YAYINLAMA 02 Eylül 2026 09:51
GÜNCELLEME 02 Eylül 2026 09:56
Küresel piyasalarda tahvil faizlerinin tırmanışı ve artan jeopolitik riskler nedeniyle oldukça tatsız bir havanın hakim olduğu görülüyor. Dr. Sevgen, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %4,80 seviyelerine kadar yükseldiğini ve İngiltere, Almanya ile Fransa gibi gelişmiş ülkelerde de faizlerin yukarı yönlü hareket ettiğini belirtti. Öte yandan, İran’daki gerilimlerin yeniden başlamasıyla Brent petrolün varil fiyatının 95 doları geçtiğine dikkat çeken Dr. Sevgen, küresel borsalardaki düşüşlerin ana nedeninin bu faiz baskısı olduğunu vurguladı.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) eylül ayındaki faiz kararına yönelik piyasa tedirginliği artsa da Dr. Sevgen, bu toplantıda bir faiz artışı adımı beklemediğini ifade etti. ABD Hazinesi'nin 40 trilyon doları aşan devasa borç yükünü ve sadece yıllık faiz giderinin yaklaşık 1,5 trilyon doları bulduğunu hatırlatan Dr. Sevgen, faiz artışının ABD kamu maliyesi için ciddi bir yük yaratacağını ve Fed’in mevcut veriler doğrultusunda böyle bir risk almayacağını öngördü.
İçeride enflasyon ve TCMB’nin faiz patikası
Yurt dışındaki sıkışıklığa tezat olarak Türkiye'de tahvil faizlerinin aşağı yönlü seyrettiğini belirten Dr. Sevgen, yurt içi enflasyon beklentilerine değindi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) enflasyonunun %1,66 geldiğini, piyasa konsensüsünün TÜİK verisinde %1,90 civarında olduğunu, Anadolu Yatırım olarak ise %1,85 veya daha altında bir oran beklediklerini açıkladı. Dr. Sevgen, enflasyonun beklentilerin altında kalması halinde TCMB'nin 10 Eylül'de yapacağı Para Politikası Kurulu toplantısında geleceğe yönelik bir faiz indirimi sinyali verebileceğini aktardı.
TCMB'nin faiz indirim sürecine girmiş görünmesine rağmen kurlardaki ani atak olasılığı ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle oldukça temkinli davrandığını belirten Dr. Sevgen, piyasadaki likidite fazlasına dikkat çekti. Bankaların elinde yaklaşık 700 milyar TL nakit fazlası bulunduğunu ve bunu TCMB'de değerlendirdiklerini söyleyen Dr. Sevgen, faizlerin çok hızlı düşürülmesi durumunda bu paranın dövize veya döviz bazlı enstrümanlara kayma endişesinin TCMB tarafında da mevcut olduğunu ifade etti.
Borsa İstanbul'da kritik sınır: 14.250 seviyesi
Borsa İstanbul'daki teknik görünümü de değerlendiren Dr. Sevgen, BİST 100 endeksinin kritik 14.300 seviyesini kaybederek 14.229'dan kapandığını anımsattı. 21 günlük ortalamaya denk gelen 14.250 seviyesinin üzerine yeniden çıkılamaması halinde endeksin aşağıda 14.000 sınırına, hatta 100 günlük ortalama olan 13.900 - 14.000 aralığına kadar geri çekilme potansiyeli taşıdığını söyledi.
SPK'nın son fon düzenlemeleri sonrası yaşanan rotasyon hareketleri nedeniyle BİST-TÜM endeksindeki kayıpların %4'e yaklaşarak daha sert olduğunu ekleyen Dr. Sevgen, faiz indirimlerinin uzun vadede hisse senedi kredi maliyetlerini düşürerek borsa ve finans sektörünü olumlu etkileyeceğini dile getirdi.
Altında Çin ve Hindistan etkisi
Küresel altın piyasalarını da yorumlayan Dr. Sevgen, Hindistan Başbakanı Modi'nin cari açığı ve rupi üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla yaptığı "altın ithalatını azaltma" çağrısına değindi. Türkiye'de de benzer kuralların uygulandığını belirten Dr. Sevgen, bu hamlenin küresel altın fiyatlarını büyük ölçüde düşürmesini beklemediğini söyledi.
Ons altının kısa vadede 4.250 - 4.300 dolar seviyelerinde konsolide olmasını bekleyen Dr. Sevgen, fiyatları buralara getiren ana unsurun Çin'in 21 aydır kesintisiz olarak altın rezervlerini artırması olduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.