11 Eylül 2026, Cuma · 16:41 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Ortadoğu'da fırtına öncesi sessizlik: Hizbullah misilleme için İran-ABD hattını mı bekleyecek?

İsrail’in Lübnan’ın güneyinde askeri baskıyı artırması, Hizbullah’ı stratejik bir yol ayrımına getirdi. Kendi tabanının caydırıcı bir hamle beklentisi ile topyekûn bir savaştan kaçınma zorunluluğu arasında sıkışan örgüt…

YAYINLAMA 10 Eylül 2026 10:10

GÜNCELLEME 10 Eylül 2026 10:12

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

İsrail ordusunun Lübnan’ın güney kesimindeki bombardımanlarını genişletmesi, Hizbullah’ı askeri ve siyasi açıdan oldukça karmaşık bir sınava tabi tutuyor. Örgüt, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ülkesindeki seçim hesapları doğrultusunda çatışmaları tırmandırma ihtimalini göz önünde bulundurarak, geniş çaplı bir savaşa yol açmayacak bir strateji geliştirmeye çalışıyor. Öte yandan saldırılardan olumsuz etkilenen tabanın caydırıcı adımlar atılması yönündeki baskısı artarken; örgütün izleyeceği yol Lübnan'ın iç dinamikleri, bölgesel faktörler ve özellikle Washington-Tahran hattındaki görüşmelerin gidişatıyla şekilleniyor.

Misilleme söyleminden kaçınan tutum ve seçim hesabı

Hizbullah’a yakın çevreler, örgütün şu aşamada resmi bir misilleme söylemi kullanmaktan özenle kaçındığını aktarıyor. Örgütün mevcut süreçte sorumluluğu Lübnan hükümetine yüklediği ve daha önce yaptığı diyalog çağrılarını yinelediği ifade ediliyor.

Şarku'l Avsat'a bilgi veren kaynaklar, Hizbullah’ın henüz geniş kapsamlı bir askeri yanıt hazırlığında olduğuna dair bir işaret bulunmadığını savunuyor. İsrail’in saldırı dozunu artırmadaki temel amacının Hizbullah ile İran’ı kapsamlı bir savaşın içine çekmek olduğu değerlendiriliyor. Böyle bir tırmanışın ise Netanyahu’ya yaklaşan seçimler öncesinde siyasi avantaj sağlayabileceği veya seçim takvimini ertelemesine zemin hazırlayabileceği öne sürülüyor.

Askeri kapasitenin gerilediği iddiası ve iç dengeler

Süreçle ilgili farklı bir yaklaşım sergileyen Beyrut Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hilal Haşan, Hizbullah'ın askeri anlamda ciddi bir güç kaybına uğradığını ve bu nedenle hareket alanının son derece daraldığını ileri sürüyor. Örgütün "gurur sembolü" olarak görülen Ali et-Tahir'i Lübnan ordusu yerine İsrail tarafına teslim etme kararının bu zayıflamayı belirginleştirdiğini savunan Haşan, Hizbullah'ın artık İsrail'i caydıracak ya da provoke edecek bir kapasitesinin kalmadığı görüşünde.

Haşan, örgütün ana hedefinin askeri etkinliğini yitirdikten sonra elindeki silah varlığını ülke içinde korumak olduğunu ifade ediyor. İsrail'deki siyasi rekabet nedeniyle saldırıların Beka Vadisi'nin yanı sıra Batı Şeria, Gazze, Suriye'nin güneyi ve İran'ı kapsayacak şekilde genişleyebileceğini belirten Haşan, ABD'nin İsrail üzerindeki nüfuzunun yetersiz kaldığını vurguluyor.

Hizbullah'ın önündeki üç farklı senaryo

Buna karşın emekli Tuğgeneral Münir Şehade, Hizbullah'ın önünde değerlendirebileceği üç temel yol olduğunu dile getiriyor:

Topyekûn askeri yanıt: Birinci seçenek olan geniş çaplı bir saldırı, İsrail’e altyapı da dahil olmak üzere Lübnan’ın iç kesimlerini vurma bahanesi sunacağı için oldukça yüksek maliyetli görülüyor.

Tamamen sessiz kalmak: Karşılık vermemek ise İsrail'in bölgede bedel ödemeksizin yeni emrivakiler oluşturmasına imkan tanıyacağı için risk taşıyor.

Ölçülü ve sınırlı hamle: Şehade’ye göre en makul yol, topyekûn savaşa neden olmayacak ancak saldırıların karşılıksız kalmayacağını gösterecek sınırlı bir misilleme yapmak. Örgütün bu süreçte siyasi esneklik sağlamak adına üstlenmediği örtülü operasyonlar yürütebileceği de belirtiliyor.

Müzakere süreci ve sahadaki beklentiler

Şehade, Hizbullah'ın yanıt zamanlamasını ABD ile İran arasındaki müzakerelerin neticelenmesine göre ayarlayabileceğine dikkat çekiyor. Diplomatik sürecin sonucunu beklemenin bir teslimiyet anlamı taşımadığını belirten Şehade, bu durumun büyük ölçekli bir harekâtı erteleyip sınırlı eylem opsiyonunu masada tutmak anlamına geldiğini vurguluyor.

Sonuç olarak Hizbullah'ın kısa vadede büyük bir savaş başlatacak adımlardan uzak duracağı, ancak İsrail saldırılarını süresiz olarak sineye çekmeyeceği öngörülüyor. Örgüt için en gerçekçi strateji; gerilimi kontrol altında tutmak, bölgesel diplomasiyi takip etmek ve sınırların aşılması durumunda derecelendirilmiş tepkiler vermek olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa İstanbul'da kiralık konut projesi: 15 soruda başvuru şartları CNN Türk Para · az önce Borsa TUSAŞ`ta `KAAN`a ilişkin değerlendirme toplantısı Uzmanpara · az önce Borsa Antalya Havalimanı`nda 5,8 milyon yolcu trafiği Uzmanpara · az önce Borsa Piyasanın faiz artışı beklentisi güçlendi Döviz.com · 21 dk önce Borsa Kocaeli turizminde yeni yol haritası: Master Plan ve 4 mevsim turizm gündemde Mynet Finans · 24 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.