11 Eylül 2026, Cuma · 02:10 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Dostluğun müziği Kadıköy’de!

İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali 6’ncı yılında yıldız isimlerden genç yeteneklere uzanan zengin programıyla müzikseverlerle buluşuyor. 24 Eylül’e dek Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleşecek konserl…

Dostluğun müziği Kadıköy’de!

İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali 6’ncı yılında yıldız isimlerden genç yeteneklere uzanan zengin programıyla müzikseverlerle buluşuyor. 24 Eylül’e dek Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleşecek konserler, dinleyicisine büyük orkestraların görkemini değil, oda müziğinin içe döndüren samimiyetini vadediyor.

11 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

MELTEM KERRAR
meltemkerrar@gmail.com

Viyolonsel sanatçı­sı Nil Kocamangil’in kurucusu ve genel sa­nat yönetmeni olduğu İstan­bul Uluslararası Oda Müziği Festivali, 6’ncı yılında ulus­lararası sanatçıları ve me­rak uyandıran yerli isimleri müzik tutkunlarıyla buluş­turmaya devam ediyor. Tür­kiye’de ilk kez sahne alacak klasik müziğin yıldız isimle­rinden, yerli perküsyon sa­natçılara uzanan programda, “Festivalin Genç Yıldızları” projesi kapsamında genç ye­tenekler de usta sanatçılarla birlikte sahne alacak. Festi­val, kapanış konserinde dün­yanın en seçkin oda müziği topluluklarından biri olan Al­liage Quintett’i ağırlayacak. Her yıl devam eden ve genç­leri temele alan masterclass programlarında ise, dünyaca ünlü sanatçılar, ücretsiz ola­rak konservatuvar öğrencile­riyle bir araya geliyor. Koca­mangil ile festivali ve bu yılki programı konuştuk.

Beş yılı geride bırakan İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, si­zin için ne anlam ifade ediyor? Süreç sizi nereye getirdi bugünden baktığı­nızda?

Festivalin 6’ncı yılına ulaşması benim için önce­likle büyük bir mutluluk ve gurur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı ile 2021’de bu yo­la çıktığımızda en büyük ha­yalim, İstanbul’da oda mü­ziğinin uluslararası ölçekte buluşma noktalarından biri olabilecek bir festival yarat­maktı. Bir viyolonsel sanat­çısı olarak solo kariyerimin yanı sıra oda müziği alanın­da da aktif bir kariyere sahip olduğum için dinleyicilerin bu alanı daha iyi tanımaları ve keşfetmelerini çok önem­siyorum. Geriye baktığım­da, bu hayalin somutlaştığı­nı görmek çok değerli. Her yıl yeni sanatçılar, yeni din­leyiciler ve yeni fikirlerle bü­yüyen bir yapı oluştu. Benim için festival artık yalnızca konserlerden oluşan bir et­kinlik değil; sanatçılar, öğ­renciler ve dinleyiciler ara­sında kalıcı bağlar kuran bir yapı. Şu anda geldiğimiz nok­ta, gördüğümüz ilgi, aldığı­mız geri dönüşler doğru bir yolda olduğumuzu gösteri­yor ve ilerisi için de büyük bir motivasyon kaynağı oluyor.

Samimi ve yakın bir müzik deneyimi

Oda müziğinin insana daha yakın ve kendiyle bı­rakan bir yanı var, büyük orkestralardan farklı ola­rak dinleyiciye en büyük vaadi de bu mu festivalin?

Oda müziğinde sahne ile dinleyici arasındaki mesafe çok daha farklı bir biçimde ortadan kalkıyor. Birkaç mü­zisyenin birbirini dinleye­rek, takip ederek tek ve ortak bir ses üretmeye çalışması­na tanıklık ediyorsunuz. Bu anlamda dostluğun müzi­ği olarak da adlandırılan bu form, çok insani ve doğrudan bir müzik deneyimi. Festiva­lin en önemli vaatlerinden biri de dinleyiciyi bu yakın­lığın içine davet etmek. Or­kestraların sunduğu görkem ve güç elbette çok etkileyici; ancak oda müziği daha kişi­sel ve belki de insanı kendi içine döndüren bir alan açı­lıyor. Bu sayede festival ara­cılığıyla bu özel deneyimi ve oda müziğinin zengin reper­tuarını mümkün olduğunca çok dinleyicinin keşfetmesi­ne vesile olmak istiyoruz.

Programda hem Türki­ye’de ilk kez sahne alacak isimler, hem de perküs­yon gibi klasik müzik de­yince ilk akla gelmeyecek alanlar var. Nasıl planla­dınız bu anlamda içeriği?

Programı oluştururken benim için en önemli şeyler­den biri merak duygusunu canlı tutmak. Yalnızca çok tanınmış isimleri bir araya getiren bir program yerine, dinleyiciyi yeni sanatçılar­la repertuvarlarla buluştur­mayı önemsiyorum. Türki­ye’de ilk kez sahne alacak sa­natçıların yanı sıra, klasik müziğin sınırlarını genişle­ten buluşmalar da bu yakla­şımın bir parçası. Perküsyon için oda müziğinin de prog­rama dahil olması da bunun güzel bir örneği. Oda müzi­ğinin çok geniş ve yaratıcı bir dünya olduğunu göstermek, dinleyiciye alışık olduğu ka­lıpların dışında deneyim­ler sunmak istiyoruz. Geçti­ğimiz yıl festival sahnesin­de bir Stockholm Syndrome Ensemble ile çok deneyim­li bir jonglör de vardı mese­la. Bu bağlamda festivalin programı, her yıl yeni keşif­lere açık bir müzikal yolcu­luk olarak şekilleniyor.

Gençlere ücretsiz destek

Dünya çapında isimler­le söyleşiler ve ücretsiz masterclass programla­rı da yer alıyor festival­de. Bir anlamda konser­vatuvar öğrencileri için yaşayan bir pratik alanı sağlıyor bu değil mi?

Festivalin eğitim aya­ğını en az konserler kadar önemsiyorum.. Bu sistem, başvurudan katılıma kadar hiçbir aşamada ücret alın­maması nedeniyle Tür­kiye’de bir ilk olmanın ya­nı sıra dünyada da oldukça nadir. Masterclass ve aka­demilerin genç müzisyen­ler için ne kadar maliyetli olduğunu, hem kendi öğ­rencilik yıllarımdan hem de şu anda eğitmen olmam­dan ötürü yakından biliyo­rum. Özellikle yurtdışın­da eğitim söz konusu ol­duğunda bu maliyetler çok daha büyük bir engel haline geliyor. Bu nedenle önce­liklerimden biri, daha ön­ce Türkiye’ye gelmemiş ve ulaşılması güç sanatçıla­rı genç müzisyenlerimizle buluşturmak oldu. Ayrıca masterclass programları­mız kapsamında düzenle­miş olduğumuz söyleşiler sayesinde de öğrenciler, yalnızca repertuvar ya da teknik konular üzerine de­ğil, bir sanatçının mesleki deneyimi, sahne yaklaşımı ve müzik düşüncesi üzeri­ne de doğrudan bilgi edine­biliyorlar. Off the Records adlı söyleşi serimiz de ise dinleyiciler ve sanatsever­ler arasındaki sınırları kal­dırıyoruz.

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Menderes Belediyesi soruşturması: Bir kişi tutuklandı Ekonomim · 59 dk önce Borsa Uluslararası uyuşturucu sevkiyatını organize ettiği iddia edilen şüpheli yakalandı Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Borsa Bakan Gürlek: Uyuşturucu baronu İslam Yakut yakalandı Ekonomim · 1 saat önce Borsa Bakan Gürlek duyurdu: Uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı Dünya Gazetesi · 2 saat önce Borsa Kürk yasak havası serbest Dünya Gazetesi · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.