Türkiye ihracatının 3. büyük sektörü elektrik-elektronikte, enerji dönüşüm ve küresel yapay zekâ yatırımları büyümenin dinamosu oluyor. 2026 için 20 milyar dolar ihracat hedefleyen sektör, yurt dışında doğrudan dağıtım kanalları, şirket satın almaları ve dijital dönüşüme odaklanacak.
11 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Nurdoğan A. ERGÜN
Avrupa’nın enerji altyapısındaki dönüşüm ve global ölçekteki yapay zekâ yatırımları, elektrik ve elektronik sektöründeki talebi artırıyor. Sadece veri merkezi tarafında 2030’a kadar 7 trilyon dolar, 2050’ye kadar 30 trilyon dolarlık küresel yatırım öngörüsü, Türk firmaları açısından yeni pazarlar ve yeni fırsatlar getiriyor. Özellikle data center tarafında sektörün ABD’ye ihracatı geçen yıl yüzde 47 artarken bu yılın ilk 8 ayında da yüzde 40’a yaklaştı.
Türkiye’nin ihracatta üçüncü büyük sektörü konumundaki elektrik-elektronik sektörü, 2026 yılını 20 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kapatmayı hedefliyor. 2025 yılında 18 milyar dolarlık ihracat rakamına imza atan sektör, bu yılın ilk 8 ayında yüzde 11’lik artışla 12.8 milyar dolara ulaştı. Sektör ihracatının lokomotifi ise yüzde 36’lık pay ile elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları oldu. 200’ün üzerinde ülkeye ihracat yapan ve 4 binden fazla üyeyi temsil eden Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği’nin (TET) yeni yönetimi de bu gelişmelerden hareketle geleneksel pazarlama metotlarının yanı sıra yeni nesil büyüme modellerini gündeme alıyor.
Sektörün performans verilerini ve yeni dönem hedeflerini paylaşan TET Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, 2021’de 14.4 milyar dolar olan ihracatın kademeli artışla 2025’te 18 milyar dolara yükseldiğini anımsattı. 2026’nın Ocak-Ağustos döneminde ise ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artışla 12.8 milyar dolara ulaştığını belirten Kavaklıoğlu, kilogram başına ihracat birim fiyatının da 7.71 dolardan 9.16 dolara çıktığını açıkladı. Kavaklıoğlu, yılın son aylarındaki güçlü performans beklentisiyle 20 milyar dolarlık hedefin ulaşılabilir olduğunu kaydetti.
“Avrupa’da 7-8 yıl daha işler iyi gider”
2025 yılında ihracatın yüzde 66’sının Avrupa pazarına yapıldığını hatırlatan Kavaklıoğlu, pazar çeşitliliğinin önemine dikkat çekti. Türk sanayisinin üretim kalitesi ve esneklikte önemli bir aşamayı geride bıraktığını ifade eden TET Başkanı, “Fuarlar ve ticaret heyetleri bugüne kadar çok önemli katkılar sağladı. Ancak bundan sonraki büyüme için bunların yanına yeni modeller koymak zorundayız. Aynı şeyleri yaparak daha büyük bir ihracat ivmesi yaratamayız” dedi. Avrupa’daki enerji dönüşü yatırımları nedeniyle AB’nin sektör için hala en büyük pazar konumunu koruduğunu kaydeden Kavaklıoğlu, “Özellikle kablolama ve enerji tarafında işler iyi gidiyor. Bu 7-8 yıl daha devam eder. Avrupa ihracatımızda önemini korur ancak ihracatı daha geniş coğrafyaya yaymalıyız. Ama daha yüksek ihracat için yatırım şart” vurgusu yaptı.
“Şirket satın alma modelleri düşünülebilir”
Gelişmiş pazarlarda kalıcı yapılar kurulması gerektiğini savunan Kavaklıoğlu, distribütörler üzerinden yürütülen satışlar yerine doğrudan dağıtım kanallarının kurulmasını ve stratejik şirket/marka satın almalarını önerdi. ABD pazarının bu noktada kritik bir örnek olduğunu belirten Kavaklıoğlu, “Sıfırdan kurmak yerine hedef ülkedeki bir şirketi veya markayı satın alıp, pazar bilgisini Türkiye’nin üretim gücüyle birleştirmeliyiz.
Kamudan beklentimiz hibe değil, doğru projeleri teşvik edecek uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman modelleri” dedi. Finansmana erişimden ziyade finansman maliyetinin sanayici üzerinde baskı oluşturduğunun altını çizen Kavaklıoğlu, reeskont kredileri ve döviz dönüşüm desteklerinin rekabetçilik açısından kritik rol oynadığını belirtti. Öte yandan Türkiye elektrik-elektronik sektörünün güçlü bir üretim altyapısı ve ihracat kültürü oluşturduğuna dikkat çeken Kavaklıoğlu, yeni dönemde ihracatın büyüme modelinin de değişmesi gerektiğini vurguladı.
“10-20 yıllık istihdam projeksiyonu yapılmalı”
Sektörün yapay zekâ, dijital dönüşüm ve verimlilik uygulamalarına hızla entegre olması gerektiğini vurgulayan Kavaklıoğlu, insan kaynağı planlamasının da 10-20 yıllık vizyonla ele alınması gerektiğini söyledi. Kavaklıoğlu, “Eğitim sistemi ile sanayi arasındaki bağ güçlendirilmeli. Güçlü bir hizmet ekonomisinin arkasında güçlü bir üretim altyapısı olmak zorunda. Sanayi üretmezse hizmet sektörü de olmaz” ifadelerini kullandı. TET’in yeni dönemde tüm alt sektörlerin üretim kapasitesi ve pazar potansiyeline yönelik kapsamlı bir analiz hazırlığında olduğunu bildiren Kavaklıoğlu, her alt sektör için terzi usulü özel stratejiler geliştirileceğini sözlerine ekledi.
“Finansmanda ‘erişim’ ve ‘maliyet’ birbirinden ayrılmalı”
Finansman konusunda ‘erişim’ ve ‘maliyet’ kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyleyen Mehmet Kavaklıoğlu, ihracatçı açısından asıl baskının yüksek finansman maliyetinden kaynaklandığını ifade etti. Kavaklıoğlu, “İhracatını düzenli yapan ve kredibilitesi güçlü firmalar finansmana ulaşabiliyor. Ancak burada asıl konuşmamız gereken finansmanın maliyeti. Yüksek faiz oranlarıyla yatırım yapmak veya işletme sermayesini finanse etmek sürdürülebilir değil. Bu nedenle ihracatçının kullanabildiği uygun maliyetli kaynaklar büyük önem taşıyor” dedi. Merkez Bankası ve Türk Eximbank tarafından sunulan reeskont kredilerinin ihracatçı açısından çok önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Kavaklıoğlu, döviz dönüşüm desteğinin de sektörün rekabetçiliğini korumasına katkı sağladığını belirtti.
Suriye’de yeni fırsatlar doğabilir
Yakın coğrafyada yaşanabilecek normalleşmenin Türk elektrik-elektronik sektörü açısından önemli fırsatlar yaratabileceğini ifade eden Kavaklıoğlu, özellikle Suriye ve Ukrayna’nın yeniden yapılanma süreçlerinin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Kavaklıoğlu, “Suriye’de şartların normalleşmesiyle birlikte beyaz eşyadan kabloya, trafodan jeneratöre kadar sektörümüzün birçok ürün grubunda önemli bir talep oluşabilir. Ancak ticaretin önündeki gümrük bariyerlerinin azaltılması ve karşılıklı ticareti kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılması büyük önem taşıyor” dedi.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.