2 Eylül 2026, Çarşamba · 02:19 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Riskin konuşulduğu yerde sigortacılar merkezde olmalı

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, iklim değişikliğinin tüm boyutları ile ele alınması gerektiğini belirterek, “Sigortanın rolünü yalnızca hasar gerçekleştikten sonra ödeme yapan bir sistem olarak tanımlayamayız” dedi. Boğaziçi Ün…

Riskin konuşulduğu yerde sigortacılar merkezde olmalı

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, iklim değişikliğinin tüm boyutları ile ele alınması gerektiğini belirterek, “Sigortanın rolünü yalnızca hasar gerçekleştikten sonra ödeme yapan bir sistem olarak tanımlayamayız” dedi. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İklim Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz ise sigorta ve finans sektörlerinin COP31’deki stratejik önemine değindi.

02 Eylül 2026 00:00 02 Eylül 2026 00:03 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Sevilay ÇOBAN

İklim değişikliği; ekono­mik büyümeden finansal istikrara, gıda güvenliğin­den enerji arzına kadar hayatın her alanını etkileyen en önem­li küresel risklerden biri hâli­ne geldi. Türkiye Sigorta Birli­ği (TSB) Yönetim Kurulu, ger­çekleştirdiği buluşmada, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde An­talya’da düzenlenecek COP31 öncesinde Türk sigorta sektö­rünün hazırlıklarını, öncelik­lerini ve uluslararası gündeme taşımayı hedeflediği başlıkla­rı paylaştı.

TSB Başkanı Ahmet Yaşar başkanlığında gerçekleş­tirilen buluşmaya, TSB Başkan Yardımcıları Fahri Uğur ve Ay­han Sincek ile Yönetim Kuru­lu Üyesi Neslihan Neciboğlu ve Genel Sekreter Özgür Obalı ka­tıldı. Buluşmanın özel konuğu ise Boğaziçi Üniversitesi Öğre­tim Üyesi, İklim Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz oldu. Kurnaz, iklim değişikliğinin Türkiye ve dünya açısından oluşturdu­ğu riskleri, bu risklerin ekono­mik ve toplumsal etkilerini ve sigorta sektörünün iklim deği­şikliğiyle mücadelede üstlene­bileceği stratejik rolünü değer­lendirdi.

“Geçmiş 30 yıllık de­neyimler geleceği fiyatlıyordu” diyen Kurnaz, artık bu dönemin sona erdiğini söyledi. Türkiye ve dünyada meydana gelen afet­lerden örnekler veren Kurnaz, ıslak termometre sıcaklık veri­leri üzerinden risklerin boyutu­nu gözler önüne serdi. Kurnaz, bu yıl 31.’si düzenlenecek COP hakkında görüşlerini paylaşa­rak, şöyle konuştu: “Bu toplan­tıya gerek yok, dünya batıyor.

30 defa toplanıp ne yapmışlar? Artık "nasıl durdururuz" yeri­ne "başımıza geleni nasıl yöne­tiriz, kendimizi nasıl koruruz ve nasıl uyum sağlarız" sorularına odaklanılmalı. Hasar ödenecek mi, ödemek kimin sorumlulu­ğunda? Bugün para ve risk ko­nuşuluyor. O yüzden sigortacı­lar orada olmalı. Sigortacılar bu yeni riskleri fiyatlandırmada ve adaptasyon stratejilerinde mer­kezi bir rol oynamalı. Türkiye iklim değişikliğinden nasıl etki­lenecek, oturup bunu konuşma­lıyız” dedi.

“Sigortanın rolü hasar ödemesinin ötesine taşınmalı”

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, COP31’in Türkiye için yalnızca önemli bir uluslararası organi­zasyona ev sahipliği yapmanın ötesinde, ülkenin sigortacılık ve risk yönetimi alanındaki bi­rikimini dünyaya gösterme fır­satı sunduğunu belirtti.

Yaşar, iklim değişikliğinin ekonomik hayat üzerindeki etkilerinin gi­derek daha görünür hale geldi­ğine dikkat çekerek şunları söy­ledi: “İklim değişikliği artık ge­lecek kuşakların meselesi değil; bugün şehirlerimizi, tarımımı­zı, sanayimizi, enerji altyapımızı ve şirketlerimizin bilançolarını etkileyen ekonomik bir gerçek­lik. Böyle bir ortamda sigortanın rolünü yalnızca hasar gerçek­leştikten sonra ödeme yapan bir sistem olarak tanımlayamayız.”

Sigorta sektörünün sahip oldu­ğu veri, modelleme, risk mühen­disliği ve finansal kapasitenin risk gerçekleşmeden önce kul­lanılması gerektiğini vurgula­yan Yaşar, “Riskin doğru anlaşıl­ması, azaltılması, paylaşılması ve fiyatlanması yatırımları da­ha dayanıklı hale getirirken fi­nansmana erişimi de kolaylaş­tırıyor. COP31’de Türkiye’den dünyaya, sigortanın iklim dönü­şümünün yalnızca finansal gü­vencesi değil, uygulama altya­pısının da temel unsurlarından biri olduğu mesajını vermek isti­yoruz” diye konuştu. Yaşar, Tür­kiye’nin DASK ve TARSİM gibi kamu-özel sektör risk paylaşımı modellerinden elde ettiği dene­yimin de uluslararası tartışma­lara önemli katkı sağlayabilece­ğini belirtti.

“Ölçemediğimiz riski doğru yönetemeyiz

TSB Yönetim Kurulu Üye­si Neslihan Neciboğlu da iklim risklerinin yönetiminde veri ve modellemenin yanı sıra yeşil ya­tırımların yeni risk profillerinin doğru anlaşılmasının da kritik ol­duğunu belirtti. Necipoğlu, “Öl­çemediğimiz riski doğru yönete­meyiz. Sigorta sektörünün hasar verileri, iklim modelleri ve eko­nomik faaliyetlere ilişkin veriler bir araya getirildiğinde yalnızca fiyatlama açısından değil, riskin önlenmesi açısından da son dere­ce güçlü bir bilgi altyapısı ortaya çıkabilir. Türkiye İklim Riski ve Sigorta Çalışması ile hangi böl­gede, hangi sektörün, hangi iklim riskine ne ölçüde maruz olduğu­nu daha net ortaya koymayı he­defliyoruz” diye konuştu.

“Başarıyı hayata geçirilecek pilot projelerle ölçeceğiz”

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı ise COP31 hazırlıklarının bütüncül bir program yaklaşı­mıyla yürütüldüğünü ve Sigor­ta Evi’nin temel hedefinin tar­tışmadan uygulamaya geçiş ol­duğunu belirtti. Obalı, “Kamu ve özel sektörün afet riskini birlik­te taşıyabileceği modeller geliş­termek istiyoruz. Başarıyı kaç toplantı yaptığımızla değil; ka­rar alma süreçlerine girecek risk verileri, kurulacak uluslararası ortaklıklar, yaratılacak yeni fi­nansman kapasitesi ve hayata geçirilecek pilot projelerle ölçe­ceğiz” dedi. Toplantıda, TSB’nin COP31 kapsamında Antalya’da oluşturmayı planladığı Sigorta Evi hakkında da basın mensup­larına bilgi verildi.

2026 Haziran itibarıyla prim üretimi 744 milyar TL'ye ulaştı

Buluşmada ayrıca sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün güncel gündemi ile ulaştığı rakamsal büyüklükler de değerlendirildi. Paylaşılan verilere göre, sektörün toplam prim üretimi 2026 yılı Haziran sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artarak 744 milyar TL’ye, aktif büyüklüğü 4,4 trilyon TL’ye ve ülke ekonomisine sağladığı fon 3,6 trilyon TL’ye ulaştı. Aktif sigortalı sayısının 34,7 milyona yükseldiği sektörde, BES ve OKS’nin toplam fon büyüklüğü 2,4 trilyon TL, tekil katılımcı sayısı ise 16,9 milyon kişi olarak gerçekleşti. Türkiye’de yüzde 2,62 seviyesinde bulunan sigorta penetrasyonunun önemli bir büyüme potansiyeline işaret ettiğini vurgulayan TSB, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 4,7’ye çıkarmayı ve prim üretimini 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyor.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa ABD Hazine Bakanı Bessent: Aşırı dengesizlikler küresel büyümeyi engelliyor Ekonomim · 42 dk önce Borsa Dünyanın 21 dev finans kuruluşundan sabitcoin hamlesi Finans Gündem (ing) · 52 dk önce Borsa Dünyanın önde gelen 21 finans kuruluşundan ortak sabitcoin şirketi hamlesi Ekonomim · 1 saat önce Borsa Altında dengeler değişiyor: Piyasada yeni fiyatlama dönemi Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Borsa AK Parti Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Sezer Köroğlu görevinden istifa etti Ekonomim · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.