3 Eylül 2026, Perşembe · 20:10 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Küresel tahvil piyasalarında 'dönem değişimi' alarmı: Ucuz para çağı sona mı eriyor?

Küresel piyasalarda devlet tahvili faizlerinin eş zamanlı yükselişi, ekonomi dünyasında derin bir paradigma değişimine işaret ediyor. Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Anadolu Yatırım ile Piyasalarda Açıl…

YAYINLAMA 02 Eylül 2026 10:10

GÜNCELLEME 02 Eylül 2026 10:22

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Küresel tahvil piyasalarındaki güncel durumu değerlendiren Dr. Sarak, gelişmiş ülkelerin tahvil faizlerinde uzun yıllardır görülmemiş tarihi seviyelerin test edildiğini belirtti. Japonya’da 10 yıllık devlet tahvili faizinin %3’e ulaşarak 1996’dan bu yana ilk kez bu seviyeyi gördüğünü aktaran Dr. Sarak, benzer bir sıkışmanın Avrupa ve ABD’de de yaşandığına dikkat çekti.

Dr. Sarak'ın paylaştığı verilere göre; Almanya’da tahvil faizleri 2011’deki Euro Bölgesi borç krizinden bu yana en yüksek seviyeye çıkarken, ülkenin son 5 yıllık tahvil ihalesindeki faiz oranı %3,09’a yükseldi. İngiltere’de uzun vadeli faizler 1998 yılından bu yana görülmemiş seviyelere tırmanırken, ABD 30 yıllık tahvil faizi de %5,3’ün üzerine çıkarak 2007 küresel finans krizinden bu yana en yüksek noktaya ulaştı.

Yükselişi tetikleyen dört temel dinamik

Dr. Sarak, tahvil faizlerindeki bu eş zamanlı yükselişin arkasında tek bir neden olmadığını, birbirini besleyen dört büyük faktörün bulunduğunu ifade etti:

1- Enflasyon ve petrol baskısı: Orta Doğu’daki gerilimlerin petrol fiyatlarını tırmandırması, küresel enflasyon endişelerini canlı tutuyor. Yükselen enflasyon, tahvillerin sabit getirisini erittiği için yatırımcılar daha yüksek faiz talep ediyor.

2- Tarihi borç seviyeleri: Gelişmiş ülkelerin kamu borçları tarihi zirvelerde seyrediyor. ABD’nin borcunun 40 trilyon doları aşması ve Japonya'nın rekor bütçe hazırlıkları, bu borçları finanse etmek amacıyla piyasaya sürülen tahvil miktarını, dolayısıyla arzı artırarak faizleri yukarı çekiyor.

3- Yapay zeka yatırımlarının finansmanı: Teknoloji devleri, yapay zeka altyapılarını finanse edebilmek için piyasaya yoğun bir şekilde şirket tahvili ihraç ediyor. Özel sektörün bu yoğun borçlanma rekabeti, genel faiz seviyelerini yukarı itiyor.

4- Şahin para politikaları: Fed yetkililerinin son dönemdeki şahin tonu ve faizlerin uzun süre yüksek kalacağı yönündeki beklentiler, küresel faiz oranlarını yukarı çekmeye devam ediyor.
Japon sermayesi evine dönüyor.

Analizinde çok kritik bir yapısal değişime değinen Dr. Sarak, uzun süredir dünyanın en düşük faizli ülkesi olan Japonya’daki yerleşik yatırımcıların, geçmişte daha yüksek getiri elde etmek adına ABD tahvillerinin en büyük alıcıları konumunda olduğunu hatırlattı.

Ancak Japonya'da faizlerin %3 seviyesine yükselmesiyle birlikte bu durumun değiştiğini belirten Dr. Sarak, "Japon yatırımcıların artık dışarı çıkmasına gerek kalmıyor, paraları evde kalıyor. Bu da Amerikan tahvilleri için en önemli küresel alıcılardan birinin piyasadan çekilmesi anlamına geliyor" uyarısında bulundu.

"Geleceğe borçlanarak bugünü finanse etme" çağının sınavı

Büyük resme odaklanıldığında, son 15 yıllık ekonomi tarihinin en hareketli dönemlerinden birinin geride kaldığını söyleyen Dr. Sarak, 2008 krizinden sonra faizlerin sıfıra hatta negatife yaklaştığı sürecin sona ermek üzere olduğunu belirtti. Dr. Sarak, o dönemde şişen varlık fiyatlarının, kâr etmeden büyüyen şirketlerin ve sınırsız borçlanan devletlerin tamamının "ucuz para" varsayımı üzerine kurulduğunu, şimdi ise bu yapının temelinden sarsıldığını ifade etti.

Piyasanın gelişmiş devletlere ilk kez ciddi bir biçimde "borcunuzun bir sınırı var" mesajı verdiğini vurgulayan Dr. Sarak, risksiz kabul edilen Amerikan tahvillerinin dahi artık yatırımcılar tarafından sorgulanmaya başladığını ve karşılığında daha yüksek faiz talep edildiğini belirtti. Modern devletlerin son yarım yüzyılda emeklilik, sağlık ve savunma sistemlerini geleceğe borçlanarak finanse ettiğini, ancak bu modelin artık sınırlarına dayandığını ekledi.

Bolluk çağını finanse etmenin bedeli ve yatırımcıya mesaj

Dr. Sarak, çağımıza özgü büyük bir çelişkiye de dikkat çekti: İnsanlık tarihinin en büyük üretkenlik sıçraması olan yapay zeka, teorik olarak maliyetleri düşürüp bolluk yaratmayı vadetse de, bu geleceği bugünden inşa etmenin küresel borçlanma maliyetlerini artıran devasa bir bedeli oluyor. Dr. Sarak bu durumu, "İnsanlık aslında uzun vadeli bir bolluk çağını finanse etmek için kısa vadede bir tür daralma ve kıtlık çağı yaşıyor" sözleriyle özetledi.

Bu yeni dönemin sıradan yatırımcıya verdiği en net mesajın "belirsizliğin fiyatının artması" olduğunu söyleyen Dr. Sarak, ucuz para döneminde risk almanın daha az cezalandırıldığını, ancak paranın daha pahalı olduğu yeni dönemde risklerin çok daha büyük olduğunu belirtti. Sermayenin artık bir bedeli olduğunu; disiplini, sabrı ve gerçek değeri yeniden önemli kılan bir dönemde olduğumuzu ifade eden Dr. Sarak, bu dönüşümün piyasaları spekülasyondan uzaklaştırıp gerçek karlılığa ve üretkenliğe döndürmesi temennisinde bulundu.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Makroekonomi Barclays: Borsada dengeleri değiştirebilecek 4 risk Haber.com Ekonomi · 22 dk önce Makroekonomi Yatırımcıların Fed hesabı değişti: Faiz hesabı yeniden yapılıyor! CNBC-e · 1 saat önce Borsa Togg'un eylül sürprizi faizsiz kredi Finans Gündem (ing) · 2 saat önce Borsa Ucuz Togg öncesi sıfır faizli dev kampanya Borsanın Gündemi · 2 saat önce Borsa 2 AYLIK ENFLASYON FARKI | SSK ve Bağ-Kur emeklisi, memur zam farkı yüzde kaç oldu? 2027 ocak memur zammı! CNN Türk Para · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.