YAYINLAMA 02 Eylül 2026 00:00
GÜNCELLEME 02 Eylül 2026 00:27
MEHMET KAYA / ANKARA
Uluslararası firmalar açısından fiyat tartışmasına konu olan ilaçların arzı, sektöre etkisi gibi unsurların ise 2027 yılı sonuna doğru, daha fazla veri oluştuğunda ancak değerlendirilebileceğini belirtti.
Kamuoyuna yansıyan bilgi yanlış
Aynı adlı önceki tebliği yürürlükten kaldıran Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ 29 Ağustos günlü Resmî Gazete’de yayımlanmıştı. Bu tebliğde, daha önceki metinde bulunmayan “güncel Avro değeri”; Merkez Bankasınca iki haftada bir açıklanacak Avro satış kuru tanımıyla eklendi. Yeni tebliğde, teknik ifadelerle yer alan güncel Avro kurunun otomatik olarak uygulanması usulü sadece kan ürünleri için geçerli olmasına karşılık, tüm ilaçlara uygulanacakmış gibi algılandı ve bu yönde haberler yapıldı.
Ümit Dereli bu konuya ilişkin soruya yanıtında, ilaç fiyatlamasında kullanılan mevcut usulün (referans ülkelerden derlenen fiyatların, hâlihazırdaki Avro kurundan daha düşük bir kurla derlenerek Türkiye satış fiyatı belirlenmesi) uygulamasında bir değişiklik olmadığının altını çizdi. Bu usulde kullanılan Avro kuru mevzuatta “dönemsel Avro kuru” olarak yer alıyor.
Detay sayılabilecek ve toplam içinde ağırlığı çok düşük olan kan ürünlerinin fiyatlamasında kullanılan “güncel Avro kurunun” ise farklı olduğunu belirten Dereli, “Belirli ürünlere yönelik iki haftada bir güncel kurla fiyatlandırma mekanizmasına yönelik önceki uygulamaya göre değişiklik ise; bu uygulamanın tüm kan ürünleri bakımından Komisyon değerlendirmesine bağlı bir imkân olmaktan çıkarılarak, yalnız belirlenmiş ürünler için doğrudan uygulanacak bir sisteme dönüştürülmüş olmasıdır. Bir kez daha belirtmek isterim ki, bu mekanizma, yeni değildir ve değişiklikler de düzenlemede sınırlı olarak belirlenen bazı kritik ürünler için geçerlidir” değerlendirmesinde bulundu.
Sürdürülebilir etkisi takip edilecek
Yeni tebliğin ilaca erişimi artırmak yönünde amaç taşıdığı da vurgulanmıştı. Bu konudaki soruya Ümit Dereli, “Yeni sistemin yenilikçi ilaçların Türkiye’ye girişi üzerine olası etkilerini değerlendirmek için henüz erken. 2026 yılının son çeyreği ve hatta 2027 yılı sistemin geniş kapsamlı olarak ilk kez uygulanmaya başlayacağı bir geçiş dönemi olacak. Uygulamanın, yeni tedavilerin Türkiye’de tıbbın ve hastaların kullanımına sunulması ve mevcut ilaçların pazardaki sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerini yakından takip edeceğiz” yanıtını verdi.
Uluslararası firmaların değer bazlı bir fiyatlama sistemi talebi sürüyor
AİFD Genel Sekreteri Ümit Dereli değerlendirmesinde, ana taleplerinin veriye dayalı bir fiyatlama sistemi taleplerine işaret etti. Uluslararası firmalar, geniş tanımlı olarak sağlanan faydaya bağlı ilaç fiyatları ödemesinin yapılması yönünde uzun süredir talepte bulunuyor. Karşı görüşte ise bu modelin ilaç fiyatlarını artıracağı, pahalı ilaçların tüketiminin artacağı yönünde görüşler bulunuyor.
Değer bazlı yaklaşımı savunanlar ise toplamda ortaya çıkacak mali fayda ile sağlık faydasının bu artıştan daha fazla olacağını öne sürüyor. Dereli, “AİFD olarak, daha şeffaf, öngörülebilir ve veri/bilgi/kanıt temelli bir fiyatlandırma altyapısının oluşturulması hedefini önemsiyoruz. Sistemin ilk kez kapsamlı olarak uygulanacağı 2026 yılının son çeyreği ve hatta ancak 2027 yılının sonunda, bu düzenlemelerin hastaların yenilikçi tedavilere erişimi ve mevcut ürünlerin pazardaki sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerine yönelik doğru bir değerlendirme yapmak mümkün olabilecektir” ifadesine yer verdi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.