5 Eylül 2026, Cumartesi · 20:58 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Özgür Özel: Hiçbir maaş, asgari ücretin altında olmayacak

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin iktidarında ödenen hiçbir maaşın asgari ücretin altında olmayacağını belirterek "Hiçbir maaş, dul maaşı, yetim maaşı, engelli maaşı ne olursa olsun asgari ücretin altında o…

YAYINLAMA 05 Eylül 2026 19:37

GÜNCELLEME 05 Eylül 2026 19:41

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, iki gün sürecek Trakya temasları kapsamında Edirne'nin ardından Kırklareli'ne geldi. Babaeski ilçesi Taşağıl köyünde çiftçilerle bir araya gelen Özel, çiftçilerin sorunlarını dinledi. Bir çiftçi Özel'den destek beklediklerini belirterek, "Artık hiçbir şey üretemiyoruz. Emekli oldum, köye yerleştim hayvancılık yapıyorum. Mazot pahalı, yem pahalı" dedi.

Diğer bir çiftçi de "Komşu köyde çiftçilik yapıyorum. Hem de ziraat doktoruyum. Her şey elimin altında. Tüm firmalar, bayiler hepsi. İlacı ve gübreyi çok uygun fiyata alıyorum. Buna rağmen zarar ediyoruz. Bahçeyi bıraktım, meyveler üzerinde söküyoruz. Bu sene söküyoruz. Yıllardır her sene kötüye gittik, her sene kötüye gittik. Artık dayanamayacak hâle geldik. Girdiler çok pahalı, ürün fiyatlarımız çok düşük. Maalesef söküyoruz bahçemizi. Yılların emeği, yıllarca emek verdiğimiz, her birini kendi ellerimizle diktik bahçemizi ama maalesef söküyoruz" diye konuştu.

"Artık üretemiyoruz"

Başka bir çiftçi de "Her şeyden kötüsü tarlalarımız satılıyor. Kime satıldığını bilmiyoruz. Ektiğimiz, biçtiğimiz yerlere beton evler yapılıyor. Onlar beni çok tedirgin ediyor. Torunlarımıza hiçbir şey bırakamıyoruz. Artık üretemiyoruz. Birçok şeyi terk ettik. Rahat değiliz. Hiç rahat değiliz. Geleceğimiz hiç iyi değil" ifadelerini kullandı.

Bir çiftçi de dul maaşı aldığını belirterek "Hiç kimse sahip çıkmadı. Sahip çıkan yok doğru dürüst. Köyümüzde bile sahip çıkan yok. Çoluk çocuk da anca kendisini idare ediyor. Sahip çıkan yok" dedi.

Diğer çiftçi de "Çiftçinin hali duman. Umudumuz sensin. Bütün dualarımız seninle Başkanım. İnşallah bu kötü günleri atlatacağız. Senin mücadele etmene hayranım. Televizyonlar karşısında ağlıyorum sana. Bütün Türk kadını senin arkanda" diye konuştu.

"Trakya'da ne problem varsa bu köyde de aynı problem var"

Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Önemli bir sorun olarak bu köyde, Trakya'da ne problem varsa bu köyde de aynı problemler var. Bunlardan birincisi hem buğday fiyatlarında yaşanan mesele. Buğday için 16,5 lira fiyat ilan edildiğinde 'Bu maliyetlerle bu fiyat olmaz' denmişti. Sonrasında o fiyat mumla arar olundu ve 12,5 liradan buğday sattı millet. Doğru mu? Şimdi öyle olunca ne oluyor? Bankaya olan borçlar ödenemiyor, faiz üstüne faiz biniyor. ‘Borcu borçla kapatayım’ derken ipotek edilen tarlalar bankalara geçiyor, büyük iflaslar yaşanabiliyor. Allah korusun. Şimdi bu sene ayçiçek ve ayçiçek yağı üretiminde Kırklareli, Türkiye’nin toplam üretiminin yüzde 10’unu yapıyor diye biliyoruz. Maalesef ayçiçeğin fiyatı hâlen daha açıklanmadı ama neredeyse çiçeklerin çoğu toplandı. Bu borç, banka baskısı yüzünden de aracıların eline geçti. Şu anda artık ayçiçekteki bu fiyat belirsizliği yüzünden büyük bir felaket yaşandı, büyük bir yıkım yaşandı."

"Süt üreticiliğinde tehlikeye karşı uyarıyoruz"

"Burada birkaç kişi söyledi. Süt üreticiliği burada çok çok önemli. Süt üretiminde maalesef eskisi gibi sulak meralar, ‘Hayvanları meraya götür, meraya dağılsın. Sonra dönsün’, böyle bir imkân olmadığı için şu anda süt yemini yiyor hayvanlar ve onun sütü satılıyor. Burada bir olmazsa olmaz kural var. Yem - süt paritesinin 1,5 aşağısına düşmemesi lazım. Ne demek o? Yem kaç para? Bin 150 lira, bin lira diyen oldu. En ucuz diyeni kabul edelim; bin lira. 20 lira yemin kilosu. 1’e 1,5 olduğunda sütü 30 liraya satarsan bu işten para kazanılır, bu iş yapılır. Kaç paraya satıyorsunuz sütü? 24 liraya. Yani para kazanmanın ötesinde zarar eden bir fiyatta. 1,1 çok riskli bir paritedir. 1’in altına geldiğinde bu hayvan yediğinden daha azını verdiği için eninde sonunda kasaba gider. Süt ineği kasaba gitti mi artık yıllarca emek verilmiş, evlat gibi büyütülmüş bir ineğin kesilmesi demek büyük bir felaketin yaşanması ve yeni baştan bir buzağı alınıp o verime ulaşmak için üç sene ona bakılması demek. Randımana gelmiş bir ineğin kesilmesi büyük felaket. Buradan uyarıyoruz. 1,1 parite çok tehlikelidir. Süt Kurumu’nun fiyatları revize etmesi lazım. En az 30 lira fiyat ilan edilmesi lazım ve piyasanın çok dikkatli denetlenmesi lazım. Süt üreticisi çeşitli oyunlarla, çeşitli kontratlarla ucuza satmak zorunda bırakılıyor. Bu büyük bir felakete dönüşebilir."

"Hiçbir maaş, asgari ücretin altında olmayacak"

"Bu köy tabii çok iyi insanların, güzel insanların, çalışkan insanların köyü. Ama Türkiye’nin sorunları burada da var. İşte teyzem söyledi, amcam vefat etmiş ve dul aylığı 10 bin lira kalmış. ‘Geçinemiyorum. Bana kimse sahip çıkmıyor. Bana devlet sahip çıksın’ diyor. Ben teyzeme söyleyeyim. YENİ Parti iktidarında ödenen hiçbir maaş, dul maaşı, yetim maaşı, engelli maaşı ne olursa olsun asgari ücretin altında olmayacak. Senin maaşın 10 bin lira değil, senin maaşın bugünkü hesapla bence asgari ücret de yeterli değil elbette, 28 bin lira olması lazım. Devletin seni o ʻhâlde bırakmaya asla ve asla hakkı yok. Vallahi teyze bir şey söyleyeyim, devletin başına geçmeyi kendim için hiç istemiyorum ama senin için çok istiyorum. Şimdi YENİ Parti’nin iktidar olması demek bu teyzenin iktidar olması demek. YENİ Parti’nin iktidar olması demek, çiftçilerin, köylülerin, hayvancılıkla uğraşanların iktidar olması demek. Bugünün ülkeyi yöneten cumhurbaşkanı, çiftçi ‘Anamızı ağlattı’ deyince ‘Al ananı da git’ demişti. Bize böyle bir cumhurbaşkanı lazım değil. Bize nasıl lazım, birincisi gibi lazım. ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen cumhurbaşkanı lazım."

"Ev kadınlarının sigortalarını ödeyeceğiz"

"Ev kadınları, evin bütün yükünü çekiyorlar. Gerekirse gidiyor işte tarlada çalışıyor ama eve geliyor yine yemekle uğraşıyor, temizlikle uğraşıyor, bulaşıkla uğraşıyor, çamaşırla uğraşıyor, çok önemli işler yapıyor ama hiç sosyal güvenceleri yok. Biz tarımda çalışan, ömrü boyunca çalışıyor, emeklilik yok. O yüzden YENİ Parti’nin iktidarında şehirdeki ev kadını, çocuk bakıyorsa, engelli bakıyor, hasta bakıyor çalışamıyorsa biz ona kreş bulamadıysak, bir iş bulamadıysak, kırsaldaki kadın da çalışıyor ama sigortasını ödeyemiyorsa, evde de evin temizliği ile uğraşıyor, hayvanla uğraşıyor, bulaşıkla uğraşıyor, çamaşırla uğraşıyor, bir de tarlaya gidiyor çalışıyor ama imkân yok sigortasını yaptıramıyor ve ödeyemiyorsa kimseyi geride bırakmayacağız. İnşallah bütün ev kadınlarının sigortasını ödeyeceğiz."

"Genç çiftçiye teşvik ve teknolojiden yararlanmak gerekli"

"Çiftçinin ortalama yaşı 57 olmuş. Bu çok büyük bir tehlike. Çiftçi yaşı 57 demek, artık yaşlanmış, emekli olmuş, çalışmaması gereken insanların çalışması demek. Esas genç, üretecek, verimli çalışacak çiftçilerin olmaması demek. 3 genç çiftçiden 2’si, ‘Asgari ücretle sanayi sitesinde iş bulursam köyde çalışmam, kaçar giderim’ diyor. Doğru mu? İşte esas büyük beka sorunu bu. Bizim genç çiftçileri teşvik etmemiz, onları doğru şekilde yönlendirmemiz, kardeşimin söylediği gibi teknolojiden doğru yararlanmasını bilmesi, doğru ürünü ekmesini bilmesi, böyle parça parça küçük tarlayı herkes kendi traktörüyle gitmek yerine, aynı masrafları yapmak yerine, belki ilaç atarken işte yeni yeni başladı, Amerika’nın fiyatlarıyla neden baş edemiyoruz? Adam 2 bin 3 bin dönüm tarlaya geliyor, uçakla ilacı atıyor, gidiyor. Biz, 5 dönüm, 7 dönüm tarlada ayrı ayrı uğraşıyoruz. Ya böyle işte dronlarla, köylere kooperatifler kurmak, bazı modern tarım araçlarını o kooperatife almak, ayda bir kere kullanacağı dronu sen alamazsın. Ama kooperatifin bir tane dronu olsa kimin ilacı atılacak, zehri atılacak onları atar."

"YENİ Parti iktidarında geçim ve alım garantisi veriyorum"

"Bizim projemizde her köye bir ziraat mühendisi görevlendirmek, doğru ürünle yönlendirmeleri yapmak ve bütün çiftçilere ektiği ürün için kaça satacağını, taban fiyatı tayin etmek, nasıl asgari ücretin altında birisi birini çalıştırdı mı devlet tepesine biniyor, ilan edilen taban fiyatın altında olan süt alan da olsa buğday alan da olsa ayçiçek alan da olsa bu kişilerin tepesine binmek düşük ilan edilmiş olan taban fiyatın altında hiçbir fiyata izin vermek gerekiyor. Bu dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi bir şey öğretti. Garantili ödemeler. Kime ödüyor? Yurt dışından, İngiltere’den para bulup getiren ve otoyol yapana yoldan geçiş garantisi veriyor, köprü yapana köprüden geçiş garantisi veriyor. Havaalanı yapana uçuş garantisi veriyor. Hastane yapana hasta garantisi veriyor ama çiftçiye geldi mi ürünü alım garantisi vermiyor. Size söz veriyorum, YENİ Parti’nin iktidarında yani halkın, milletin, köylünün, senin iktidarında size geçim garantisi sözü veriyorum, alım garantisi veriyorum."

"Köylere gitmeyen siyaset yapmasın"

"Bugün dediniz ya ‘Köyümüze geldiniz, işte değerli hissettik, şeref verdiniz…’ Biz şeref duyduk. Köye gitmeyen siyaset yapmasın. Bundan sonra seçimlere kadar nasıl her yere koşuyorsun, gidiyorsun, köy köy, belde belde, ilçe ilçe gezip Türkiye’de derdini köylünün yerinde dinleyip çözüm önerilerimizi söyleyip sizi yeniden nasıl kalkındıracağımızı, örneğin birikmiş borçların faizlerini sileceğiz, ana parayı üçe böleceğiz. Size bir kez daha ikinci bir şans tanıyacağız. İkinci bir şans, ikinci bahar ilan edeceğiz. O yüzden herkes şundan emin olsun ki büyük bir mücadelenin, büyük bir gayretin içindeyiz. Kendimiz için değil ama bu teyzem 10 bin lirayla bir başına kalmasın diye. Bu teyzem, bu süt satanlar ineğini, evladı gibi baktığı ineğini kestirmek zorunda kalmasın diye, çalışanlar, ‘Borç batağındayız’ diye isyan eden çiftçiler, köylüler bundan kurtulsun diye vallahi de iktidar olacağız, billahi de iktidar olacağız, bütün sorunlarınızı çözeceğiz. Hiç kimseyi ayırmayacağız. Hiç kimse geride kalmayacak. Asiye teyze dedi ki ‘Sorunları söyledik, derdimizi anlattık ama herkes madem öyleyse sözünü tutsun oyunu versin, bu iktidarı değiştirsin.’ Ümit ediyorum çok güzel günlerde birlikte olacağız. Halledeceğiz. Seçime kadar, sandığa kadar sabır. Sandıktan sonrası selamet inşallah.

Amcam çok doğru söylüyor. Türkiye’de doğurganlık hızı binde 1,42’ye düştü. Yani iki kişi evleniyor ama Türkiye’de ortalama dört çocuk var. Yani iki de değil. Kiminin bir, kiminin iki. 1,5’in bile altına düşmüş. Aslında Sayın Cumhurbaşkanı ‘Üç çocuk’ diyor. Türkiye’nin genç nüfusa ihtiyacı var ama gençler evlenemiyor, evlense çocuk yapmıyor, birinciyi yapsa ikinciyi yapmıyor. Maalesef dünyanın en acımasız doğum kontrol yöntemi bu ülkeye yoksulluk dayatılarak yapılıyor."

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Dünya Altın Konseyi Raporu: Merkez bankaları temmuzda 23 ton altın aldı Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Global Why Gabelli’s Global Content & Connectivity Fund Likes Rogers Communications (RCI) Yahoo Finance · 2 saat önce Global If a Downturn Is Coming, 50 Years of Market History Says This Is the Single Best Response Yahoo Finance · 2 saat önce Borsa 'Müstehcenlik' soruşturmasında flaş gözaltı: Tuğba Ekinci'nin de aralarında olduğu 5 kişi yakalandı Finans Gündem (ing) · 2 saat önce Borsa Müstehcen içerik operasyonu: Tuğba Ekinci dahil 5 gözaltı Ekonomim · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.