Neden Yükseldi ? Tümünü Göster >Trabzonspor’un Salah hamlesi piyasaları salladı >VESTL ve VESBE yapılandırma hamlesiyle tavan oldu >Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekliyor >Borsa kayıplarını büyük ölçüde geri aldı: Gözler 14 bin direncinde >Borsada Aziz Yıldırım rüzgarı: Fenerbahçe hisseleri uçtu!
Neden Düştü ? Tümünü Göster >Soruşturma haberi Göknur Gıda’yı vurdu: Hisseler devre kesti >LPG operasyonu DITAS'ı vurdu, hisse tabana oturdu >Beyaz et operasyonu Banvit hisselerini etkiledi >FENER’e son dakika golü: Hisseler taban oldu >Gübretaş hisselerinde 'Razi' düşüşü
ARACI KURUM RAPORLARI Borsalarda rallinin arkasındaki gizli tehlike TCMB’den faiz indirimi gelecek mi? ABD istihdamı beklentileri altüst etti Yeni OVP, TCMB’ye faiz indirimi alanı açıyor mu? Piyasaların gözü kulağı tarım dışı istihdamda Tümünü Göster
HİSSE ÖNERİLERİ Özsermayesini güçlendirirken borsada da yükselen 19 sanayi şirketi Madencilik ve kıymetli maden hisselerinde çifte büyüme! Elektrik sektöründe esas faaliyet kârını artıran 8 şirket Hem temettü ödüyor hem kazandırıyor! Yılbaşından bu yana getiri sağlayan 22 hisse 7 hissede yükseliş yüzde 10'u aştı: 592 milyar TL'lik dev de listede! Tümünü Göster
TEKNİK ANALİZ Borsa İstanbul’da 4 verisi birlikte yükselen 10 hisse Borsa İstanbul’da teknik 'al' listesi: 10 hissenin tamamında MACD AL 19 şirkette üçlü filtre: 6 aylık getiri yüzde 75’e, temettü verimi yüzde 11’e ulaştı 7 hissede 3 aylık getiri yüzde 30’u geçti: Kârlılık oranları da yüzde 10’un üzerinde 10 hissede 4 kriter birlikte yükseldi: Albayrak Beton yüzde 9,97 getiriyle ilk sırada Tümünü Göster
Takip EtE-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.
08 Eylül 2026 - 10:50 borsaningundemi.com
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak görmediğini ve yolsuzluk davasında hesap vermesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı ile davaların ayrı tutulmasını savundu
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Kasım 2023'de yapılan 38. Olağan Kurultay'ı hakkında mahkemenin 'şaibe' gerekçesiyle verdiği mutlak butlan kararıyla Genel Başkanlığı'na geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Euronews Türkçe'den Sait Burak Ütücü'ye verdiği özel röportajda Ekrem İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak görmediğini belirterek, "Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil" dedi.
İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığıyla, hakkındaki davaların ayrı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, tutuklanmasını ise doğru bulmadığını yineledi.
CHP Genel Merkezi'nde Euronews'ün sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu tutuklu Ekrem İmamoğlu hakkında, "Şimdi kalkıp da bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı ilan edip ondan sonra bu oldu diye bunu siyasi dava diyemeyiz. Ki gidip [adaylığı için] oy veren de benim. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, bu davalar ayrıdır" diye konuştu.
İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak görmediğini belirten CHP lideri, İmamoğlu'nun yargılandığı yolsuzluk davasına atıfta bulunarak, "Kişi her yerde ve her ortamda hesap vermeye hazır olmalı. 'Her kör kuruşun hesabını vereceğim' diyecek" sözlerini dile getirdi.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun önündeki hukuki engellerin kalkması ve cumhurbaşkanı adayı olması halinde iktidara karşı işbirliğine açık olduğu mesajını verdi. Muhalefetin yüzde 51'e ulaşmak için birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan CHP lideri, istişare ve müzakereye "Her zaman" açık olduğunu belirtti.
"CHP elbette güç kaybı yaşayacak"
Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin YENİ Parti'yi kurmasıyla yaşanan bölünmenin tabanda bir kaymaya sebep olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, diğer yandan ise bu durumun CHP'de güç kaybına yol açacağını kabul ederek, "Güç kaybı yaşar mı? Elbette yaşayacak" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu bu durum için bunu zaman içinde toparlayacaklarını ve bundan kimsenin endişe duymaması gerektiğini vurguladı.
Hakkında mutlak butlan kararı verilen 38'inci Olağan Kurultay'a ilişkin davanın tarafı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Ben bu davanın tarafı değilim. Dava açan değilim. İfade veren değilim. Ben bu davanın hiçbir yerinde yokum" dedi.
"Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrı, bu davalar ayrı"
İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olması ve Erdoğan'a rakip görülmesi nedeniyle tutuklandığı yönündeki tartışmaların hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, adaylıkla dava sürecini birbirinden ayırdığını söyledi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayını belirlemek için yaptığı ön seçimde İmamoğlu'na oy verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır. Bu davalar ayrıdır" dedi. Kişinin her ortamda hesap vermeye hazır olması gerektiğini vurguladı.
Bununla birlikte İmamoğlu'nun tutuklanmasını doğru bulmadığını yineledi.
Gözaltı sonrasında evini ziyaret ettiğini ve çıkışta yaptığı açıklamada da bu tutumunu dile getirdiğini belirterek, "Yargılanabilir ama tutuklanmasını doğru bulmadım. Bugün de aynı görüşteyim" dedi.
Kendisinin de yargılandığını ve mahkemeye giderek ifade verdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, yargılama sonucunda delil ve bulgulara göre karar verileceğini, belediye başkanının ise bu süreçte görevine devam etmesi gerektiğini savundu.
İmamoğlu'nun adaylığında işbirliğine açık kapı: 'Yüzde 51'i nasıl alacaksınız?'
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun önündeki hukuki engellerin kalkması ve cumhurbaşkanı adayı olması halinde, iktidara karşı işbirliğine açık olduğu mesajını verdi.
İmamoğlu'nun YENİ Parti'de bulunduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, onun olası adaylığı etrafında bir araya gelip gelmeyecekleri sorusuna, "Onun için temas kurulması lazım. Görüşülmesi lazım" yanıtını verdi.
İşbirliğine açık olup olmadığına ilişkin takip sorusu üzerine, muhalefetin seçimi kazanabilmesi için birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı:
"Şimdi yüzde 51'i nasıl alacaksınız? İş birliği yaparak. İş birliği yapmadan nasıl alacaksınız?"
2023'teki seçimlerde kendilerinin ittifak kurduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Erdoğan da yapmak zorunda kaldı" diyerek iktidarın da işbirliğine ihtiyaç duyduğuna işaret etti. Önümüzdeki seçimlerde de çoğunluğa ulaşmak için işbirliğinin gerekli olacağını söyledi.
İstişare ve müzakereye açık olduğu yönündeki değerlendirmeye ise "Her zaman" karşılığını verdi.
Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "24 saat çok uzun bir süredir" sözünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, siyasi ilişkilerde ülkenin çıkarlarının belirleyici olması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:
"Siyasette kin, öfke, düşmanlık olmaz. Siyasette tek şey vardır, önemli olan ülkenin çıkarları ve o ülkede yaşayan insanların huzuru."
Kurultay davası: 'Dava açan değilim, ifade veren değilim'
Kılıçdaroğlu, 13 yıllık genel başkanlığının ardından kaybettiği kurultay öncesinde delegelere para verildiği veya konut temin edildiği iddialarını duyup duymadığı sorusuna, "Yok, hayır, herhangi bir duyum almadım" yanıtını verdi.
Kurultaydan yaklaşık 15 ay sonra kendisini şüpheye düşüren gelişmenin ne olduğu sorusuna ise "Beni şüpheye düşüren şey mahkeme kararı oldu," yanıtını verdi.
Para aldığı ve verdiği belirtilen kişilerin bunu kabul ettiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Sadece para alanlar 'Para aldık' diyor. Para verenler de evet parayı verdik diyor" dedi.
Mahkemenin kurultayı iptal edip yeniden yapılmasını istediğini belirterek, "Olay bu. Benimle hiçbir ilgisi yok" ifadesini kullandı.
İddialara ilişkin kendisine somut bir delil ulaşıp ulaşmadığı sorulduğunda, bu işlerle uğraşmadığını ve sürecin hiçbir yerinde bulunmadığını söyledi.
Sorunun tekrarlanması üzerine, "Deliller bana değil, mahkemeye verilir. Ben ne yapacağım delilini? Kanıtı ne yapacağım ben?" yanıtını verdi.
'Bölünme güç kaybına yol açacak'
CHP'nin 2023 seçimlerindeki yaklaşık yüzde 25'lik oy oranı ve listesinden seçilen 169 milletvekili ile ayrılıklar sonrasında 44'e düşen milletvekili sayısı da gündeme geldi.
Soruda, 2023'teki oy oranı ve sandalye sayısı üzerinden kurulan orantıda 44 milletvekilinin yaklaşık yüzde 6,5’e denk geldiğinin belirtilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, buna karşın partinin tabanında bir kayma olmadığını savundu.
91 milletvekilinin YENİ Parti'ye geçmesinin ardından CHP'nin "kemik oyunu" kaybedip kaybetmeyeceği sorusuna Kılıçdaroğlu, "Hayır kaybetmez" yanıtını verdi. Tabanın yerinde durup durmadığının sorulması üzerine, "Duruyor tabii" dedi. Seçmenin zaman içinde yaşananları daha iyi anlayacağını savundu.
"CHP'li CHP olarak CHP'li olarak yerinde duruyor. Altı Ok'a gidecek, mührünü basacak bu kadar basit" dedi.
Partinin mevcut durumunun iktidar olma hedefi bakımından bir güç kaybı yaratıp yaratmadığı sorulduğunda ise Kılıçdaroğlu, bölünmenin kayba yol açacağını kabul etti:
"Bakınız parti ikiye bölündü mü? Bölündü. Bu bir kayba yol açar mı? Yol açar. Ben size doğruları söylemek zorundayım. Güç kaybı yaşar mı? Elbette yaşayacak."
YENİ Parti’ye eleştiri yasağı, Özel’le görüşmeye açık kapı
Özgür Özel’le görüşme ihtimaline kapıyı kapatmayan Kılıçdaroğlu, ahlaki zeminde yapılacak her görüşmeye hazır olduğunu ve Özel’den talep gelmesi halinde bir araya gelebileceklerini söyledi.
Özel’le arasında kişisel bir husumet bulunmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, her ikisinin de partiyi, örgütü ve belediye başkanlarını yakından tanıdığını belirtti.
YENİ Parti’ye yönelik yaklaşımını da anlatan Kılıçdaroğlu, il başkanlarından bu partiyi eleştirmemelerini ve herhangi bir tartışmaya girmemelerini istediğini aktardı. Muhalefetin hedefinin başka muhalefet partileri değil, iktidar olması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, Özel’in doğru açıklamalarını da destekleyeceklerini ifade etti.
Muharrem İnce’nin CHP’ye dönüşü hatırlatılarak benzer bir kapının Özel için de açık olup olmadığı sorulduğunda Kılıçdaroğlu, parti ilkelerine bağlılığın ve ahlaki üstünlüğü savunmanın belirleyici olduğunu söyledi.
Kendi genel başkanlığı döneminde Rahşan Ecevit’in de “baba ocağına” döndüğünü hatırlattı.
Kişisel bir kavga yürütmediğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP’nin altı okuna ve temel değerlerine bağlı olan herkesin partide yerinin bulunduğunu dile getirdi.
Kendisine yöneltilen sert sözlere yanıt vermemesini ise parti kültürünü ve geleneklerini koruma sorumluluğuyla açıkladı; eleştiri ile hakaretin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.
Göreve dönüşünün gerekçesini anlattı
Mahkeme kararıyla tedbiren göreve dönmesinin parti tabanında yaratabileceği rahatsızlık sorulan Kılıçdaroğlu, kararın yalnızca kendisini kapsamadığını söyledi. Mahkemenin 38. Olağan Kurultay’ı bütünüyle iptal etmesi nedeniyle önceki Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu ve MYK üyelerinin de görevlerine döndüğünü belirtti.
Mahkemenin kurultayda şaibe bulunduğu gerekçesiyle sürecin yenilenmesine hükmettiğini savunan Kılıçdaroğlu, önceki yönetimin göreve dönüş amacının 38. Kurultay’ı yeniden gerçekleştirmek olduğunu ifade etti.
Kurultay davasını siyasi görmediğini söyledi
Geçmişte yargının siyasallaşmasına karşı Adalet Yürüyüşü düzenlediği hatırlatılan Kılıçdaroğlu, kurultay davasını siyasi bir süreç olarak değerlendirmediğini belirtti. Para alışverişine ilişkin iddiaların CHP’lilerin beyanlarına dayandığını, para verdiğini ve aldığını söyleyen kişilerin bulunduğunu öne sürdü.
Dosyada siyasi görüş ayrılığından çok çıkar ilişkilerine ilişkin iddiaların bulunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, davanın hukuk kitaplarına örnek olabilecek nitelikte olduğunu ileri sürdü. Bazı ifadelerde delegelerin eğlence mekanlarına götürüldüğü yönünde iddiaların da yer aldığını söyledi.
Yetki tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Yüksek Seçim Kurulunun görev alanının sandık ve oy verme işlemleriyle sınırlı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, para veya çıkar karşılığında oy kullanıldığı iddialarının diğer yargı mercilerince incelenmesi gerektiğini belirtti.
Mahkeme kararını benimsemesinin yargıya bütünüyle güvendiği anlamına gelmediğini de söyleyen Kılıçdaroğlu, yargıya güvendiği yönündeki değerlendirmelere itiraz etti.
Genel başkanın eleştirilebileceğini ancak hakaretin kabul edilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, mutlak butlan davasının açılmasına neden olduğunu düşündüğü kişileri partiden ihraç ettiğini ve bu isimlerin kendilerini mahkemede savunmaları gerektiğini söyledi.
Genel merkeze müdahaleye karşı olduğunu belirtti
Kılıçdaroğlu’na, 21 Mayıs’taki mutlak butlan kararının ardından 24 Mayıs’ta CHP Genel Merkezi’nde yaşanan tahliye süreci ve polis müdahalesi de soruldu.
Genel merkeze zorla girilmesine kesinlikle karşı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, olayların yaşandığı gün ortam gergin olduğu için binaya gitmediğini ve müdahaleyi engelleyebilecek durumda olmadığını belirtti.
Parti genel merkezinin milletvekillerine, belediye başkanlarına ve vatandaşlara açık olması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, CHP milletvekillerinin binaya neden alınmadığının sorgulanması gerektiğini savundu. Medyanın bu konu üzerinde yeterince durmadığını öne sürdü.
Olaylar sırasında evinde bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, CHP’li olmayan bazı kişilerin ise genel merkezde yer aldığını iddia etti. Adnan Beker’in otobüsüyle parti binasına gelmesini örnek gösteren Kılıçdaroğlu, CHP milletvekilleri içeri alınmazken başka kişilere kapıların açılmasının açıklanması gerektiğini söyledi.
Müdahaleyi önceden öngörmediğini belirten Kılıçdaroğlu, Özel yönetimini olayların yaşanabileceği bir ortam hazırlamakla suçladı. Mahkeme kararına karşı hukuki itiraz yollarının kullanılabileceğini ancak kararın uygulanmasının engellenmemesi gerektiğini savundu.
Erdoğan’ın “şaibeli kurultay” sözlerini hatırlattı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şubat 2025’te CHP kurultayını “şaibeli” olarak nitelendirerek Kılıçdaroğlu’nun partiden uzaklaştırıldığını savunmuştu. Dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise Erdoğan’ın CHP’yi karıştırmaya çalıştığını söylemiş ve bu açıklamalara yanıt vermenin gerekli olmadığını belirtmişti.
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın sözlerinin ardından CHP kurultaylarında şaibe bulunamayacağını söylediği bir video yayımladığını hatırlattı. Özel yönetiminden de partinin kurultaylarını açık biçimde savunan benzer bir açıklama beklediğini ancak bunun yapılmadığını ileri sürdü.
Özel’in Erdoğan’ı CHP’nin içini karıştırmaya çalışmakla suçladığının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, parti yönetiminin kurultaylarda para ilişkilerine izin verilmeyeceğini açıkça söylemesi gerektiğini savundu.
Arınma çağrısını parti geneline yöneltti
Kurultay delegelerinin kendi genel başkanlığı döneminde seçildiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, konunun yalnızca delegeler üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi. CHP’nin kendisine oy vermeyen seçmenler tarafından da kabul edilen ahlaki bir üstünlüğe sahip olduğunu ve bunun korunması gerektiğini savundu.
Bir delegenin siyasi yöntemlerle ikna edilmesiyle para karşılığında iradesinin değiştirilmesinin aynı şey olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, ikinci durumun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
CHP’den ayrılan belediyeler, belediye başkanlarına yönelik operasyonlar ve kendi döneminde görev yapan bazı isimlerin tutuklanması üzerinden siyasi sorumluluğu sorulan Kılıçdaroğlu, arınma çağrısının partinin tamamını kapsadığını söyledi.
Siyasete giren herkesin hesap vermeye hazır olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu sorumluluğun sıradan bir üyeden genel başkana kadar herkes için geçerli olduğunu dile getirdi. Aynı ilkenin kendisi için de geçerli olduğunu ve gerektiğinde kendisinden de hesap sorulabileceğini söyledi.
Yolsuzlukla suçlanan bir CHP’linin, her kuruşun hesabını vermeye hazır olduğunu açıkça ilan etmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, siyasi aidiyetin hesap verme sorumluluğunun önüne geçemeyeceğini belirtti. Melih Gökçek’e geçmişte AK Parti içinden yöneltilen “Ankara’yı parsel parsel sattınız” suçlamasını da hatırlattı.
Yargılamaların siyasi talimatlarla değil, somut delil ve belgeler üzerinden yapılması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, suçlamaların kanıta dayanması gerektiğini ifade etti.
“Rüşvete bulaşan partide kalamaz”
CHP tabanına ve Yeni Parti’ye yönelen seçmenlere nasıl ulaşacağı sorulan Kılıçdaroğlu, ülkeyi dolaşarak yaşananları ve CHP’nin temsil ettiği değerleri anlatacağını söyledi.
Temiz siyaset ve hesap verme sorumluluğunu yalnızca CHP seçmenine değil, toplumun tamamına anlatmak istediğini belirten Kılıçdaroğlu, siyasetin kişisel kazanç sağlama aracı olarak görülemeyeceğini vurguladı.
Bülent Ecevit’in adil ve insanca bir düzen hedefini hatırlatan Kılıçdaroğlu, CHP’nin bu anlayıştan uzaklaşması halinde parti olma niteliğini yitireceğini savundu.
CHP’nin siyasi rakipleri tarafından bile ahlaki yapısıyla tanındığını ileri süren Kılıçdaroğlu, rüşvet ilişkisine giren hiç kimsenin partide yer almaması gerektiğini söyledi. Hesap vermekten kaçınmanın şüphe doğuracağını belirterek siyasetçilerin yaptıklarının hesabını açıkça verebilmesi gerektiğini ifade etti.
Özel’e erken seçim eleştirisi
CHP’nin Özgür Özel yönetiminde 2024 yerel seçimlerinden birinci parti çıkmasından memnuniyet duyduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Özel’in görev süresindeki çalışmasını ve çabasını takdir ettiğini söyledi.
Bununla birlikte seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’la karşılıklı ziyaretleri de içeren uzlaşma arayışına karşı çıktığını belirtti. CHP’nin birinci parti olduğu dönemde iktidarla müzakere etmek yerine derhal erken seçim çağrısı yapması gerektiğini savundu.
Özel’in daha sonra erken seçim çağrısında bulunduğunun hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, yalnızca tarih vermenin yeterli olmadığını, iktidarın seçim kararına zorlanması gerektiğini söyledi.
Bu amaçla bütçe görüşmelerinde daha sert bir tutum alınabileceğini savunan Kılıçdaroğlu, Özel yönetimine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütçesinin Meclis’ten geçirilmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu ancak bu çağrının karşılık bulmadığını anlattı.
Bugün erken seçim çağrısı yapıp yapmayacağı sorulan Kılıçdaroğlu, koşulların artık aynı olmadığını söyledi. Erken seçim talebinin, bir partinin seçimden birinci çıktığı ve toplumsal desteğin güçlü olduğu dönemde etkili olabileceğini savundu.
CHP’nin 2024 yerel seçimlerinin hemen ardından belediye başkanları ve yüzde 38’e yaklaşan oy desteğiyle iktidarı erken seçime zorlayabilecek durumda olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, bu fırsatın zamanında kullanılmadığını belirtti. Kendisine doğrudan erken seçim isteyip istemediği sorulduğunda ise her zaman erken seçimden yana olduğunu söyledi.
Yeniden adaylığa kapıyı kapatmadı
Bir sonraki kurultayda genel başkanlığa aday olup olmayacağı sorulan Kılıçdaroğlu, henüz bir kurultay takvimi açıklanmadığını hatırlattı.
Geçmişte hiçbir zaman kendisini genel başkan adayı olarak ilan etmediğini belirten Kılıçdaroğlu, bugün için de böyle bir niyet açıklamasında bulunmadı. Ancak delegelerin kendisini göreve çağırması halinde bu talebi reddetmenin kolay olmadığını söyleyerek adaylık ihtimaline kapıyı tamamen kapatmadı.
CHP’nin yerleşmiş gelenekleri bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu geleneklerden birinin parti üyelerinin uygun bir üslupla genel başkanı eleştirebilmesi olduğunu ifade etti.
Çözüm sürecinde çerçeve yasaya destek
Çözüm sürecine ilişkin çerçeve yasaya CHP’nin verdiği desteği de değerlendiren Kılıçdaroğlu, partinin grup başkanı ve grup başkanvekillerinin düzenlemeye attığı imzaları tarihî olarak nitelendirdi.
CHP grubunun Türkiye’nin temel sorunlarından birinin çözümüne katkı sunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sürecin yalnızca iktidarın değil, devletin projesi olarak görülmesi gerektiğini savundu. Adımların çerçeve yasa içinde tamamlanmasının Türkiye’yi bölgede daha güçlü bir konuma taşıyacağını söyledi.
Sürecin nasıl uygulanacağının zaman içinde görüleceğini belirten Kılıçdaroğlu; silahların teslim edilmesi, PKK’nın silah bırakması ve KCK’nın yaklaşımı gibi başlıkların önem taşıdığını ifade etti.
Abdullah Öcalan’ın statüsü konusundaki tartışmaların hatırlatılması üzerine sürecin henüz başında olunduğunu ve gelişmeler netleştiğinde değerlendirme yapılabileceğini söyledi.
Öcalan’ın süreçte zaten aktif bir rol üstlendiğini, Kandil’le görüşmeler yapıldığını ve bu temasların tutanağa geçirildiğini belirtti.
Etnik kimlikler üzerinden ayrışmaya ve düşmanlığa izin verilmemesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, toplumsal barışın güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Sürecin çerçevesinin çizildiğini ancak nasıl bir sonuç ortaya çıkacağının henüz belli olmadığını ifade etti.
Melih Gökçek soruşturması: Sevk yazısında dikkat çeken tespitler
Melih Gökçek'in oğlu ve gelinine yurt dışına çıkış yasağı
Davutoğlu ifade vermek için adliyede
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
ETİKETLER :
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.