7 Eylül 2026, Pazartesi · 09:16 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Çok kutuplu dünyada ekonomik bağımsızlık sınavı

Çok kutuplu dünyada ekonomik bağımsızlık sınavı

Dünya siyasetinde güç dengeleri yeniden şekillenirken, Türkiye açısından önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri ekonomik bağımsızlık olacak gibi duruyor.

Soğuk Savaş sonrasında uzun süre tek merkezli bir uluslararası sistemin ağırlığı hissedildi. Bugün ise ABD ve Avrupa’nın yanı sıra Çin, Rusya, Hindistan, Körfez ülkeleri ve Türkiye gibi aktörlerin giderek daha fazla ağırlık kazandığı, ancak henüz kurumsallaşmış birçok kutuplu düzenin ortaya çıkmadığı bir dönemden geçiliyor.

Bu yeni dönemin en önemli özelliklerinden biri de şu: Siyasi ve askeri güç dağılımı değişirken, küresel finans sistemi aynı hızla değişmiyor.

ABD Hazinesi’nin Türk bankasına yaptırım kararı

Nitekim yeni dönemde Türkiye'nin de dış politikasında "daha özerk" hareket etmeye çalışırken, ekonomik olarak "zincirlerle bağlı" bir imaj çizdiğini söylemek yanlış olmaz.

ABD Hazine Bakanlığı’nın 4 Eylül’de Türkiye merkezli Golden Global Yatırım Bankası ile iki iştirakini İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü adına finansal işlemlere aracılık ettikleri gerekçesiyle yaptırım listesine almasını bu açıdan okumak mümkün.

ABD'nin yaptırım kararı, Türkiye’nin küresel finans sistemi içerisindeki konumunun ve dış politika tercihleriyle ekonomik ilişkiler arasındaki hassas dengenin önemini yeniden ortaya koyar nitelikte.

Büyükelçi Barrack’ın açıklamasının şifreleri

Bu açıdan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Amerikan Hazinesi'nin Golden Global yatırım bankası ve iştiraklerine yönelik yaptırım kararı sonrasında yaptığı açıklamasını dikkatle okumakta fayda var;

Barrack açıklamada kararın Türkiye’ye ve Türk bankacılık sisteminin geneline yönelik olmadığını, belirli bir finans kuruluşunun faaliyetleri ile sınırlı olduğunu çok açık ifadelerle vurguladı. Ayrıca, Washington yönetimi ile Türk makamları arasında süreç boyunca doğrudan ve sürekli temas bulunduğuna da dikkat çekti. Yani bir anlamda, "yaptırımı Türk makamlarının bilgisi doğrultusunda aldık" mesajı verdi.

Barrack’ın açıklamasındaki bu yatıştırıcı dilin bir başka açıdan da önemi var. Kararın Türkiye’ye, Türk bankacılık sistemine ya da iki ülke arasındaki ilişkiye yönelik olmadığını özellikle vurgulaması ve Türkiye’yi “egemen” ve “olgun” bir ortak olarak tanımlaması, yaptırım kararını daha geniş Erdoğan-Trump ilişkilerinden ayırma çabası olarak okunabilir.

Ancak açıklamada yer alan bu güven verici ifadelerin satır aralarında, Ankara-Washington ortaklığının hangi koşullar altında sürdürülebileceğine ilişkin bir mesaj da bulunuyor.

Washington açısından temel beklenti, Türkiye'deki finans kuruluşlarının İran'ın ABD yaptırımlarını aşmasına yönelik kanallara dönüşmemesi.

Yani bir başka ifadeyle, ortada yalnızca belirli bir finans kuruluşuna yönelik yaptırım değil, Türkiye'ye yönelik daha geniş bir beklenti de var. Bu durum, Ankara-Washington ilişkisinin giderek daha fazla "koşullu ortaklık" niteliği taşıdığı şeklinde yorumlanabilir.

Hazine Bakanlığı'nın Golden Global'a yönelik yaptırım kararı alma gerekçesi, bankanın İran’ın Çin’den elde ettiği petrol gelirlerinin Türkiye üzerinden aktarılmasına, bu gelirlerin nakit ve altına dönüştürülmesine ve İran bağlantılı finansal işlemlere aracılık etmesine bağlanmış durumda.

Golden Global Bank tarafından yapılan açıklamada ise, ABD'nin yaptırım kararında adı geçen kişi ve kuruluşların müşteri olmadığı, bu taraflarla doğrudan veya dolaylı herhangi bir işlem gerçekleştirilmediği belirtildi.

Banka ayrıca faaliyet gösterdiği dönem boyunca ulusal ve uluslararası bankacılık kurallarına uyum konusunda gerekli yükümlülüklerin yerine getirildiğini ve denetimlerden geçtiğini ifade etti. Yani bir anlamda "Türk makamları nezdinde herhangi bir sorunumuz yoktu" mesajı verildi.

Bu açıklama, Barrack'ın "Türk makamlarına bilgi verdik" demesine rağmen, Washington'un yaptırım kararı "tek taraflı" alındığının somut kanıtı aslında; Eğer Türk mevzuatına göre herhangi bir yanlış görülseydi, Golden Global'a gerekli yaptırımı bizzat Türk makamları uygulandı. Banka açıklamasında, böyle bir unsurun olmadığının vurgulanması çok şey anlatır nitelikte. Belli ki, Ankara'nın "bilgisi var", ancak "onayı yok" bu yaptırımlarda.

ABD Başkan Yardımcısı’nın açıklamasını nasıl okumalı?

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ın geçen hafta İran konusunda yaptığı açıklama da bu çerçevede dikkat çekici;

Vance, İran’a yönelik ekonomik baskı politikası kapsamında Çin’in yanı sıra Türkiye, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin çeşitli şekillerde işbirliği yaptığını söyledi.

Washington, İsrail'le birlikte giriştiği "İran'da rejim değiştirme davasında" belli ki yalnızca kendi yaptırım mekanizmalarına değil, bölgedeki ülkelerin desteklerine de yaslanma eğiliminde. ABD'deki Trump yönetiminin İran'ın batıya açılan önemli ticaret güzergâhlarından biri olan Türkiye'ye de "gözünü çevirmiş" olduğu da açık. Washington'un İran’a yönelik yaptırım politikasının kapsamı genişledikçe, İran ile ekonomik ilişkileri bulunan ülkelerin, özellikle de Türkiye'nin finans kuruluşları üzerindeki riskin arttığı da ortada.

Dolayısıyla, İran'la çok kapsamlı siyasi ve ekonomik ilişkilere sahip Türkiye'nin, Tahran'a yönelik tek taraflı bir "yaptırım kararının" bulunmadığı bir ortamda, ABD'nin "İran'la özel davasında" işbirliği yapıyor olması, "ekonomik bağımsızlık" meselesinin yeniden değerlendirilmesini de gerektiriyor.

Ankara-Washington ilişkilerinin bilançosu...

Golden Global Bankası'na yönelik yaptırım kararının ABD-Türkiye ilişkilerinde ortaya çıkardığı genel imaj da Ankara açısından oldukça sıkıntılı;

ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki yakın ilişkiye rağmen, Türk-Amerikan ilişkilerinin genel bilançosu "yaptırım" meselesini öne çıkarır nitelikte.

- Türk Savunma Sanayii Başkanlığı’na yönelik CAATSA yaptırımları devam ediyor.

- Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda da henüz nihai ve somut bir karar ortaya çıkmış değil.

- F-16 konusunda ise Türkiye'nin 40 yeni F-16 Block 70 alımına onay verildi ve yaklaşık 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi gerçekleştirildi. Ancak teslimat süreci henüz başlamış değil ve kamuoyuna açıklanmış kesin bir teslimat takvimi de yok.

- Ve son olarak ABD, bir Türk Bankası'nı "yaptırım" listesine almış durumda.

Bunlar alt alta konulduğunda ortaya çıkan "bilançonun" pek de iç açıcı olmadığı ortada.

Üstelik Golden Global kararı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump arasındaki siyasi yakınlaşmanın her önemli başlıkta eşdeğer bir kurumsal kazanıma dönüşmediğini de gösteriyor.

Türkiye ile ABD arasındaki ortaklığın siyasi düzeyde -en azından imaj olarak- güçlü gibi gösterilmesine rağmen, Golden Global kararı stratejik ortaklığın devam ederken bazı alanlarda koşulların da ağırlaştığını ortaya koyuyor.

Çok kutuplu dünyanın Türkiye açısından gerçek ekonomik bağımsızlık sınavı da tam olarak burada düğümleniyor:

Türkiye stratejik özerkliğini korurken, ekonomik ve finansal sistemini küresel yaptırım mekanizmalarının baskısına karşı ne ölçüde güçlendirebilecek?

Ekonomik güç olmadan stratejik özerklik zor…

Türkiye son yıllarda savunma sanayiinden diplomasiye, enerji politikalarından bölgesel güvenliğe kadar birçok alanda kendi hareket alanını genişletmeye çalışıyor. Ancak ABD'nin son yaptırım kararının ortaya koyduğu gerçek net: Stratejik özerklik yalnızca askerî kapasiteyle sağlanabilecek bir hedef değil.

Golden Global Bank yaptırımı, Türkiye ekonomisinin büyüklüğü açısından tek başına belirleyici olmayabilir. Ancak taşıdığı mesaj çok daha geniş... Türkiye’nin önümüzdeki dönemde Batı ile ekonomik ve siyasi bağlarını koruması, Avrasya ve Asya ile ilişkilerini geliştirmesi, bölgesel güç olma kapasitesini artırırken finansal sisteminin uluslararası güvenilirliğini koruması gerekecek.

Tüm bunlara ülke içindeki siyasi bütünlüğü sağlama gerekliliğini eklemek de elzem. Ancak muhalefet partileri yargı kararları üzerinden dizayn edilmeye çalışılırken bu bütünlüğü sağlamak giderek güçleşiyor. Açıkçası, Türkiye'nin demokrasi ve hukuk devleti yapısını güçlendirmeden ekonomik bağımsızlığını kazanması pek mümkün görünmüyor...

İlgili Haberler
Makroekonomi Kırsal kalkınmaya 844,5 milyon liralık destek! Ödemeler yapıldı CNBC-e · 17 dk önce Makroekonomi Akaryakıta zam mı geldi? 7 Eylül akaryakıt fiyatları ne kadar? Güncel benzin, motorin ve LPG fiyatları... Yeni Asır Ekonomi · 20 dk önce Makroekonomi Üretici ve yatırımcılara IPARD-III Programı kapsamında ağustosta 844,5 milyon lira ödendi AA Ekonomi · 20 dk önce Makroekonomi Şehirlerarası yollarda 'köy ürünü' yalanı: 'Organik' diyerek 3 katı fiyatına satıyorlar Yeni Şafak Ekonomi · 21 dk önce Makroekonomi Altek Alarko’dan batarya hamlesi: Hedef 69 ülkeye ihracat Ekonomi Gazetesi · 22 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.