MÜSİAD Bursa Başkanı Alparslan Şenocak, yüksek faiz, finansmana erişim maliyetleri, enflasyon, piyasa durgunluğu ve jeopolitik gelişmelerin Bursa iş dünyasında 2026’nın hazırlık yılı olduğunu, 2027’nin ise yatırımların yeniden hız kazanacağı dönem olacağını söyledi.
11 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Nezaket ÇETİN
Bursa iş dünyasının yatırım iştahının mevcut ekonomik koşullar nedeniyle “bekle ve pozisyon al” dönemine girdiğini belirten MÜSİAD Bursa Başkanı Alparslan Şenocak, özellikle yüksek finansman maliyetlerinin yatırım kararlarında belirleyici olduğunu söyledi.
Yaklaşık üç yıldır devam eden ekonomik disiplin sürecinin yatırım iştahında bir yavaşlamaya neden olduğunu belirten Şenocak, son bir yılda bu etkinin daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Bunun yatırım iştahının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurgulayan Şenocak, sanayici ve KOBİ’lerin öncelikle mevcut üretim kabiliyetlerini korumaya odaklandığını kaydetti.
İşletmelerin üretimin devamlılığı için ihtiyaç duyduğu sermayeyi kullandığını belirten Şenocak, yeni yatırımlar için ise finansman maliyetlerinin düşmesini ve kullanılan sermayenin yeniden nakde dönüşmesini beklediklerini aktardı. Piyasadaki durgunluğun da yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini ifade eden Şenocak, bankacılık kanalıyla finansmana erişimin yüksek maliyetli olmasının yatırım iştahını sınırladığını söyledi.
2027 beklentisini güçlendiren ve erteleyen faktörler
2027’ye yönelik beklentinin yalnızca faiz ve enflasyon görünümüne bağlı olmadığını belirten Şenocak, ekonomik disiplinin sonuçlarının alınmasının yanı sıra küresel ve bölgesel gelişmelerin de yatırım kararlarını etkilediğini ifade etti.
Ekonomik programın ilk aşamasında faizlerin ve enflasyonun daha hızlı gerilemesinin beklendiğini ancak son dönemde yaşanan gelişmelerin bu süreci ötelediğini belirten Şenocak, özellikle Orta Doğu’daki savaş ve jeopolitik risklerin, piyasalardaki belirsizliğin ve talep daralmasının iş dünyasının önünü daha temkinli görmesine neden olduğunu söyledi.
Avrupa’daki durgunluğun da Bursa sanayisini doğrudan etkilediğini belirten Şenocak, kentin ihracatında Avrupa’nın önemli bir paya sahip olduğunu hatırlattı. Küresel talepteki değişim, siparişlerdeki daralma ve yüksek maliyetlerin yatırım kararlarında daha temkinli bir yaklaşımı beraberinde getirdiğini kaydetti.
Şenocak, “Bir şeyi yapmaya çalıştığınızda şartların uygun hale gelmesini beklerseniz, o şartlar yerine geldikten sonra yol almaya çalıştığınızda sizden önce hazırlananlar zaten yol almış olurlar. Onun için bizim 2026 dönemimizi hazırlık dönemi, 2027 yılıyla beraber de finansmana erişimin kolaylaşması, enflasyonun düşmesi ve pazar alanlarımızın çoğalmasıyla birlikte yatırımların hız kazanacağı bir dönem olarak görmemiz gerekiyor” dedi.
Yatırımın yönü değişiyor
Bursa’daki yatırımcıların mevcut koşullarda tamamen yatırım dışına çıkmadığını, yatırımın niteliğini değiştirdiğini belirten Şenocak, teknoloji, verimlilik ve katma değerli üretimin öne çıktığını söyledi.
Özellikle işçilik ağırlıklı sektörlerin dönüşmek zorunda olduğunu ifade eden Şenocak, tekstil sektörünü bu dönüşümün en önemli örneklerinden biri olarak gösterdi. Tekstil sektörünün markalaşma ve katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini belirten Şenocak, teknik tekstilin Bursa’da giderek daha fazla önem kazandığını aktardı.
Teknik tekstilin sağlık, savunma sanayisi, uzay ve havacılık gibi yükselen sektörlere ürün sağlayabileceğini ifade eden Şenocak, Bursa’nın mevcut üretim kabiliyetlerinin bu alanlara evrilmesi gerektiğini söyledi.
Makine ve otomotiv sektörlerinde de benzer bir dönüşüm yaşandığını belirten Şenocak, özellikle savunma sanayisine yönelik üretimin önümüzdeki dönemde yeni yatırım alanları oluşturabileceğini kaydetti.
Avrupa’nın yanında yeni pazar arayışı
Bursa sanayisinin ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi gerektiğini ifade eden Şenocak, Avrupa’daki durgunluğun alternatif pazarların önemini artırdığını söyledi.
Orta Asya, Türk Cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Afrika pazarlarının Bursa firmaları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Şenocak, tekstil, makine ve yapı malzemeleri sektörlerinde Türk ürünlerine yönelik talebin bulunduğunu aktardı.
Yakın zamanda Etiyopya’ya yönelik gerçekleştirilen çalışmalarda Türk ürünlerine yönelik önemli bir ihtiyaç gördüklerini belirten Şenocak, Çin’in bölgede güçlü bir hâkimiyeti bulunmasına rağmen orta ve orta-üst segmentte nitelikli Türk ürünlerine talep olduğunu söyledi.
Teknoloji ve verimlilik gibi yeni yatırım alanları oluşacak
Bursa’nın önümüzdeki beş yıllık süreçte orta ve orta-üst segmentteki sektörlere yönelmesi gerektiğini belirten Şenocak, savunma sanayisi, lojistik merkezler ve veri merkezlerinin gelecekte öne çıkabilecek yatırım alanları arasında bulunduğunu ifade etti.
Bursa’nın mevcut üretim kabiliyetlerinin dünyadaki rekabet koşullarında yeterli olmadığını belirten Şenocak, kentin üretimde bir üst lige çıkması gerektiğini söyledi.
Yatırımların yalnızca finansman boyutuyla ele alınmaması gerektiğini de belirten Şenocak, üretim alanlarının niteliğinin de ihracat açısından önem taşıdığını kaydetti.
Bursa firmalarının yurt dışından gelen alıcıları üretim tesislerinde ağırlarken zaman zaman uygun olmayan üretim alanları nedeniyle sorun yaşadığını aktaran Şenocak, ruhsatlı, nitelikli ve modern üretim alanlarının ihracat kapasitesini de artıracağını ifade etti.
Şenocak, Bursa’nın önümüzdeki dönemde üretim kabiliyetini korurken aynı zamanda teknoloji, verimlilik, katma değer, yeni pazarlar ve nitelikli üretim üzerinden yeni bir sanayi yapısına geçmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: DÜNYA - BURSA
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.