Kredi kartı limitlerinden kaynaklanan borçluluk yükünün azaltılması için çalışmalara başlandı. Kredi kartı limitlerinin vatandaşların gerçek gelirleriyle daha uyumlu hale getirilmesi için SGK ve Risk Merkezi verileri birlikte kullanılacak.
09.09.2026 08:56DDidem BektaşKredi kartı limitlerinin vatandaşların gerçek gelir durumlarına göre belirlenmesi için SGK ve Risk Merkezi verilerinin entegrasyonu üzerinde çalışılıyor.
Veri Entegrasyonu ile Sağlıklı Limit Belirleme
Kredi kartı limitlerinin belirlenmesinde kullanılan verilerin güçlendirilmesi hedeflenirken, SGK kapsamında toplanan veri setleri ile Risk Merkezi verilerinin entegrasyonu sağlanacak. Düzenlemeyle kredi kartı limitlerinin belirlenmesinde vatandaşların gerçek gelir durumunun daha sağlıklı şekilde dikkate alınması amaçlanıyor.
Yüksek Limit ve Borçlanma Riskinin Önlenmesi
Böylece kişinin gelirinden bağımsız şekilde yüksek kredi kartı limitlerine ulaşmasının önüne geçilmesi ve kredi kullanımında daha dengeli bir yapının oluşturulması hedefleniyor. Kredi kartı limitlerinin kişinin gerçek gelirine göre belirlenmesi için yeni bir sistem kurulacak. SGK'da bulunan gelir bilgileri ile Risk Merkezi verileri bir araya getirilecek.
Böylece bankaların kredi kartı limiti belirlerken kişinin gelirini ve mevcut kredi durumunu daha sağlıklı şekilde dikkate alması sağlanacak. Gelirinin çok üzerinde kredi kartı limiti bulunan kişilere yönelik uygulamanın nasıl değişeceği ise yapılacak yasal düzenlemeyle netleşecek.
Banka Uygulamalarına Fren
Düzenlemenin temel amacı, kredi kartı kullanımını kişinin ödeme gücüyle daha uyumlu hale getirmek. Böylece yüksek limit nedeniyle oluşabilecek aşırı borçlanma riskinin azaltılması ve finansal istikrarın desteklenmesi amaçlanıyor. Bankaların belli periyotlarla kart limitlerini yükseltme uygulaması da bu şekilde frenlenecek. Kart sahiplerinin limitleri ödeme güçleri oranında artırılacak.
Takip Oranlarındaki Gelişmeler
Merkez Bankası verilerine göre, bireysel kredi kartları ile kredili mevduat hesabı (KMH) büyümesi yavaşladı. Buna karşın bankacılık sektörünün takibe düşme oranı Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 2,2'den yüzde 2,9'a yükseldi. Bu artışta KOBİ kredilerinin yanı sıra tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının alacak bakiyesindeki yükseliş etkili oldu.
Kredi kartları ve ihtiyaç kredileri için Ocak 2026 itibarıyla yeniden yapılandırma imkânı getirilmesine rağmen takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılıklar bankaların güçlü sermaye yapısı finansal istikrar açısından oluşabilecek riskler barındırıyor. Türkiye'de hane halkı borçluluğunun uluslararası karşılaştırmalarda düşük seviyelerde de olsa hanehalkı borcunun GSYH'ye oranı 2025 yılında yüzde 10,1 olarak gerçekleşti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.