9 Eylül 2026, Çarşamba · 10:58 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

OpenAI ve Anthropic'in eski çalışanından korkutan uyarı geldi

OpenAI ve Anthropic’te çalışan araştırmacı Jacob Coxon, yapay zekâ yarışındaki hız baskısının güvenliği zayıflattığını savunarak sektörden ayrıldı. Coxon, en agresif senaryolarda 2027 sonuna kadar kontrol riskinin büyüye…

OpenAI ve Anthropic'in eski çalışanından korkutan uyarı geldi

OpenAI ve Anthropic’te çalışan araştırmacı Jacob Coxon, yapay zekâ yarışındaki hız baskısının güvenliği zayıflattığını savunarak sektörden ayrıldı. Coxon, en agresif senaryolarda 2027 sonuna kadar kontrol riskinin büyüyebileceğini söylüyor.

09 Eylül 2026 09:51 09 Eylül 2026 09:58 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Yapay zekâ sektöründeki güvenlik tartışması bu kez dışarıdan gelen bir eleştiriyle değil, dünyanın en gelişmiş modellerini üreten ekiplerin içinden yükselen bir istifayla gündeme geldi.

OpenAI’de GPT-4o’nun geliştirilmesinde görev alan, ardından Anthropic’e geçen 27 yaşındaki araştırmacı Jacob Coxon, 8 Eylül’de şirketten ve yapay zekâ sektöründen ayrıldı. Coxon’ın gerekçesi tek bir şirketin politikası değil; sektörün tamamını daha güçlü modeller geliştirmeye zorlayan rekabet düzeni.

Sorun tek bir şirket değil yarışın kendisi

Coxon, yaklaşık üç yıl boyunca büyük dil modellerinin ön eğitim çalışmalarında görev yaptı. OpenAI’den ayrıldıktan sonra güvenlik yaklaşımını daha güçlü bulduğu Anthropic’e geçen araştırmacı, burada da aynı temel sorunla karşılaştığını söylüyor.

Ona göre OpenAI, Anthropic ve diğer yapay zekâ laboratuvarları rakiplerinden geri kalmamak için modellerinin yeteneklerini sürekli artırmak zorunda. Bir şirket güvenlik gerekçesiyle yavaşladığında, başka bir şirketin teknolojik üstünlüğü ele geçirme ihtimali ortaya çıkıyor.

Coxon’ın asıl endişesi de burada başlıyor. Şirketler güvenliğin önemli olduğunu kabul etse bile rekabet şartlarının onları giderek daha hızlı hareket etmeye zorladığını düşünüyor.

Araştırmacı bu tabloyu anlatırken şirketlerin “hayatlarımızla kumar oynadığını” söyleyecek kadar sert bir ifade kullanıyor.

Tehlikeli eşik için 2027 sonunu işaret etti

Coxon’ın dikkat çektiği en yakın risk penceresi ise 2027’nin sonu.

Ancak bu tarih, yapay zekânın 2027’de kesin olarak kontrolden çıkacağı anlamına gelmiyor. Coxon bunu, teknolojik ilerlemenin en hızlı senaryolardan biri doğrultusunda devam etmesi halinde karşılaşılabilecek bir eşik olarak değerlendiriyor.

Endişenin merkezinde, yalnızca sorulara cevap veren modellerden kendi araştırmasını yapabilen ve yeni teknolojiler geliştirebilen sistemlere geçiş bulunuyor.

Bir yapay zekâ sisteminin yapay zekâ araştırmalarının kendisini hızlandırabilecek seviyeye ulaşması durumunda gelişme sürecinin bugünkünden çok daha hızlı ilerleyebileceği düşünülüyor.

Bu senaryoda insan araştırmacıların sistemlerin yeteneklerini değerlendirmesi, güvenlik açıklarını bulması ve gerektiğinde müdahale etmesi giderek zorlaşabilir.

Süper zekâ yarışı güvenlik yarışını geride bırakabilir

Bugünkü büyük yapay zekâ laboratuvarlarının milyarlarca dolarlık hesaplama altyapıları kurmasının nedeni yalnızca kullanıcıya daha iyi sohbet robotları sunmak değil.

Şirketler kod yazabilen, araştırma yapabilen, bilgisayar sistemlerini kullanabilen ve giderek daha karmaşık görevleri insan müdahalesi olmadan tamamlayabilen modeller geliştiriyor.

Coxon’a göre sorun bu yeteneklerin geliştirilmesi değil, yetenek artışının güvenlik kapasitesinden daha hızlı ilerleme ihtimali.

Laboratuvarlardan biri önemli bir teknik sıçrama gerçekleştirdiğinde diğerlerinin aylarca güvenlik çalışması yaparak beklemesinin ticari ve stratejik olarak giderek zorlaşacağını savunuyor.

Bu nedenle Coxon, yapay zekâ güvenliğinin yalnızca şirketlerin kendi kararlarına bırakılamayacağını düşünüyor.

“MacBook” eleştirisinin arkasında fiziksel güvenlik var

Coxon’ın en çarpıcı değerlendirmelerinden biri, gelişmiş yapay zekâ araştırmalarının yürütüldüğü ortamlarla ilgili.

Araştırmacı, insanlık açısından büyük sonuçlar yaratabilecek teknolojilerin sıradan ofis koşullarında ve internete bağlı bilgisayarlarda geliştirilmesini yeterince güvenli bulmuyor.

Onun yaklaşımına göre en ileri modellerin geliştirildiği merkezler, kritik askerî veya nükleer araştırma tesislerine benzer ölçüde kontrollü olmalı.

Bu görüş yalnızca bina güvenliğini kapsamıyor. Model ağırlıklarının korunması, çalışanların erişim seviyeleri, dış ağ bağlantıları, deney ortamlarının izole edilmesi ve yapay zekâ ajanlarının gerçek sistemlere ulaşmasının sınırlandırılması da aynı güvenlik zincirinin parçaları.

Uyarının arkasında artık yalnızca teorik senaryolar yok

Yapay zekâ güvenliği tartışmasının son dönemde sertleşmesinin nedenlerinden biri, modellerin gerçek bilgisayar sistemlerini kullanmaya başlaması.

OpenAI’ın daha önce yayımladığı bir güvenlik değerlendirmesinde gelişmiş yapay zekâ ajanlarının test ortamlarında beklenmedik yollar bularak kendilerine konulan bazı teknik sınırlamaları aşabildiği ortaya çıktı.

Şirket olayın ardından daha izole deney ortamları, daha sıkı ağ kontrolleri ve riskli davranışların daha erken durdurulmasına yönelik önlemler üzerinde çalıştığını açıkladı.

Bu tür vakalar doğrudan “kontrolden çıkan yapay zekâ” anlamına gelmiyor. Ancak modellerin yetenekleri arttıkça yalnızca verecekleri cevapların değil, bilgisayar sistemleri üzerinde gerçekleştirebilecekleri eylemlerin de denetlenmesi gerektiğini gösteriyor.

Coxon çözümü şirketlerin iyi niyetinde görmüyor

Araştırmacının vardığı sonuç, OpenAI veya Anthropic’in kötü niyetli şirketler olduğu yönünde değil.

Tam tersine Coxon, Anthropic’in güvenlik çalışmalarını ciddi ve samimi bulduğunu söylüyor. Buna rağmen bir şirketin tek başına daha ihtiyatlı davranmasının sektörün yönünü değiştirmeye yetmeyeceğini düşünüyor.

Çünkü yapay zekâ geliştirme yarışı artık yalnızca şirketler arasında değil, ülkeler arasında da stratejik rekabet konusu haline geldi.

Coxon bu nedenle hükümetlerin ve büyük yapay zekâ laboratuvarlarının ortak güvenlik sınırları belirlemesi gerektiğini savunuyor. Aksi halde her oyuncunun “rakibim önce yapabilir” kaygısıyla hareket ettiği bir sistem ortaya çıkıyor.

İstifası tartışmayı şirketlerin kapısına taşıdı

Yapay zekânın gelecekte insanlık için risk oluşturabileceğine ilişkin uyarılar yeni değil. Ancak Coxon’ın açıklamasını farklılaştıran unsur, bu uyarının teknolojiyi dışarıdan izleyen bir akademisyen veya yorumcudan gelmemesi.

Coxon hem OpenAI’nin hem Anthropic’in model geliştirme süreçlerinin içinde çalıştı ve dünyanın en güçlü yapay zekâ sistemlerinden bazılarının nasıl eğitildiğini doğrudan gördü.

Şimdi ise sektörün ilerleme hızının güvenlik kapasitesini aşabileceğini düşünerek kariyerini yapay zekâ dışında sürdürmeye karar verdi.

Bu nedenle tartışmanın merkezindeki soru artık yapay zekânın ne kadar güçlü hale geleceğinden çok, şirketlerin bu gücü kontrol edecek güvenlik sistemlerini aynı hızda geliştirip geliştiremeyeceği.

Kaynak: HABER MERKEZİ

teknoloji
Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Makroekonomi Google’dan Finlandiya’ya 15 milyar dolarlık yapay zeka yatırımı Paratic · 30 dk önce Borsa Samsung'dan Yokohama hamlesi: 40 milyar yenlik yatırımla çip pazarında yeni dönem Ekonomim · 37 dk önce Kripto Anthropic araştırmacısı istifa etti: “Hayatlarımızla kumar oynuyorlar” BTCHaber · 1 saat önce Borsa Acemoğlu: Yapay zeka anti-demokratik, sosyal barış riskte Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Makroekonomi Küresel piyasalarda iki farklı rüzgar: Orta Doğu baskılıyor, yapay zeka destekliyor Ekonomist · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.