9 Eylül 2026, Çarşamba · 16:20 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Gençlerin yeni rotası: Savunma sanayii

Yeni soru: 158 bin yetişmiş gücü elimizde tutabilecek miyiz? Üniversite tercihinden ücretlere, stajdan iş garantisine… Türkiye’nin savunma hamlesi gençlerin meslek haritasını değiştiriyor

Gençlerin yeni rotası: Savunma sanayii

Yeni soru: 158 bin yetişmiş gücü elimizde tutabilecek miyiz? Üniversite tercihinden ücretlere, stajdan iş garantisine… Türkiye'nin savunma hamlesi gençlerin meslek haritasını değiştiriyor

Bülent Aydemir

baydemir@haberturk.com

Giriş: 09 Eylül 2026 - 11:48 Güncelleme: 09 Eylül 2026 - 11:48

Google’da haber kaynağınızı Habertürk olarak seçmek için tıklayın

Türkiye savunma sanayiinde büyüdükçe yalnızca silah, İHA, füze, radar ve savaş uçağı üretmiyor; aynı zamanda gençlerin “Hangi mesleği seçmeliyim?” sorusunun cevabını da değiştiriyor.

Bir dönem savunma sanayii, mühendislik fakültesinden mezun olduktan sonra girilebilecek sektörlerden yalnızca biriydi. Bugün ise özellikle elektrik-elektronik, elektronik-haberleşme, bilgisayar, yazılım, yapay zekâ, makine, mekatronik, malzeme ve havacılık-uzay alanlarında okuyan gençler açısından sektör, doğrudan kariyer hedeflerinden biri haline geldi.

Bunun arkasında romantik bir “yerli ve milli teknoloji” söyleminden çok daha somut bir gerçek var: Sektör büyüyor, ihracat artıyor, şirketler yeni tesisler kuruyor, sipariş portföyleri genişliyor ve insan kaynağı ihtiyacı hızla büyüyor.Savunma Sanayii Başkanlığı’nın 2025 faaliyet raporuna göre; Türkiye’nin savunma ve havacılık ekosisteminde 3 bin 500’ün üzerinde firma, bin 400’ün üzerinde proje ve 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam var. Sektörün cirosu ise 20 milyar doların üzerine çıkmış durumda.

Bu rakamlar artık sektörün ulaştığı son nokta değil. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ocak 2026’da yaptığı açıklamada 2028 için savunma sanayiinde 158 bin istihdam hedefi bulunduğunu açıkladı. Bugünkü yaklaşık 100 bin kişilik doğrudan istihdamdan 158 bine çıkılması, iki yılda yaklaşık yüzde 58’lik bir istihdam artışı anlamına geliyor. Bu rakam, gençler açısından belki de savunma sanayiindeki en önemli gösterge. Çünkü sektörün önündeki temel sorun artık yalnızca “daha fazla üretmek” değil, daha fazla nitelikli insan yetiştirmek.

REKLAM

Resmi verilere göre; sektör çalışanlarının yaş ortalaması 34. Yani savunma sanayii, Türkiye’nin en genç sanayi ekosistemlerinden biri. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın kendi verileri gençlere yönelik insan kaynağı politikalarının artık sistematik hale geldiğini gösteriyor.2025 yılında savunma sanayiindeki istihdam programlarıyla bin 548 genç işe yerleştirildi. Aynı yıl 19 bin 878 öğrenciye staj imkânı sağlandı; üniversitelerde savunma sanayiine yönelik derslerden 3 bin 483 öğrenci yararlandı. Savunma Sanayii Akademisi eğitimlerinden yararlananların sayısı ise 54 bin 998 oldu. Başka bir ifadeyle sektör, gençleri mezun olduktan sonra beklemiyor; üniversitedeyken seçiyor, yetiştiriyor ve sisteme dahil etmeye çalışıyor.

REKLAM

Bu dönüşümün en dikkat çekici yansıması ise üniversitelerde görülüyor. 2026-YKS yerleştirmelerinin ardından Türkiye’de Elektrik-Elektronik Mühendisliği alanında 271 programın bulunduğu, bu programlara 7 bin 900 kişilik kontenjan ayrıldığı ve 7 bin 400’ün üzerinde öğrencinin yerleştiği görülüyor. Bölüm, 160’tan fazla üniversitede çok sayıda programla öğrenci kabul ediyor. Daha önemlisi, bölümün üst sıralardaki programlarında rekabet oldukça yüksek.2026 yerleştirmelerinde ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği İngilizce programı 150 kontenjanla öğrenci aldı ve yaklaşık bin 200’üncü başarı sırasından kapandı. Bilkent’in burslu programı yaklaşık 300’üncü, Koç Üniversitesi’nin burslu programı ise ilk birkaç yüzlük başarı diliminde öğrenci kabul etti. Bu veriler tek başına “gençler savunma sanayii için elektrik-elektronik mühendisliği seçiyor” sonucunu kanıtlamıyor. Çünkü elektrik-elektronik mühendisliği savunma dışında enerji, otomotiv, telekomünikasyon, elektronik, otomasyon ve yazılım gibi çok geniş alanlara açılıyor.Ancak sektörün teknoloji ekseni ile bölümün müfredatı yan yana konulduğunda çok güçlü bir kesişim ortaya çıkıyor.

REKLAM

Radar, elektronik harp, aviyonik sistemler, haberleşme sistemleri, güdüm, seyrüsefer, sensör, RF, mikroelektronik, güç elektroniği, gömülü sistemlerin tümü elektrik-elektronik bölümünün kapsama alanına giriyor. Elektrik-elektronik artık tek başına bölüm değil, savunmanın omurgası. Bugünün savunma sistemlerinde platformdan çok platformun içindeki elektronik ve yazılımın değeri artıyor.Bir savaş uçağının, İHA’nın, füzenin veya hava savunma sisteminin performansını belirleyen unsurlar arasında radar, sensör, veri bağı, haberleşme, elektronik harp, işlemci, güç elektroniği, görüntüleme ve yazılım giderek daha fazla ağırlık kazanıyor.Savunma Sanayii Başkanlığı’nın 2025 faaliyet raporu geleceğin teknoloji alanlarını açık biçimde ortaya koyuyor. Başkanlık; yapay zekâ, büyük veri, otonomi, sürü zekâsı, mikroişlemci tasarımı, yeni nesil haberleşme, mikroelektronik, navigasyon, kızılötesi, RF, akustik, kuantum, uydu, uzay ve havacılık gibi alanlarda Ar-Ge projelerini artırıyor. Dolayısıyla genç bir elektrik-elektronik mühendisinin önündeki kariyer alanı artık sadece “devre tasarımı” değil. Radar mühendisi, RF mühendisi, elektronik harp mühendisi, aviyonik mühendisi, gömülü sistemler mühendisi, test mühendisi, güç elektroniği mühendisi, sistem mühendisi…Sektörün büyümesiyle birlikte uzmanlık alanları da çoğalıyor.Nitekim ROKETSAN’ın güncel ilanlarında Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunlarından anten, RF ve mikrodalga, EMI/EMC testleri, elektronik tasarım ve sistem test ekipmanları gibi uzmanlıklar isteniyor.

REKLAM

Gençlerin tercihinde ikinci önemli faktör ücret. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var; Türkiye’de savunma sanayii için şirketler bazında düzenli ve kamuya açık resmi bir “mühendis maaş endeksi” bulunmuyor. Bu nedenle internette yer alan şirket ücretlerini kesin sektör ortalaması olarak kabul etmek doğru değil. Ancak piyasa verileri savunma sektöründeki mühendis ücretlerinin gençler açısından önemli bir cazibe unsuru oluşturduğunu gösteriyor.

Kariyer.net’in 2026 verilerine göre genel olarak Elektrik-Elektronik Mühendisi pozisyonunda ortalama aylık net maaş 78.100 TL civarında. Aynı veri setinde 0-1 yıl deneyimli mühendislerin ortalaması 53.500 TL, 4-6 yıl deneyimlilerin ortalaması 84.100 TL, 10-14 yıl deneyimlilerin ortalaması ise 106.600 TL olarak görülüyor. Bu veriler başvuru sırasında adayların bildirdiği maaş beklentilerinden oluşturuluyor. Savunma sanayiine ilişkin 2026 piyasa haberlerinde ise büyük şirketlerde yeni mezun mühendis ücretlerinin 80-85 bin TL bandından başladığı, bazı şirketlerde ek ödeme ve ikramiye sistemleriyle toplam yıllık gelirin daha yukarı çıktığı belirtiliyor. Bunlar şirketlerin resmi ücret tarifeleri değil, piyasa kaynaklarına dayanan tahminler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Net asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğu düşünüldüğünde, 80-85 bin TL düzeyindeki bir başlangıç ücretinin asgari ücretin yaklaşık 3 katı olması da gençler açısından sektörün cazibesini artıran bir unsur.

REKLAM

TÜİK’in 2025 Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranının yüzde 73,9 olduğunu ortaya koydu. Daha çarpıcı olanı ise mühendislik, imalat ve inşaat alanının kayıtlı istihdam oranının yüzde 82,1 ile en yüksek alanlardan biri olması.Bu alanda mezunların ilk iş bulma süresi ortalama 11,6 ay olarak hesaplanıyor. Üstelik elektrik-elektronik ve havacılık eksenindeki bazı bölümler daha da güçlü sonuç veriyor. TÜİK’in 2025 verisinde Havacılık Elektrik ve Elektroniği lisans bölümünün kayıtlı istihdam oranı yüzde 89,9 ile Türkiye’deki en yüksek oranlı bölümler arasında yer aldı. Bu istatistikler gençlere şu mesajı veriyor: “Doğru teknik uzmanlığı kazanırsan, önünde yalnızca diploma değil, büyüyen bir sanayi var.”

REKLAM

Savunma şirketlerinin insan kaynağı yarışında dikkat çeken başka bir unsur da üniversite-sanayi ilişkisinin giderek erken başlaması.

TUSAŞ, 2026’da düzenlediği “Teknik Gezi XL” etkinliğinde 74 şehirden 177 üniversitenin 72 farklı bölümünden gençleri bir araya getirdi. Toplam 20 bin genç yetenek şirketi ziyaret etti. Üniversite öğrencilerine işe alım ve staj programları hakkında doğrudan bilgi verildi. TUSAŞ’ın Stajyer Mühendis Programı da 16 üniversiteyle işbirliği üzerine kurulmuş durumda. Öğrenciler eğitimleri sürerken haftada en az bir gün şirkette çalışabiliyor ve bunun karşılığında ücret alabiliyor. ROKETSAN’da da 3. ve 4. sınıf mühendislik öğrencilerine yönelik Genç Yetenek Programı bulunuyor. Bu, sektörün insan kaynağı politikasındaki önemli değişimi gösteriyor. Eskiden genç mühendis iş arardı; şimdi büyük savunma şirketleri genç mühendisi daha üniversitedeyken keşfetmeye çalışıyor.

REKLAM

Savunma sanayiinin gençler açısından cazibesini artıran en güçlü faktörlerden biri ise sektörün iç pazardan çıkıp küresel pazara yönelmesi. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2025’te 10,054 milyar dolara ulaşarak ilk kez 10 milyar dolar eşiğini aştı ve bir önceki yıla göre yüzde 48 arttı. 2026’da da ivme devam ediyor. Ağustos 2026 itibarıyla yılın ilk sekiz ayında savunma ve havacılık ihracatı 6,3 milyar dolar oldu. Yıllıklandırılmış son 12 aylık ihracat ise 10,9 milyar dolara yükseldi. Bu yalnızca ihracat rakamı değil. Her yeni ihracat sözleşmesi; tasarım, üretim, kalite, test, yazılım, elektronik, lojistik, bakım, satış sonrası destek ve tedarik zincirinde yeni iş hacmi anlamına geliyor.Örneğin ASELSAN’ın 2026’nın ilk yarısında hasılatı reel olarak yüzde 25 artarak 88,5 milyar TL’ye, yeni sözleşme tutarı 4,9 milyar dolara, bakiye siparişleri ise 23,2 milyar dolara ulaştı. Bu tür sipariş portföyleri, mühendislik istihdamının neden yalnızca bugünün değil, birkaç yıl sonrasının da meselesi olduğunu gösteriyor.

REKLAM

Savunma sanayiindeki büyümenin itici güçleri arasında ilk olarak iç talep geliyor. Türkiye’nin hava savunması, savaş uçağı, İHA/SİHA, füze, radar, elektronik harp, deniz platformları ve kara sistemleri alanlarında yürüttüğü çok sayıda proje, uzun soluklu bir üretim zinciri oluşturuyor.İkincisi ise ihracat kaynaklı. 2025’te 10 milyar doların aşılması ve 2026’da yıllıklandırılmış ihracatın 10,9 milyar dolara yükselmesi, sektörün yalnızca kamu siparişleriyle büyümediğini gösteriyor. Üçüncüsü tedarik zincirinden geliyor. SSB’nin 2025 faaliyet raporuna göre EYDEP kapsamında sertifikalı firma sayısı bin 216’ya, YETEN sistemindeki dış paydaş sayısı ise 4 bin 62’ye çıktı. Başkanlık ayrıca teknoloji yoğun start-up ve KOBİ’lere verilen destekleri artırdığını belirtiyor.

REKLAM

Gelecek yalnızca ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN veya BAYKAR gibi büyük şirketlerde değil. Binlerce KOBİ’nin ve yeni teknoloji girişiminin de savunma tedarik zincirine girmesi bekleniyor.Bu da iş potansiyelinin büyük şirketlerin mevcut kadrolarından çok daha geniş olduğu anlamına geliyor.Verilerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde savunma sanayii gençlerin kariyeri için gözde bir sektöre dönüşmüş durumda. 20 milyar doların üzerinde ciro ve 100 bine yaklaşan doğrudan istihdamla birlikte iş hacmi hızlı büyüyor. 2028’de 158 bin istihdam hedefleniyor. Yapay zekâdan mikroelektroniğe, RF’den kuantuma kadar yeni uzmanlık alanları açılıyor. Staj, aday mühendis, üniversite işbirlikleri ve doğrudan işe yerleştirme programları genişliyor. Dolayısıyla genç bir aday için artık soru yalnızca, “Hangi üniversiteyi kazanırım?” değil; asıl soru, “Hangi üniversitede, hangi mühendislik alanında, hangi teknolojiyi öğrenirsem beş yıl sonra Türkiye’nin büyüyen savunma ve yüksek teknoloji ekosisteminde aranan insanlardan biri olurum?”

REKLAM

Savunma sanayii, üniversite tercihlerinin kendisini doğrudan değiştirmese bile tercihin arkasındaki kariyer hesabını değiştirmeye başladı. Savunma sanayiinin büyümesi, gençlerin önüne klasik bir “sanayi işi” değil, yüksek teknoloji kariyeri koyuyor.Savunma sanayii bugün cazip olsa da her elektrik-elektronik mühendisi otomatik olarak yüksek maaşlı bir savunma şirketinde iş bulacak değil. Sektörün aradığı insan profili de değişiyor. Diplomanın yanında İngilizce, programlama, MATLAB/Python, gömülü sistemler, yapay zekâ, RF/mikrodalga, elektronik tasarım, sistem mühendisliği, test-doğrulama ve proje yönetimi gibi beceriler giderek önem kazanıyor.ROKETSAN’ın güncel mühendis ilanlarında dahi elektrik-elektronik mühendisliği diplomasının yanında RF, anten, elektromanyetik uyumluluk ve çeşitli analiz/yazılım araçlarına hâkimiyet gibi somut teknik yetkinlikler aranıyor. Yani savunma sanayiinde gelecek yalnızca “mühendis” için değil, “iyi yetişmiş mühendis” için parlak.İyi yetişmiş mühendis veya teknik personel, aynı zamanda yurt dışında cazip koşullarda kariyer fırsatına da kapı aralıyor. Yurt dışı firmalar, yetişmiş personeli yüksek ücretler ve koşullarla transfer ediyor.

REKLAM

Türkiye’de 3 bin 500’ün üzerinde savunma-havacılık firması faaliyet gösteriyor. Bu firmalarda 100 bine yakın doğrudan çalışan, yürüyen projelerde ise bin 400’ün üzerinde çalışan bulunuyor. Sektörün cirosu 20 milyar dolarına üzerinde.

- 2025 ihracatı 10,054 milyar dolar,

- 2026 ilk 8 ay ihracatı 6,3 milyar dolar

- Son 12 aylık ihracat 10,9 milyar dolar

- 2028 istihdam hedefi 158 bin

- 2025 staj imkânı sağlanan öğrenci 19 bin 878

- 2025 istihdam programıyla işe yerleşen genç bin 548

REKLAM

Savunma sanayii artık sadece savunma sanayii değil; Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümün belki de en önemli sonucu, insan kaynağında yarattığı dönüşüm olacak.Sektör 100 bin kişilik doğrudan istihdamdan 158 bin kişilik hedefe ilerlerken, gençleri üniversiteden itibaren sisteme dahil etmeye çalışıyor. Aynı anda ihracat büyüyor, yeni tesisler kuruluyor, KOBİ ve start-up ekosistemi genişliyor.Bu tablo, savunma sanayiini Türkiye’de genç mühendislerin gözünde uzun vadeli ve yüksek teknoloji odaklı bir kariyer havzasına dönüştürüyor.Ve belki de önümüzdeki yıllarda savunma sanayiinin başarısını yalnızca “kaç milyar dolarlık ihracat yaptık?” sorusu belirlemeyecek.Asıl yarış şu olacak:158 bin kişilik hedefe ulaşacak kadar genç ve nitelikli mühendisi Türkiye’de tutabilecek miyiz?Çünkü Türkiye’nin savunma sanayiinde artık kritik mesele yalnızca silahı üretmek değil; o silahı üretecek mühendisi yetiştirmek, elde tutmak ve bir sonraki teknolojiyi geliştirecek nesli bugünden kazanmak.

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Adana Kozan'da başladı... İki ilçeye daha sıçradı!

Ali Haydar Kurum gözaltına alındı

Galatasaray, Devler Ligi'nde sahneyi açıyor!

Milli antrenörün katilinden savunma: "Bıçak kendisine saplandı"

'Bağımlılığa Dur De' panelinde açıklamalar

Kütletme can aldı! "İhmal değil, cinayet"

Yeni doğan bebeğini 9 kez bıçaklayıp öldürmüştü... Yargıtay cezayı bozdu

Trump'tan AfD'ye: Çok büyük bir başarı elde etti

Ayşe'yi katledip bavula koymuştu... Cani için karar günü!

Tamirhanede patlama! Başına parça isabet etti!

"Yapay zeka insanlığı yok edebilir!"

Yoğun bakım yaş ortalaması düştü

Kartal'dan 10 numara kararı!

Doğal aşınmalar sonucu şekillendi! Arizona değil Kağızman

Haritalarda 'Afrika' devrimi

Trump: İran'a sert bir ders verdik

Ünlü oyuncuyu sinirlendiren istek

Almanya'da AfD karşıtı protestolar büyüyor

80'ler akımına gönderme: Biz içinden geldik

1980'ler Akımı'nı analiz etti

İlgili Haberler
Makroekonomi NATO'dan dikkat çeken Türkiye paylaşımı: 'Tam olarak budur' Yeni Şafak Ekonomi · 40 dk önce Makroekonomi Savunma harcamalarında "aslan payı" milli çözümlere gidecek AA Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Türk ve Estonyalı teknoloji şirketlerinden işbirliği: Yeni ürünler tanıtıldı CNBC-e · 1 saat önce Makroekonomi Müttefik sınırlarda yerli caydırıcılık: ROKETSAN füzeleri Polonya'da Ekonomist · 1 saat önce Global Analiz - Korkusuz ABD borsası, ara sınavlar yaklaşırken şoklara karşı savunmasız  Yahoo Finance · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.