2 Eylül 2026, Çarşamba · 02:17 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Bütün yollar Roma’ya değil, Türkiye’ye çıkacak

Türkiye’nin hikâyesi artık yalnızca bir dönem coğrafya kitaplarında okuduğumuz “Avrupa ile Asya arasında köprü” olmakla açıklanamayacak kadar büyüyor. Küresel ticaretin, dünya ekonomisinin birbirine bağlanmasında Türkiye…

Bütün yollar Roma’ya değil, Türkiye’ye çıkacak

Türkiye’nin hikâyesi artık yalnızca bir dönem coğrafya kitaplarında okuduğumuz “Avrupa ile Asya arasında köprü” olmakla açıklanamayacak kadar büyüyor. Küresel ticaretin, dünya ekonomisinin birbirine bağlanmasında Türkiye kritik konumda. Ukrayna, Suriye, Irak, İran derken içinde bulunduğumuz jeopolitik yolu Türkiye’ye çıkartıyor. Bu nedenle de Citibank Türkiye Genel Müdürü Emre Karter, “Türkiye’nin önünde ‘uzun zamandır açılmamış bir fırsat penceresi’ var” diyor.

02 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Ece CEYHUN

Citibank Türkiye Genel Müdürü Emre Kar­ter, savaşlarla birlik­te güvenlik ve tedarik zincir­lerinin yeniden şekillendiği Ortadoğu’da Türkiye’nin önü­ne “uzun zamandır açılmamış bir fırsat penceresi” geldiğini söylüyor.

Karter’e göre Irak ve Suriye’nin istikrara kavuşma­sı, Körfez’in alternatif enerji ve ticaret rotaları arayışı, Orta Koridor’un güçlenmesi ve Tür­kiye’nin finansman merkezi olma potansiyeli aynı hikâye­nin farklı parçaları. “Bütün bu yollar Türkiye’ye doğru yöne­liyor” diyen Karter, enerji ve ulaştırma altyapısında kısa sü­rede 55-60 milyar dolarlık ya­tırım potansiyeline dikkat çe­kiyor.

Dünyanın son birkaç yılda yaşadığı savaşlar yalnızca jeo­politik dengeleri değil, ülkele­rin enerjiye, ticarete ve tedarik zincirlerine bakışını da değiş­tirdi. Hürmüz, Babülmendep ve Süveyş gibi küresel ticare­tin kritik geçiş noktaları artık yalnızca birer coğrafi güzergâh değil, aynı zamanda ülkelerin risk hesaplarının merkezinde.

Tam da bu nedenle yeni dö­nemin hikâyesi, “enerji, mal ve sermaye hangi rotalardan gü­venli biçimde geçecek?” soru­suna dönüşüyor.

Citibank Türkiye Genel Mü­dürü Emre Karter’in çizdiği tablo, Türkiye’yi bu yeni hari­tanın tam merkezine yerleşti­riyor.

Karter’e göre birinci hat enerji. Irak ve Suriye’nin ye­niden istikrara kavuşmasıy­la Körfez’in petrol ve doğal ga­zının farklı rotalar üzerinden dünya pazarlarına ulaştırıl­ması gündeme gelecek. İkinci hat lojistik. Çin’den Avrupa’ya uzanan Orta Koridor, deniz ta­şımacılığındaki darboğazlara alternatif oluşturacak. Üçüncü hat ise finansman. Bu dev alt­yapı yatırımlarını finanse ede­cek sermayenin Türkiye üze­rinden bölgeye akması bekle­niyor.

Bu üç hattın ortak nokta­sı ise Türkiye. Bu nedenle de Karter, “Eskiden bütün yollar Roma’ya çıkar denirdi, şimdi bütün yollar Türkiye’ye çıka­cak” diyor.

Kimse bütün yumurtalarını tek sepete koymayacak

Ortadoğu’da bugün yaşa­nanların Türkiye’nin lehine, hem ekonomik hem de jeopo­litik açıdan çok büyük fırsat­lar yaratacağına işaret eden Karter, “Bölgedeki süreç bitse de bitmese de Hürmüz’ü tek ticaret rotası olarak kullanma konusunda artık bir soru işa­reti var. Dolayısıyla artık kim­se bütün yumurtalarını aynı sepete koymayacak. Tek bir rotaya bağlı kalmayacak. Bu­gün özellikle gaz tarafında ro­taların buluştuğu ve buluşa­cağı yer Türkiye, buna ciddi bir şekilde petrol de eklene­cek. Körfez ülkelerini düşün­düğünüzde bölgedeki ülkeler, üretimini satmak için alterna­tif rota arayışına girecek. Bu rotaların buluşacağı yer Tür­kiye. Türkiye zaten bir enerji hub’ı olma yolunda ilerliyor­du. Şimdi bölgesel bir ener­ji hub’ından global bir enerji hub’ına doğru evrildiği bir dö­nem yaşayacağız” değerlen­dirmesi yaptı.

Karter’e işin finansman bo­yutunu sorduğumuzda ise “Bu büyüklükte enerjinin dünya pazarlarına ulaştığı bir ortam­da finansman bulmak göreceli olarak kolay. Arkasında devlet­ler, devlet fonları, ihracat kre­di kuruluşlarının garantileri, Dünya Bankası ve en önemli­si altyapı fonları olacak. Ben­ce altyapı fonlarının buraya çok daha rahat yatırım yapa­cağı bir dönem açılıyor. Üste­lik bu yatırımlar geçtiği yerlere de istikrar getirir. Bu kadar bü­yük paranın aktığı yerde kimse oyunun bozulmasını istemez” cevabını verdi.

Savunma sanayii 100 milyar dolara gidebilir

Türkiye bu yeni düzlemde en çok hangi sektörlerde fır­sat yakaların cevabı ise Kar­ter’de net: Savunma sanayii… “Savunma sanayinde zaten yükselen bir grafik var ve bu­nun çarpan etkisiyle daha da hızlanacağını düşünüyorum” diyen Karter, “Burada sadece yüksek teknoloji ürünlerin­den bahsetmiyorum. Türkiye savunma sanayiinde net ihra­catçı konuma geldi. İhracatın artış hızına baktığınızda ne­redeyse eksponensiyel bir ar­tış görüyorsunuz. Bugün 11-12 milyar dolar seviyesindeki ih­racatı az bulanlar var. O raka­mın çok yakın bir zamanda 100 milyar dolara ulaşma potansi­yeli olduğunu düşünüyorum. Ama savunma sanayiine yal­nızca savunma sanayii olarak bakmamak lazım. Bunun altın­da çok güçlü bir tedarik zinci­ri var. Teknoloji, insan gücü ve sermayenin başka sektörlere aktarılması mümkün. Bunun özellikle medikal teknolojile­re etkisini görmeye başladık. Türkiye’nin yıllardır gerçek­leştiremediği sanayi dönüşü­münü bu şekilde gerçekleştir­me potansiyeli var. Baktığınız zaman bütün yıldızlar bir anda diziliverdi” yorumunu yaptı.

Vasco da Gama dönemi ticareti sürdürülemez

Hürmüz Boğazı’ndaki ka­panma küresel ticarette rota­ları değiştirdi. Dünya ticare­ti bir dönemde Süveyş Kanalı ile sınandı. Karter, küresel ti­carette Ümit Burnu seçene­ğini değerlendirirken “Vasco da Gama” dönemi ticaretinin sürdürülemez olduğuna işaret ederek “Darboğazlar deniz ro­talarını çok daha maliyetli hale getirdi. Çin’den Kazakistan’a, Kırgızistan’ı da içine alacak şe­kilde Hazar üzerinden Azer­baycan ve Türkiye’ye uzanan hatta inanılmaz bir potansiyel oluştu. Azerbaycan’da, Özbe­kistan’da, diğer bölge ülkele­rinde demiryolu, karayolu ve liman yatırımları hızlanıyor. Mevcut altyapı bugün konuş­tuğumuz hacimleri taşıyacak kapasitede değil. Bu kapasi­telerin katlanarak artırılması gerekiyor. Ama daha önemli­si Türk iş insanlarının haliha­zırda orada yaptığı yatırımlar. Bütün bunların çarpan etki­siyle Türkiye’ye geri döneceği bir döneme giriyoruz. Eskiden bütün yollar Roma’ya çıkıyor, denirdi. Şimdi fiziksel teda­rik zincirlerinin de Türkiye’ye doğru yöneldiği bir döneme gi­riyoruz. Yatırımların çarpan etkisiyle yani Türkiye'ye geri döneceği bir zaman parçasına doğru giriyoruz. Citibank ola­rak biz de geçen sene Özbekis­tan’da temsilcilik açtık” dedi.

Karter tüm bu projeler için 55-60 milyar dolarlık bir yatı­rım hacminden de bahsedile­bileceğini kaydetti.

“Finansman musluğu kapalı değil”

“Bir dezenflasyon süreci içerisindeyiz. Türkiye’nin tarihsel büyüme rakamlarına göre yavaşladığı ve yavaşlaması gereken bir dönemden geçiyoruz. Makro istikrar adına büyümeden belirli ölçüde feragat ediliyor. Çünkü makro istikrarı sağladığımızda gelecekte çok daha büyük yatırımların ve büyümelerin gerçekleşebileceği bir döneme girmek istiyoruz. Kredi büyümesi de makro ihtiyati tedbirler çerçevesinde sınırlandırılmış durumda. Ama bu bankaların kredi verememesi anlamına gelmiyor. Tedbirler ve limitler kapsamında hareket ediyoruz. İstisnalar var ve o istisnalar kapsamında kredi kullandırımı da devam ediyor. Şirketlerin de özkaynaklarını güçlendirmesi gerekiyor. Verimlilik yatırımlarına, otomasyona ve katma değerli üretime yönelmeleri gerekiyor.”

“Yeşil finansmanda ve dijital bonoda yeni işler yaptık”

“Yeşil finansmanda da çok ciddi yeni işlere girdik. Bunun yanında dijital bono ihracı gerçekleştirdik. Burada önemli olan sadece bononun dijital olması değil. İşlemin başından sonuna kadar kağıt süreçlerinin ortadan kaldırıldığı, işlemin tamamen dijital ortamda gerçekleştirildiği ve saklamasının da dijital olarak yapıldığı bir yapıdan bahsediyoruz. Bunlar Türkiye açısından önemli dönüşümler. Çünkü sermaye piyasalarının gelişmesi yalnızca daha fazla para çekmekle ilgili değil; finansmanın kendisinin de yeni teknolojilerle, yeni ürünlerle ve daha verimli süreçlerle yeniden tasarlanması gerekiyor. Türkiye'nin önündeki yeni dönemde hem yabancı sermayeyi çekmesi hem de bu sermayenin farklı finansman araçlarıyla Türkiye'deki yatırımlara yönlendirilmesi açısından önemli bir potansiyel görüyoruz. Bu arada geçen yıldan bu yana Türkiye’de sermaye piyasası ihraçları ve doğrudan finansman yoluyla yaklaşık 18 milyar dolarlık bir finansmana aracılık ettik. Son iki-üç yılda banka olarak bilançomuz dolar bazında ikiye katlandı. Türkiye’nin startup’larına, unicorn adaylarına ve katma değerli sektörlerine odaklanıyoruz.”

“Türkiye’ye uzun zamandır açılmamış bir fırsat penceresi açıldı”

2023’te yeni ekonomi programının açıklanmasıyla birlikte yabancılar açısından “bekle-gör” dönemi sona ermeye başladı. Portföy yatırımlarının Türkiye’ye geri döndüğünü belirten Karter, “Yabancıların tahvil piyasasındaki varlığı ciddi biçimde arttı. Borsa İstanbul’a ilgileri yeniden yükseldi. Uzun vadeli emeklilik fonları, yani long-only fonlar, uzun zamandan sonra Türkiye’ye geri döndü. Bunun bir sonraki aşaması daha uzun vadeli yatırımlar. Türkiye’nin gerçek bir bölgesel merkez, hatta global bir hub olacak şekilde yatırımlarını tamamlaması gerekiyor. Türkiye birçok çok uluslu firma için zaten bir bölgesel merkez. Bu Türkiye’nin sıfırdan öğreneceği bir şey değil.

İstanbul Finans Merkezi’nin genişletilmiş teşvik paketinin zamanlamasını bu nedenle çok doğru buluyorum. Özellikle enerji ticareti üzerine, üçüncü ülkeler arasında Türkiye üzerinden yapılacak ticaret üzerine kurgulanmış bir strateji var. Bundan sonra çok daha büyük çok uluslu şirketlerin finansman fonksiyonlarının Türkiye’ye geldiği ve 25-30 ülkenin buradan yönetildiği yapılara dönüşmesini bekliyorum” diye konuştu.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa ABD Hazine Bakanı Bessent: Aşırı dengesizlikler küresel büyümeyi engelliyor Ekonomim · 40 dk önce Borsa Dünyanın 21 dev finans kuruluşundan sabitcoin hamlesi Finans Gündem (ing) · 50 dk önce Borsa Dünyanın önde gelen 21 finans kuruluşundan ortak sabitcoin şirketi hamlesi Ekonomim · 1 saat önce Borsa Altında dengeler değişiyor: Piyasada yeni fiyatlama dönemi Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Borsa AK Parti Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Sezer Köroğlu görevinden istifa etti Ekonomim · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.