Özel, şunları kaydetti:
Üye sayımız 600 bini dün gece geçti. 400 bin kişi online üye oldu, 200 bin kişi formla üye oldu. AK Parti kurulduktan sonraki ilk yıl 400 bin üye kaydedebilmişti. 18 günde 600 bin üye kaydettik. Aidatın kendisi kadar yarattığı aidiyet önemlidir. Yarın MYK kararıyla duyuracağız. Eylül ayı boyunca üye olanlar il başkanlığı seçimlerinde, eylül ve ekim aylarında üye olanlar genel başkanlık seçiminde oy kullanabilecek. İzmir'e gittiğimizde inşallah Ayşe Teyzeme de gideceğiz. 72 ilde 853 ilçede örgütlendik. 600 bin üyemizin 200 bini daha önce hiçbir siyasi partiye üye olmamış kişiler. 1 milyon üyeye de çok kısa zamanda ulaşacağız gibi gözüküyor.
"Eski defterleri kapattık"
Eski defterleri kapattık. Seçilmeden gelinmiş bir makam, delege bize o görevi vermişti, yargı eliyle... Yargıtay kararından şu açıdan umutluyum. Yargıtay'dan emekli olmuş ya da Yargıtay'da bulunanlar bu kararı vatandaşların anlayacağı dilden şöyle izah ediyor: 'İstinaf mahkemesinin aldığı tedbir kararı olacak iş değil. Sonuç doğuran tedbir olmaz.' Bir tedbir kararı verdiğinizde o kararın sonuç doğurmaması gerekiyor. Hukuk tarihimizin en tartışmalı, en şaibeli, günü geldiğinde savunulamayacak kararı. Siyasi partilerde bu tür durumlarda çağrı heyeti atanır, o heyet derhal kongre yapar. Seçimle ilgili düzenlemiş alanları bırakıp partiyi dizayn ettiler. Düpedüz bir darbe. Yargıtay'ın kararından ümitliyim. Atatürk'ün kurduğu hepimizin emeği olan o parti seçilmişler tarafından haksızca yönetiliyor. Varıp da dönüp gidip oraya dönecek halim yok. YENİ Parti yeni yoluna devam edecek. Ama o partinin bir an önce kurultaya gitmesi ve butlancı falan değil seçilmiş birileri tarafından yönetiminin devralınması ve kendi kararını kendi vermesi lazım. Bu darbenin ürününe CHP teslim edilemez. O yüzden tedbir kararı kalktığında orada birilerinin kongre kararını alması lazım. Oradaki organ PM. Tedbir kalkarsa kurultay yapabilmek için bırakıyoruz arkadaşları dedik. Hiç de gizlemedik. Truva atı dışarıdan içeriye girenlere denir. Bizim aklımız geride falan değil. Oranın yağmalanmasına, siyaseten de yağmalanmasına, partinin varlıklarının ve kaynaklarının yağmalanmasına seçilmemişler tarafından istemeyiz. Hukuk eliyle oranın temize çıkması lazım.
"Bir dip dalga olduğu kesin"
Özel, "CHP'ye seçimle bir yönetim gelse ortaklık, ittifak kurar mısınız" sorusu üzerine, "Her şey olur. CHP'nin seçimle gelen bir yönetimi olur. Usulüne uygun seçimle gelen herkes baştacı" ifadesini kullandı.
Özel, Muharrem İnce'nin açıklamasının sorulması üzerine, şunları kaydetti:
İlk duydum, alındım. Parti kurmamızın eleştirilmesi çok normal. Muharrem Bey'in kendi açıklaması var: 'Memleketi kapatmayalım, butlan gelirse oraya geçeriz' demişti bana. Muharrem İnce birçok zorlu süreç yaşadı. Buraya gelmeden 20 dakika önce bana mesaj atmış. Demiş ki, 'Vurgum helal parayla Memleket Partisi'ni kurduğuma ve orada yaşadığım zorluklara ilişkindi. Size yönelik bir şey yok' diye nazik bir mesaj atmış. CHP'de kalmak kendi tercihi. Bizim iktidar hedefimiz var, iktidarla mücadele etmek ve iktidar olmaya çalışmamız lazım. Yargı eliyle parti karıştırılmışken, bir başka meşguliyete, tartışmaya gerek yok. Ben önüme bakarım. Eski dosttan düşman olmaz diye bakarım ben.
Özel, şunları kaydetti:
Bir dip dalga olduğu kesin. Boratav Hoca, 'Bu ülkede sosyal patlamalar sandıkta olur' der. Bir kez bugün yaşananın, anketlerde görülenin, hissedilenin çok ötesinde bir sonuç alacağını görüyorum. Vatandaş sandık sabrı gösteriyor. Bu Anadolu'ya ve Trakya'ya has bir şeydir. Duruyor ve sandıkta patlıyor. Ekonomik sıkıntılar, işsizlik, hor görülme... AK Parti'nin geçmişte çok güçlü olduğu yerlerde gösterilen ilgi çok daha dikkat çekici boyuta ulaşıyor. Hiç olmadığınız şehirlerde böyle şeyler. Kale siyaseti bitti. Geçen gün yolda biri durdurdu, 50 yıllık MHP'liyim size oy vereceğim, AK Parti'nin kurucusuyum, size oy vereceğim diyorlar. Millet, çoklu krizlerin içinde çoklu duygu şokları yaşıyor ve buna karşı YENİ Parti'ye gösterilen ilginin şahsıma gösterilen bir teveccühten öte, yeniye, mücadele azmine gösterildiğini düşünüyorum. Bir parti yok ki kurulduğu gün ana muhalefet olsun, kurulduğu gün anketlerde birinci parti olsun. Uğradığımız haksızlığın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor bunlar.
"Anayasa başka bir şey"
Özel, çerçeve yasaya ve çerçeve yasanın ardından bir anayasa değişikliği olup olmayacağına ilişkin bir soru üzerine ise şunları kaydetti:
Çerçeve yasanın seçmen tercihlerine doğrudan ve radikal bir etki yapmadığı görülüyor ama biraz erken. Belirleyici bir farklılık gözükmüyor ama eylüle ve ekime bakmak gerekiyor. Aç tavuk kendini darı ambarında sanmasın, öyle bir şey de biz yokuz. Anayasa başka bir şey, silahlar sussun başka bir şey. Komisyona girerken biz de bütün partiler de ayrı ayrı açıklamıştı, 'Bu komisyon bir anayasa değişikliği üretmeyecek' diye. Bize gelip resmen bildirilmeyen hiçbir şey üzerine pozisyon ifade etmeyi doğru bulmam. Ne zaman olursa olsun bir anayasa değişikliği yapacaksanız, mevcut anayasaya uymanız lazım. Mevcut anayasaya uymuyor, bir sonraki anayasaya uyacağının garantisi nerede. Anaların gözyaşı dinsin diye, bu memleket kalkınmak için bütçesini doğru yere harcasın diye bir çözüm umuduna bir barış umuduna verilmiş bir oydur onlar.
"Milletin gönlünde ve zihninde beraat edeceğiz"
Özel, "17-18 aydır Silivri'de tutuklu olan biri var. Onu savunan avukatı tutuklu. Eşinin iki kardeşi tutukluydu, en yakın arkadaşları tutuklu, özel kalemi, koruması tutuklu. Mal varlığına el konulmuş. 10 ay boyunca gece gündüz yalanlar... İlk günden beri canlı yayın talebini dile getiriyorum. Hala canlı yayınlansın istiyoruz. Her sorunuza canlı yayında cevap verelim istiyoruz. Milletin gönlünde, milletin zihninde beraat edeceğiz. Savcılarınızı sorularına milletin gözünün içine baka baka cevap vereceğiz ve milletin gönlünde beraat edeceğiz. Eninde sonunda hangi mahkemeye kadar giderse gitsin bu işin sonu beraattir. Böyle bir sisteme güvenilemez. Mutlaka Aziz İhsan Aktaş kararı da bozulacak. Suç örgütü lideri dedikleri kişiyle savcılık makamı arasında geçmişte ve kanunda yazmayan bir mutabakat var, çok net" ifadesini kullandı.
Osman Kavala açıklaması
Özel, AİHM'in Osman Kavala kararı ve bu karara Türkiye'den gelen itirazlara ilişkin olarak, "Avrupa Konseyi ile kavga etmek, AİHM kararlarına uymama, 'Gerekirse çıkarız'. Niye girdik o zaman. AİHM kararlarına uymamak için uluslararası anlaşmanı bozuyorsun. Otoriterleşmeyi tahkim için geri gidiyoruz. Kavala ya da Gezi davasından yatan arkadaşlar, hepimiz yerine yatıyorlar. Bu kararlara uyulmaması ve bunun bir inada dönüştürülmesi Türkiye'ye düşmanlıktır. 86 milyonun evladına düşmanlıktır. Bu ülkeyi dünyadan kopartmayın" ifadesini kullandı.
Melih Gökçek hakkındaki soruşturma
Özel, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin olarak şunları kaydetti:
Mış gibi yapılan bir durum var. Melih Gökçek'e Danimarka tipi yargılama yapılıyor, CHP'li 34 belediye başkanına sabahın altısında gözaltı yapılıyor. Melih Gökçek'i alıp sorgulamaları, onun döneminin bütün müteahhitlerini sorgulamaları lazım. Bu iş öyle ya da böyle bir bağımsız yargının önüne düşer ve tarih önünde bunun hesabı sorulur. Bu süreçte yapılan ortaoyunu mudur kabare midir, başka bir film mi vardır yoksa ileride göreceğimiz bir başka filme fragman mıdır onu ben de bilmiyorum açıkçası. Ben, öyle AK Parti'de bir iç arınma falan... AK Parti en sorunlu parçayı çıkarıp ben arındım diyecekse evet en sorunlu parçadır. Ama Melih Gökçek'e gerçek anlamda bir soruşturma yapılıp hak ettiği bir şey yapılırsa Melih Gökçek neler anlatır, iş nerelere varır, o da ayrı bir mevzu.
Özel, şunları kaydetti:
CHP'ye yaptı ya, işine gelmeyen yönetimi gönderdi, işine gelecek yönetimi getirdi. İşine gelmeyen tarikatların da liderlerine operasyon yapıp, tarikatların yönetimini ya ehlileştirme ya da kendilerine yandaşlaştırmaya çalışıyor. Oraya yapılan iş ilkesel bir mesele değil, taktiksel bir mesele.
"300'e yakın belediye başkanı YENİ Parti’ye geçti"
Büyükşehir Belediye Başkanlarımızın butlana karşı koydukları irade ortada. Doğrudan Adalet Bakanı'nın da kendisinin de dahil olduğu yerlerde belediye başkanlarımıza AK Parti'ye geçme daveti yapılıyor. YENİ Parti kurulurken daha, belediye başkanlarına gelin diyemeyiz, çünkü belediye meclisindeki denge önemli. Bu yüzden belediye başkanlarına bize gelin demedim. 300'e yakın belediye başkanı YENİ Parti'ye geçti. Kendi kararıyla kalan kimseye bir şey demeyiz. Tereddüt eden arkadaşlar var, belediye meclis toplantısını bekleyeyim diyenler var.
"Benim görevim doğru adayı belirlemek"
Siyaset, sözle yapılır. Ben CHP'deyken kesin karar vermiştim. Benim görevim doğru adayı belirlemek demiştim. Halen daha da en doğru adayı belirleme noktasındayım. İş seçim kazanmak. Seçim kazanmak için sorumluluk almak da kıymetli bir iştir, fedakarlık etmek de kıymetli bir iştir. Biz bu beş yılı niye yaşıyoruz. Fedakarlık etmek ve görevinin gereğini yapmak yerine kazanmayacağın bir seçime sorumluluk almaya kalkanlar yüzünden yaşıyoruz. O gün Mansur Bey aday olsaydı cumhurbaşkanıydı, Ekrem Bey aday olsaydı cumhurbaşkanıydı. Memleket bu halde değildi. Benim hedefim, 31 Mart akşamı olduğu gibi teyzemin parasıyla edindiğimiz otobüsü parti önüne çekip toplananlara, 'Bu seçimi cumhurbaşkanı adayımız kazandı ama esas millet kazandı. Bu seçimin galibi YENİ Parti değil, Türkiye'dir. Yarından itibaren ötekisi olmayan bir Türkiye'yi kuruyoruz' demektir.
"Hakkım helal değildir"
Vatandaşın gönlünde büyürsen büyürsün. Aydın'ı Afyon'u AK Parti almış mı oldu. Milletin duygusunu okumak siyasetçinin birinci görevi. Bu iş bir kişisel ahlak meselesi. Yerel seçimlerde ittifak için İYİ Parti'ye gittik. İYİ Parti'yle ittifak yapmak istedik. Dedim ki, 'İki üç firmayla anlaşalım, gücümüz nispetinde maliyeti paylaşalım, kim öndeyse belediye başkan adayı o partiden olsun, belediye meclisini de oy oranlarımız oranında adil bölüşelim' diye önerdim. Bu öneri GİK'ten geçmedi. Adil bir ittifak kimseyi rencide de etmez, ileride mahcup da etmez. Adil olmayan, işte 20'şer milletvekili verelim siz de bizim Cumhurbaşkanı adaylığımızı destekleyelim dediğinizde başka bir şey ortaya çıkıyor. Partisinin ittifak kurma kapasitesiyle aday gösterilmiş insanlara çok haksız saldırılar oluyor.
AK Parti'ye geçenler kul hakkı yediler, yanlış işler yaptılar. Yaptıkları paylaşımı yoruma kapatıyorlar. Allah hiçbir siyasetçiyi onların düştüğü duruma düşürmesin. Örgütümüzün hakkını yediler. İnsan içine çıkamayacak duruma geldiler şehirlerinde. Kimi tehdide teslim oldu. Bu partinin onca yıllık emeğini AK Parti'ye satana hakkım helal değildir.
"Bizi bunlardan kurtarın"
Menderes'te ve Etimesgut'ta yaşananlar butlan yönetimine suçüstü halidir. Bizim dönemimizde kazanılmış iki ilçeden bir tanesini AK Parti'ye verip diğerini butlanda tutmaya çalışan bir anlayış. İçimden geçenleri söylesem yeni polemikler başlar. Ben onları geride bıraktım. O köhne siyaseti, o ilkesiz siyaseti geride bıraktım, ondan bir şey söylemiyorum.
Bizim programımızdaki birincil mesele, sanayide yeni bir kalkınma hamlesi. Tabii bunun dört önemli değişimi yönetmesi gerekiyor. Nitelikli istihdam dönüşümü sağlamak gerekiyor. Mor dönüşüm, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümü nasıl yapacağımızı programımızda yazdık. DPT'nin olmaması meselesi, iş dünyası ve muhalif siyasetçilerin bir konsensüsü noktasında. En çok duyduğum laf, 'Bizi bunlardan kurtar, artık bizi kurtarın'. Sokakta bu laf var.
"Doğurganlık hızının düşmesi beka sorunu"
Türkiye'de çalışma gününün dörde düşmesi, çalışma saatlerinin altı saate düşmesinin tartışılacağı bir dönem gelecek. Emek 4.0'ın konuşulması lazım. Yeni bir başlangıca, bir yeni kalkınma hamlesine ihtiyaç var. Bu düzeni tepetaklak edeceğiz. YENİ Parti, işverenle işçinin iş barışı içinde birlikte kazanıp hakça bölüşeceği yeni bir düzen getirecektir.
Tayyip Erdoğan ile slogan olarak değil ama fikren doğurganlık hızının düşmekte olmasının bir beka sorunu olduğu konusunda birleşiyorum ben. Doğurganlık hızının düşmesinin risk görülmesi ve doğurganlığın teşvik edilmesi başka bir şey de, Türkiye'de dünyanın en acımasız doğum kontrol yöntemi uygulanıyor devlet eliyle. Yoksulluk yüzünden insanlar evlenmeye korkuyorlar. Evlenenler çocuk yapmaya korkuyorlar. 1,42'lik doğurganlık hızı, Türkiye için felaketin ta kendisidir. Gelecekte bir bakım sigortasının olması lazım. Yaşlılığında evinde bakıma muhtaç kişiler, asla bir başlarına bırakılamaz. Devletin vergilerden belli payla fonladığı bir bakım sigortasının ayrılması ve bakıma muhtaç tüm yaşlıların bakımlarının devlet tarafından garanti edilmesi gerekir.
Independent Türkçe
Hakkında daha ayrıntılı: ÖZGÜR ÖZELyeni parti
DAHA FAZLA HABER OKU
Yurtdışına çıkış yasağı bulunan YouTuber Arif Kocabıyık, Kapıkule'de tırın altında yakalandı
"Terörle mücadelede malul kalmayacak şekilde yaralananlara" ilişkin başvurular yarın başlıyor
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.