3 Eylül 2026, Perşembe · 09:50 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Oda ve borsa seçimleri 'yön gösterici' olmalı

Oda ve borsa seçimleri 'yön gösterici' olmalı

Akıl çözüm üretmek için vardır; yaşamakta olduğumuz sorunların çözümünü ararken de kendi aklımıza güvenmek en etkili yoldur.

Büyük gücü ancak içeride yaratabileceğimizi; o nedenle toplumsal etkileşimlerimizde gereksiz ayrışmalara yol açacak dil kullanmanın, kin ve nefret tohumları ekmenin orta ve uzun dönemdeki sakıncaları her dönemde yazdıklarımızın “merkez düşüncesi” olmuştur.

Dil, bizi ortak bir amaca odaklayarak yaratmak istediğimiz sonuçlara gücümüzü de odaklar. Dil, aynı zamanda toplumların “yönünü belirlemesinin” de temelidir.

Halkımız, akıl birikiminin süzgeçlerinden geçirerek, “Nereye gideceğini bilmeyen kaptana hiçbir rüzgârın yardımı olmaz!” demiştir.

Ülkemizin iş insanlarını barındıran oda ve borsaların seçimlerinde meslek komiteleri, kendi iş alanları, diğer alanlar, değişik alanlardaki ağların etkileşimi ve “gidilmesi gereken yön” konusunda tabandan tavana bilgiye dayalı fikir üreten platformlar olmalıdır. Ayrıca, değeri olan proje ve uygulanabilir programlarla beslenen öneriler geliştirmeyi ihmal etmemek gerekir.

Oda ve borsa seçimlerinde sorgulayarak netleştirilen, olgunlaştırılan ve çoğaltılan “yön belirleme” için harcanacak her çaba “uyum ve yaşam açısından faydalı bilgi” üretmenin gerek şartıdır.

Özlediğimiz kalkınmayı gerçekleştirmek istiyorsak, sermayeye erişmenin işin yarısı olduğunu, uyum ve yaşam açısından faydalı bilginin de diğer yarısını oluşturduğunu içselleştirmeliyiz.

Uyum ve yaşam açısından çok önemli olan faydalı bilgiyi üretmek, anlama alanını genişletmek ve anlamlandırmak istiyorsak; başka bir deyişle faydalı bilgiyi toplumsallaştırarak kalkınmanın itici gücüne dönüştüreceksek, oda ve borsa seçimleri “vesile” olmalı, sorgulama iklimi yaratmalı, ortamı oluşturmalıyız.

Bilgi araçtır

Faydalı bilgi, toplumun amaçları için bir araçtır. Bilgi, bir bağlamda yaratılmak istenen sonuca bizi götürmüyorsa faydasından söz edemeyiz.

İktisadi gelişme bağlamında ülkemizin gündemi nettir; başlıca bileşenleri bellidir: Değişen bağlantılar, iletişim kapasiteleri, rekabet koşulları, iş birlikleri ve ittifak yapılanmaları gibi. “Ne üreteceğimizkonusunda öncelikler sıralaması yapmalıyız. Jeopolitik oluşumlar, ulus devletleri yöneten hükümetlerin yeni arayışları, iş gücünün değer zincirindeki konumlanma ihtiyacı, nüfus hareketleri, kültürel değerler ve teknolojideki gelişmeler “nasıl üreteceğimizi belirleyecektir. Bir başka boyut, yol göstermede “ne olduğunu” bilmenin yanında asıl önemlisi “ne olması” gerektiğini bilmektir. İnsanlığın yarattığı her teknolojik sıçramanın eşitsizliği artırdığı gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Ne ürettiğimizi ve nasıl ürettiğimizi netleştirsek bile, “kimin için ürettiğimiz” konusunda bir toplumsal sözleşmede uzlaşamazsak enerjilerimizi israf etme olasılığı artar.

Uygarlık tasavvurumuz belirleyicidir

Oda ve borsalarda meslek komiteleri seçim sürecinde uyum ve yaşam için faydalı bilgi üretmenin bazı olmazsa olmazlarını zihnimizde netleştirmeliyiz: “Uygarlık tasavvurumuz” birikimimizi, bakış açımızı, bilinç düzeyimizi, beklentilerimizi ve üreteceğimiz bereketi etkileyen temel zihinsel araçlarımızdan biridir. Uygarlık tasavvurumuz, sorgulama merakının diriliği, akıl disiplinini etkili ve verimli kullanma özeni belirleyici etkenlerdir. Uygarlık tasavvurumuz, aşırı basitleştirilmiş tarihsel anlatımlar üzerine kurulu ahlaki kesinliklere dayalı ise mensubu olduğumuz uygarlığı ötekilerinden üstün görür; insan odaklı bir yol izleme yerine, inanç odaklı kimlik peşinde çatışmacı bir ortama sürükleniriz. Yakın tarihte IŞİD örneğinde görülen, Yahudi topluluklarında “haredi” zihniyetinin yarattığı soykırım ve insanlık dışı uygulamalardan beslenen bir uygarlık algısının toplumsal enerjiyi, uyum ve yaşam açısından faydalı bilgi üretimini nasıl yok ettiğini yaşayarak deneyimledik. İş birlikleri ve ittifaklar oluşturarak “dışa ve dünyaya açık gelişme” yaratma da ihmal edilmemesi gereken diğer bir boyuttur. Uzun soluklu iş birlikleri ve ittifaklar üzerine güç oluşturarak yeni değer zincirinde doğru konumlanma şaşmaz hedef olmalı!

Uygarlık tasavvurumuz, sorgulama merakı, akıl yürütme disiplini ve bilinmezle yüzleşme önemsenmez; her şeyi bir “üst güce” bağlarsak, emanet edilmiş akılla çağımızın son derece dinamik yapıdaki sorunlarına uygun çözümler üretemeyiz.

Uygarlık tasavvurumuz, kuramı, modeli ve metodu küçümseyen bir damardan besleniyorsa; içinde bulunduğumuz iş örgütlerini ve sosyal örgütleri kavrayamaz, özgül misyonlarıyla ilgili varsayımlarımızı sürekli sorgulayarak canlı ve diri tutamayız. Örgütlerimizin misyonunu yerine getirebilmesi için çekirdek yetkinliklerini kapsayıcı biçimde harekete geçiremeyiz. Çevre, misyon ve çekirdek yetkinliklerimizle ilgili varsayımlarımızı yaşamın öz gerçekliğine uyumlu hâle getiremeyiz. Yaşamın bütün alanlarındaki varsayımlarımızın bağlantısal bütünlüğünü sağlayamayız. Örgütümüzün amaç ve hedeflerinin tüm çalışanlar tarafından açık ve net anlaşılmasının gücünü değerlendiremeyiz. Varsayımlarımızı ve zihni modellerimizi sürekli sorgulamadan dünyanın, yakın bölgemizin ve ülkemizin gerçekliklerini tam olarak açıklayamaz, tanımlayamaz ve değerlendiremeyiz.

İç ve dış koşulları bilmek

Oda ve borsa seçimlerinde önemli sorgulama alanlarından biri de kendi iş örgütümüz ve ülkemizdeki genel örgütlenmeyi yönlendiren “iç ve dış koşulları” saptamadan değişim ve dönüşümlere uyum sağlanamayacağı gerçekliğidir. İç ve dış koşulların değişen karakterleri, yarattıkları eğilimler, eğilimlerin fırsat ve tehlikeleri, imkânlarımız ve kısıtlarımız hakkında sorgulama yapmadan net bilgiye erişemeyiz. Net bilgimiz eksikse, erişilebilir kaynakları kullanacak “koordinasyonu” gerektiği gibi yapamayız. İhtiyaçlarımızı ve önceliklerimizi belirleyerek kıt kaynakları etkin ve verimli değerlendiremeyiz.

Çok güncel olan yapay zekâ konusunu toplumsal yaşamda yaratacağı değişim ve dönüşüm bağlamıyla kavrayabilmemiz için iç ve dış koşullarda yarattığı etkileri sürekli sorgulamamız gerekir. İçinden geçtiğimiz oda ve borsa seçim sürecinde yapay zekânın iş örgütlerimize olası etkileri konusunda fikir ve projeleri sorgulamadan ülke geneli için bir “yön gösterme” mümkün olmaz.

Uyum ve yaşam açısından faydalı kolektif bilgi üretme, olgunlaştırma ve etkin biçimde değerlendirme için “plan, öngörme ve önlem alma disiplini” önemlidir. İş insanlarımız, dünyanın çok önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde seçim yapıyorsa, o seçimin odağında planlı yatırımların savunulması, bilgiye dayalı fikir üretiminin özendirilmesi ve uygulanabilir projelerin üretilmesi gündemin ilk sıralarında yerini almalıdır. Yetmez, uygulanan projelerin geri bildirimlerle sorgulanarak sapmaların belirlenmesi ve ince ayarlarla kendini yeniden üreten mekanizmaların işletilmesi de belirleyicidir.

Gözetim ve denetim disiplini

İhmal edilmemesi gereken bir başka boyut, “gözetim ve denetim disiplini” konusudur. Gözetim ve denetimi suçlu arama” algısından kurtararak, eksik ve yanlışı bularak, gerekli ince ayarları yapıp sürdürülebilir bir gelişmenin aracı hâline getirmeliyiz. Oda ve borsa seçim sürecinde, insan eliyle yapılan “etken denetim” ile sistemin gerçekleştirdiği “edilgen denetim” konusunda isteklerimizi net anlatan bir çerçeve belgemiz yoksa sivil toplum inisiyatifinin kamusal sorumluluğunu yerine getiremeyiz.

Ülkemizin en büyük sivil inisiyatiflerinin seçiminde “hata kültürünü yaratma, olgunlaştırma ve çoğaltma” konusu sorgulanmıyorsa, uzun dönemli geleceği koruyan adımları atmak zordur. Hata yapmadan gelişme olmaz, hata korkusu girişimciliği öldürür; ama hataları açık ortamda sorgulayan bir kültür oluşturulmazsa, “kol kırılır, yen içinde kalır”; tekrarlanan hatalar ölçülmesi güç kaynak israfına yol açar.

İlgili Haberler
Makroekonomi Kia fiyatlarını güncelledi: Eylül 2026'da SUV modellerine büyük indirim CNBC-e · 19 dk önce Makroekonomi Anthropic'ten Claude'a önemli güncelleme: Bilgisayarı kullanıcıdan bağımsız kullanabilecek CNBC-e · 20 dk önce Makroekonomi 78 ton altın bir gecede yer değiştirdi: Sır gibi saklanan sevkiyat Yeni Şafak Ekonomi · 21 dk önce Makroekonomi Küresel piyasalarda risk iştahı arttı: Jeopolitik tansiyonun kısmen düşmesi ve tahvil faizleri etkili oldu Ekonomist · 22 dk önce Makroekonomi ABD'li aktör George Clooney, ABD yönetimini eleştirdi Ekonomist · 24 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.