1 Eylül 2026, Salı · 08:40 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Büyümede çeyrek yüzyılın en kötü dönemlerinden biri

Büyümede çeyrek yüzyılın en kötü dönemlerinden biri

Dördüncü en kötü dönem Ya şimdi? Bu büyümeye bu işsizlik gayet normal!

Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdü. İlk çeyrek için daha önce yüzde 2,5 olarak açıklanan büyüme ise yüzde 2,6’ya revize edildi.

İkinci çeyrek büyümesine ilişkin detaylar gazetemizin haber sayfalarında geniş biçimde yer alıyor. O yüzden gelin GSYH verilerine çeyrek yüzyıl geriye giderek geniş bir açıdan bakalım.

1999 yılı başlangıç alınarak yapılan bu çalışmada çeyreklik GSYH verileri yıllık baza getirildi. Her bir çeyrek itibarıyla son dört çeyrek toplamı alınmak suretiyle yıllık bir büyüklük elde edildi ve bu tutar önceki yılın aynı dönemiyle kıyaslandı. Böylece 2000 yılının dördüncü çeyreğinden itibaren her çeyrek itibarıyla yıllık büyüme hızı ortaya çıktı. Son veri TÜİK’in dün açıkladığı ikinci çeyrek verileri ve 2000’den başlatılan seri 2026’nın ikinci çeyreğine kadar getirilmiş oldu.

Dördüncü en kötü dönem

Önce şunu söyleyeyim. 2000 yılının son çeyreğinden bu yılın ikinci çeyreğine kadar geçen dönemdeki yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 4,8 düzeyinde. Bu oran, takvim yıllarına göre olan ortalamayı değil, her bir çeyrek itibarıyla hesaplanmış yıllık büyümeye ilişkin ortalamayı gösteriyor. Aslında takvim yılı bazında yapılan hesaplama da çok yakın bir oran verecektir.

Ortalama böyle ama öyle dönemler var ki büyüme adeta dip yapmış…

■ İlk dip dönem 2001 krizi sürecinde yaşandı. Ekonomi 2002’nin ilk çeyreği itibarıyla yıllık bazda yüzde 6,5 küçüldü.

■ Çeyrek yüzyılın en kötü dönemi 2008-2009 küresel krizi sürecindeki küçülme. Eylül 2008’de başlayan krizle birlikte Türkiye ekonomisi 2009’un üçüncü çeyreği itibarıyla yüzde 7,1 daraldı.

■ Üçüncü küçülme dönemi pandemide yaşandı. Ancak bu kez ne 2001’deki, ne 2008-2009’daki ölçüde bir daralma söz konusu oldu. Pandeminin etkisiyle Türkiye ekonomisi 2019’un üçüncü çeyreği itibarıyla yıllık bazda yüzde 0,9 daraldı.

Bu üç dönemi izleyen dönemlerde ekonomide doğal olarak hızlı bir büyüme ortaya çıktı. Bu tümüyle baz etkisinden kaynaklanan matematiksel bir sonuçtu. Adeta dibe oturan ekonominin normale dönmesi bile oransal olarak çok hızlı bir büyüme yaşanması gibi bir sonuç doğurdu.

Ya şimdi?

TÜİK verilerine göre bu yılın ikinci çeyreği itibarıyla son bir yıldaki büyüme yüzde 3,1 düzeyinde oluştu.

İkinci çeyrekteki yüzde 3,1’lik bu büyüme ne zamandan bu yana kaydedilmiş en düşük oran olabilir?

Bakalım… Geçen yılın ilk çeyreğindeki yıllık büyüme yüzde 2,8 düzeyindeydi. Daha önceye gidince ne zamana kadar uzanıyoruz dersiniz; pandemi dönemine!

2021’in ilk çeyreğindeki yıllık büyüme yüzde 2,7 olmuştu. Aradan geçen dönemde geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,8’lik oran görüldü, son olarak da şimdi yüzde 3,1.

Türkiye, büyümede geçen yılın ilk çeyreğindeki oran hariç tutulursa pandemiden sonraki en kötü dönemi yaşıyor.

Daha geniş bir zaman dilimine bakarak söylersek büyümede çeyrek yüzyılın en kötü dördüncü dönemi yaşanıyor.

Nasıl vahim bir durum içinde olunduğunu, gidişatın ne kadar kötü olduğunu bundan daha iyi ortaya koyan bir veri olabilir mi?

2002’deki daralmanın mazereti var; 2001 krizi…

2008-2009’un mazereti var; küresel kriz…

2019-2020’nin mazereti var; pandemi…

Peki ya şimdi; bugün için mazeret ne?

“Ama savaş” diyenler çıkar mı, kesin çıkar!

Savaş şunun şurasında kaç aylık sorun! Savaştan önceki dönemler de ortada!

Bu büyümeye bu işsizlik gayet normal!

Büyüyemeyen bir ekonominin işsizlik sorununun üstesinden gelmesi beklenebilir mi, tabii ki hayır.

İşsizlikte aydan aya iyileşmeler görülebilir; haziranda olduğu gibi.

Ama bu iyileşme kalıcı olmaz; temmuzda yaşandığı gibi.

Görünür işsizlik temmuzda yüzde 8,1 oldu ve hazirana göre 0,5 puan arttı.

Ama bu görünür oran ve aydan aya keskin iniş çıkışlar göstermesi çok da önemli değil. Önemli olan atıl işgücü oranı ve onun seyri.

Gerçek işsizliği ortaya koyan atıl işgücü oranı temmuz ayında yüzde 30,6 oldu. Oran erkeklerde yüzde 24,9, kadınlarda yüzde 40 düzeyinde.

Oranın büyüklüğüne ve çarpıklığına bakın! Her 100 kişiden yaklaşık 31’i, kabaca her üç kişiden biri…

Bu kişiler ya işsiz ya çalıştığı halde daha iyi bir iş bulabilse hemen yeni işine geçecek.

Bir de iş aramayanlar var. Bunların bir kısmı iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramaktan vazgeçmiş, bir kısmı da evde çocuk ya da yaşlı bakımıyla meşgul olduğu için iş aramıyor ama iş olsa hemen çalışacak.

Türkiye’nin uzun zamandır kendi ortalamasının çok altında bir büyüme kaydedebildiği bir dönemde işsizliğin artması herhalde şaşırtıcı değil.

İlgili Haberler
Borsa BBVA'dan Türkiye için faiz ve büyüme tahmini Finans Gündem (ing) · 43 dk önce Makroekonomi Yüksek teknolojideki hızlı büyüme hormonlu mu hormonsuz mu?  Ekonomi Gazetesi · 52 dk önce Makroekonomi Yıllık ve çeyreklik büyüme farklı şeyler mi söylüyorlar? Ekonomi Gazetesi · 56 dk önce Borsa Beklenti altı büyüme kurumların Türkiye öngörülerini değiştirdi Dünya Gazetesi · 58 dk önce Borsa Borsa İstanbul şirketlerinden milyarlık yeni iş anlaşmaları Döviz.com · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.