YAYINLAMA 11 Eylül 2026 08:57
GÜNCELLEME 11 Eylül 2026 09:03
Sanayi üretim verilerine bakıldığında temmuz ayında yıllık %0,3 ve aylık %1 oranında bir gerileme göze çarpıyor. İmalat sanayi yıllık bazda neredeyse yatay seyrederken aylık %0,8 düşüş kaydetti; madencilik ile elektrik ve gaz sektörlerinde ise belirgin gerilemeler yaşandı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) sanayi PMI verisinin 28 aydır 50 eşik değerinin altında kalması, mevcut zayıflığı ve yakın döneme dair olumsuz beklentileri ortaya koyuyor. Prof. Dr. Sinan Alçın, Türkiye'nin önündeki en kritik sorunlardan birinin ‘erken sanayisizleşme’ süreci ve sanayi kaslarının kaybedilmesi riski olduğuna dikkat çekiyor.
“Sanayide üretimin durmasının telafisi güç sonuçlar doğurur”
Sanayide üretimin durmasının telafisi güç sonuçlar doğuracağını belirten Prof. Dr. Alçın, sanayi çarklarının bir kez durması halinde aynı iklimin yeniden oluşturulmasının son derece zor olduğunu ifade etti. İhracat rekorları kırılmasına rağmen ihracatın ithalatı karşılama oranının artırılamadığını ve kilogram başı ihracat değerinin 65 sente kadar düştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Alçın, doğayı kirleterek elde edilen düşük katma değerli üretim yerine niteliksel bir dönüşüme geçilmesi gerektiğini savundu. Bu süreçte kamunun bir orkestrasyon görevi üstlenmesinin zorunlu olduğuna değindi.
Geleceği şekillendirecek üçlü sacayağı: Savunma, yapay zeka ve enerji
Önümüzdeki dönemde hem Türkiye hem de dünya sanayisi açısından üç temel alanın öne çıkacağını belirtilen Prof. Dr. Sinan Alçın; savunma sanayi, yapay zeka ve enerjinin odak noktasında yer alacağını dile getirdi. Ankara merkezli 7-8 büyük üretici ve etrafında kümeleşmiş yaklaşık 300 tedarikçiden oluşan savunma sanayi yapısının, ülke genelindeki sanayi ile kucaklaşması ve diğer bölgelere de yayılması gerektiğini ifade etti. Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında savunma sanayi için 290 milyar liralık bir pay ayrılmasının öngörülmesi ve sanayi teşvikleri, bu derinleşme açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Küresel krizler ve parasal genişleme riski
Anlık krizlerin piyasaya para dökülerek çözülmeye çalışılmasını değerlendiren Prof. Dr. Alçın, bu yaklaşımın orta ve uzun vadede dolaşımdaki para ile üretimin çıktısı olarak değerlenen gerçek para arasındaki makası açtığına işaret etti. Piyasada oluşan bu köpük ve balonun nihayetinde patlayarak paranın gerçek değere doğru çekileceğini belirtti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.