda görüşlerini ifade edebilmelerini sağlamak ve bu görüşleri dikkate almak da bu sürecin önemli bir parçası”.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.