6 Eylül 2026, Pazar · 12:22 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Cevdet Yılmaz yeni OVP'yi açıklıyor: Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4'e yükseldi

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) kamuoyuna açıklanıyor. Ekonominin gelecek üç yılına ilişkin enflasyon, büyüme, istihdam ve bütçe hedeflerinin yer alacağı programı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yıl…

Cevdet Yılmaz yeni OVP'yi açıklıyor: Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4'e yükseldi

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) kamuoyuna açıklanıyor. Ekonominin gelecek üç yılına ilişkin enflasyon, büyüme, istihdam ve bütçe hedeflerinin yer alacağı programı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıklıyor. 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak güncellenirken, sanayi büyümesi tahmini yüzde 2,3'e geriledi. Yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 28,4'e yükseltildi. Küresel büyüme varsayımlarında da aşağı yönlü revizyona gidildi.

Mutluhan Yıldız 06 Eylül 2026 11:05 06 Eylül 2026 11:32 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını belirleyecek Orta Vadeli Program'da (OVP) hazırlıklar tamamlandı. 2027-2029 dönemini kapsayan yeni programla birlikte enflasyon, büyüme, istihdam, bütçe dengesi ve diğer temel makroekonomik göstergelere ilişkin yeni hedefler kamuoyuyla paylaşılıyor.

Programda açıklanacak enflasyon hedefleri, yıl sonunda memur maaşları, emekli aylıkları ve asgari ücrette yapılacak düzenlemelere ilişkin beklentiler açısından da yakından takip ediliyor.

Cevdet Yılmaz OVP'yi açıklıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın detaylarını açıklıyor. Yılmaz'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Bugün Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemine yön verecek 2027-2029 Orta Vadeli Programımızı kamuoyuyla paylaşmak üzere bir aradayız. Öncelikle dünya ekonomisindeki mevcut görünüme değinecek, ardından uygulamakta olduğumuz program kapsamında bugüne kadar kaydettiğimiz mesafeyi ve sonrasında 2027-2029 dönemine ilişkin makroekonomik hedeflerimizi sizlerle paylaşacağız.

Bu hedeflere nasıl ulaşacağımıza dair öncelikli reform alanlarımızı, planlanan politika ve tedbirlerimizi ortaya koyacağız. Orta Vadeli Programımızın ülkemiz ve milletimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.

Önümüzdeki üç yıla ilişkin temel politika belgemiz olan OVP, Kalkınma Planımız doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika belgesidir. Makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir, gider ve borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta, aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır.

Türkiye ekonomisi de elbette dünyadan ve bölgemizde yaşanan bu gelişmelerden bağımsız değildir. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri; enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar birçok alanda hissedilmektedir.

Belirsizlikler de küresel görünümü etkilemektedir. Programımızın makroekonomik çerçevesini oluştururken geçtiğimiz yıl esas aldığımız varsayımlar, bu yılın başında bölgemizdeki savaş başta olmak üzere meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellenmiştir.

Küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edildi

Geçtiğimiz OVP'deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilmektedir. Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini %2,4'ten %1,6'ya, Avro Bölgesi büyümesi %1,2'den %0,9'a gerilerken, bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika, MENA dediğimiz ülkelerde ise %3,4 olarak öngörülen büyüme bu yıl %-0,5'e kadar gerilemiştir.

Brent petrol fiyatı varsayımı 89,3 dolara yükseldi

Geçtiğimiz yıl OVP'yi hazırlarken uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükselmiştir. Enerji dışı emtia fiyatlarında %5,7 oranında düşüş beklerken bugün %18,6 oranında bir artış öngörülmektedir. Küresel enflasyon tahmini ise bu gelişmelere bağlı olarak %3,6'dan %4,7'ye yükselmiş durumdadır.

2026 büyüme tahmini %3,3

Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama, doğal olarak 2026 yılı ekonomik tahminlerimize yansımıştır. 2026 yılı büyüme tahminimizi %3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz %2,3'e gerilerken, yıl sonu enflasyon tahminimiz %28,4'e yükseldi.

Enerji ithalatı tahmini 71 milyar dolara çıktı

Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerindeki doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken, dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahminimizi de %2,6 olarak güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir.

"Programın ana çerçevesinde değişiklik yok"

Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Nitekim 2026'da öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave yük oluşturmuştur. Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir.

2027'de küresel ekonomide toparlanma beklentisi

2026 yılı hem küresel büyümenin hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte 2027 yılına ilişkin beklentiler, küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir. Küresel büyümenin %3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise %4,3'e yükselmesi beklenmektedir.

Özellikle küresel ticarette beklenen bu canlanmanın dış talep koşullarının iyileşmesine ve Türkiye gibi ihracatçı ülkeler açısından daha destekleyici bir ortamın oluşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz.

Ticaret ortaklarında büyümenin %2,8'e yükselmesi öngörülüyor

İhracatımızın yaklaşık %96'sını oluşturan başlıca ticaret ortaklarımızın ağırlıklı büyümesinin 2025 yılındaki %2,4 seviyesinden 2026 yılında %1,6'ya gerilemesi tahmin edilmektedir. 2027 yılında ise dış talep koşullarının yeniden iyileşmesiyle bu oranın %2,8'e yükselmesini öngörüyoruz.

Bu zayıflama, ihracatımızın yaklaşık %43'ünü gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği ile %22'sini gerçekleştirdiğimiz MENA bölgesinde özellikle dikkat çekicidir.

AB'de büyümenin yüzde 1,2'ye gerilemesi bekleniyor

Büyük ihracat pazarımız olan Avrupa Birliği'nde 2025 yılında yüzde 1,6 olarak gerçekleşen büyümenin, 2026 yılında yüzde 1,2'ye gerilemesi, 2027 yılında ise sınırlı bir toparlanmayla yüzde 1,4 seviyesine yükselmesi beklenmektedir.

MENA bölgesinde, yani Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da ise savaşın ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik faaliyet üzerindeki etkisi çok daha belirgindir. 2025 yılında yüzde 3,3 büyüyen bölge ekonomisinin 2026 yılında yüzde 0,5 oranında daralacağı tahmin edilmektedir. 2027 yılında beklenen yüzde 7,3'lük güçlü büyüme ise 2026 yılındaki bu sert daralmanın oluşturacağı baz etkisinin ve diğer faktörlerin devreye girmesiyle gerçekleşecektir.

"İhracatçılarımız son derece başarılı bir performans ortaya koydu"

Avrupa Birliği ve bölge ülkelerinin toplam ihracatımızın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu dikkate alındığında, 2026 yılında ihracatçılarımızın oldukça zorlu bir talep ortamına rağmen son derece başarılı bir performans ortaya koyduklarının altını çizmek isterim.

Yıllar içerisinde ihracat pazarlarını çeşitlendirmek, ülkemizin mevcut pazarlardaki güçlü konumunu korurken yeni pazarlara erişimini artırmak, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirmek önümüzdeki dönemde de devam edecektir.

Jeopolitik risklerde belirgin artış

Küresel ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olan unsurlardan biri de jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artıştır. Savaşın başlamasıyla birlikte jeopolitik risk endeksinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini grafikten de görüyoruz.

Savaş öncesinde uzun dönem ortalaması etrafında seyreden endeks, savaşın ardından tarihsel ortalamasının oldukça üzerine çıkmış ve oynaklık yükselmiştir.

Jeopolitik gerilimler; enerji ve emtia piyasalarından ticaret ve lojistik hatlarına, yatırım kararlarından finansal piyasalara kadar birçok kanal üzerinden dünya ekonomisine yayılmaktadır.

Bu gelişmeleri ve oluşturabilecekleri ilave riskleri yakından takip ediyor, etkileri sınırlayıcı tedbirler alıyoruz. Ekonomi politikalarımızı farklı senaryoları dikkate alan, dışsal şoklara karşı dayanıklılığı güçlendiren bir anlayışla yürütüyoruz.

Enerji ithalatı tahmini 71 milyar dolara yükseltildi

Küresel arz koşullarından kaynaklanan fiyat hareketleri bir taraftan enerji ithalat maliyetlerimizi ve dış ticaret dengemizi etkilerken, diğer taraftan üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyon görünümüne de yansımaktadır.

Nitekim geçtiğimiz yıl 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak öngördüğümüz enerji ithalatı tahminimizi bu yıl 71 milyar dolara güncellememizde de bu gelişmeler etkili olmuştur.

Değerli basın mensupları, kıymetli vatandaşlarımız; programımızı hayata geçirdiğimiz günden bu yana temel önceliğimiz makroekonomik istikrarı güçlendirmek, ekonomide dengelenmeyi sağlamak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek ve kazanımlarımızı sürdürülebilir hale getirmek olmuştur.

"Programımız somut sonuçlar üretmeye devam ediyor"

Birazdan paylaşacağım göstergeler, son dönemde karşı karşıya kaldığımız ilave dışsal şoklara rağmen programımızın temel alanlarda somut sonuçlar üretmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Programımız kapsamında yatırımların tüketimin üzerinde seyrettiği, dolayısıyla büyümenin kompozisyonunda daha dengeli, üretken ve sürdürülebilir bir yapının öne çıktığını görmekteyiz.

Yeni yatırımlar üretim kapasitemizi genişletmekte, teknolojik dönüşümü ve verimlilik artışını desteklemekte, aynı zamanda yeni istihdam imkanları oluşturmaktadır.

Büyümenin üçte birinden fazlası verimlilikten

Nitekim son yıllarda toplam faktör verimliliğinin büyümemize daha fazla olumlu etkide bulunduğunu görüyoruz. 2026'da öngördüğümüz yüzde 3,3'lük büyümenin 1,2 puanının toplam faktör verimliliği kaynaklı olduğunu görüyoruz. Yani büyümenin üçte birinden fazlası toplam faktör verimliliğinden gelmektedir. Bunu önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi hedefliyoruz.

Tüketim ağırlıklı bir yapı yerine üretim kapasitesini artıran yatırımların öne çıkması, enflasyonla mücadeleyi destekleyen, dış denge üzerindeki baskıları sınırlayan ve potansiyel büyümemizi yükselten daha sağlıklı bir makroekonomik görünüm ortaya koymaktadır.

TL mevduatın payı yüzde 61,5'e yükseldi

Uyguladığımız politikalar çerçevesinde Türk lirasına güven artarak devam etmiş, TL mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun diğer bir somut göstergesi olmuştur. Kur Korumalı Mevduat'tan çıkış sorunsuz bir şekilde tamamlanmıştır.

Brüt rezervler 188,2 milyar dolara ulaştı

Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla, küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaşmıştır.

Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirmiştir. Jeopolitik gerilimlere rağmen risk priminde önemli ölçüde gerileme yaşanmış ve yüksek seviyelerden bugün 220'nin altına inmiştir.

Bu önemli gelişme, riskimizin düşmesiyle gerek kamunun gerekse özel kesimin yabancı para cinsi borçlanmalarında faiz yükünü aşağıya çekmektedir.

Yıllıklandırılmış ihracat 280 milyar dolara ulaştı

Kaydettiğimiz mesafenin önemli göstergelerinden biri de ihracatımızdaki olumlu seyir ve ihracatımızın teknolojik kompozisyonundaki iyileşmedir.

Yıllıklandırılmış ihracatımız, ticaret ortaklarımızdaki belirgin yavaşlamaya ve zorlu dış talep koşullarına rağmen ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.

İhracatımız nitelik olarak da güçlenmiş ve 2024 Ağustos'ta yüzde 40 seviyesinde olan orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracatımız içindeki payı, 2026 Ağustos ayı itibarıyla yüzde 44,1'e ulaşmıştır.

Böylece bir taraftan ihracatımızı artırıyor, diğer taraftan ihracatımızın yüksek teknoloji ve yüksek katma değere dayalı yapısını güçlendiriyoruz.

Cari açıkta savaş etkisi: 0,7 puan

İhracatımızdaki güçlü performansa rağmen enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş, dış dengemiz üzerinde geçici bir baskı oluşturmuştur.

Cari işlemler açığının milli gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında yüzde 1,8, 2025 yılı Haziran ayında ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında bu oran yüzde 2,3'e yükselmiştir.

Bu yükselişin içine baktığımızda 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplıyoruz. Bunu çıkardığınız zaman aslında yapısal bir bozulma olmadığını çok rahat bir şekilde görüyoruz.

Ayrıca mevcut seviyenin uzun dönem ortalaması olan yüzde 3,2'nin belirgin bir şekilde altında kaldığını ve yönetilebilir seviyelerde olduğunu da vurgulamak isterim. Dolayısıyla dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusudur.

Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4

Programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettik. 2024 yılında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir.

Bu güçlü düşüş eğilimi, savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yavaşlamıştır. Enflasyon 2026 Ağustos itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyesinde olmasını bekliyoruz.

TÜFE sepetinin yüzde 34'ünü oluşturan gıda, akaryakıt, doğal gaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturduğumuz endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş görmekteyiz. Buna karşılık savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktığımızda enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini görüyoruz.

Ayrıntılar geliyor...

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Son dakika... OVP açıklandı! İşte Türkiye`nin ekonomideki 3 yıllık büyüme ve enflasyon tahminleri Uzmanpara · az önce Borsa Üç yıllık yol haritası netleşti: Enflasyon ve büyüme tahminleri belli oldu Döviz.com · 30 dk önce Borsa Ekonomide yıl sonu enflasyon tahmini belli oldu. İran Savaşı enflasyona yüzde 7 maliyet getirdi NTV Para · 39 dk önce Borsa Yılmaz OVP'yi açıkladı! Hedefimiz 2028'de yüzde 5 büyüme Finans Gündem (ing) · 43 dk önce Borsa Cevdet Yılmaz OVP'yi açıkladı! Enflasyonda yıl sonu hedefi %28.4 Borsanın Gündemi · 47 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.