31 Ağustos 2026, Pazartesi · 13:11 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

BIST 30’a ayrıcalık, serbest fonlara sıkı sınırlar: SPK fon düzenlemesinin şifreleri neler?

SPK’nın yayımladığı Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber ile serbest fonların düşük fiili dolaşımlı hisselerdeki pay alımlarına, portföy yoğunlaşmasına ve yatırım kararlarının dayanaklarına ilişkin yeni sınırlar getirildi. B…

YAYIN TARİHİ, 31 Ağustos 2026 09:27 GÜNCELLEME, 31 Ağustos 2026 12:09

Hasan Selçuk Turan
  • SPK’nın yayımladığı Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber ile serbest fonların düşük fiili dolaşımlı hisselerdeki pay alımlarına, portföy yoğunlaşmasına ve yatırım kararlarının dayanaklarına ilişkin yeni sınırlar getirildi.
  • TEFAS fonlarında yatırımcı yoğunlaşması ve fonların portföy bilgileri için de yeni açıklama kuralları belirlendi.
  • Borsa Analisti Merve Demirel, SPK’nın yatırım fonlarına yönelik rehber güncellemesinin yalnızca fon yoğunlaşmasına ilişkin olmadığını, serbest fonların portföy sınırlarından kamuyu aydınlatma yükümlülüklerine kadar geniş bir alanı kapsadığını söyledi. Demirel, düzenlemenin piyasa derinliği ve kurumsal yatırımcı davranışında değişiklik yaratabileceğini belirtti.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’in güncellenmesiyle serbest fonlara ilişkin kapsamlı bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Düzenlemeyle özellikle söz konusu fonların yatırım yapısına ilişkin sınırlar sıkılaştırılırken, düşük fiili dolaşıma sahip hisselerdeki pay alımları, portföy yoğunlaşması ve yatırım kararlarının dayanaklarına ilişkin yeni kurallar getirildi.

Serbest fonlarda sınırlar sıkılaşıyor

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + Ekle

Yeni düzenlemede serbest fonların düşük fiili dolaşımlı hisselerde gerçekleştirebileceği pay alımlarına sınır getirildi. Buna göre tek bir serbest fon, bir şirketin fiili dolaşımda bulunan paylarının istediği kadarını portföyüne alamayacak. Uygulanacak sınır, şirketin fiili dolaşım oranına göre yüzde 8’den başlayacak ve yüzde 2’ye kadar düşecek. BIST 30 hisseleri ise bu kuralın dışında tutulacak.

Serbest fonların portföylerindeki yoğunlaşma da sınırlandırıldı. Buna göre bir serbest fon, portföyünün yüzde 20’sinden fazlasını aynı grubun üzerine bağlayamayacak. Bunun yanında portföyünde yüzde 5’ten fazla ağırlığa sahip yatırımların toplamı da yüzde 20’yi aşamayacak.

Düzenlemede yatırım kararlarının araştırma ve analiz süreçlerine ilişkin de yeni yükümlülükler yer aldı. Bir yatırımın son 30 günlük ortalamada fonun yüzde 5’i veya üzerine çıkması halinde, bu yatırıma ilişkin alım-satım kararlarının arkasında araştırma ve analiz bulunması gerekecek. Söz konusu araştırma ve analizler genel müdür onayına sunulacak ve 5 yıl süreyle saklanacak.

Yatırımcı için şeffaflık artacak

Şeffaflık tarafında da yeni açıklama kuralları getirildi. Buna göre TEFAS kapsamındaki fonların portföydeki alımlarına ilişkin bilgiler artık aylık değil haftalık olarak açıklanacak. Bu bilgilerin 3 iş günü içinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderilmesi gerekecek.

Ayrıca TEFAS’taki fonlarda tek bir yatırımcının sahip olduğu paylara ilişkin de açıklama yükümlülüğü getirildi. Bir yatırımcının fondaki payı yüzde 30’dan başlayarak belirlenen eşikleri geçtiğinde veya bu eşiklerin altına düştüğünde, yatırımcının kimliği ve fondaki pay oranı KAP’ta açıklanacak.

Düzenlemede portföy yönetim şirketleri (PYŞ) açısından da değişiklikler yer aldı. Serbest fonlar ile fon yöneticilerinin hareket alanına ilişkin yeni kuralların uygulanmasıyla birlikte, söz konusu şartları sağlayan fonların sayısına ilişkin de yeni bir çerçeve oluştu. Bir şirketin özel fonlar dahil çıkardığı serbest fon sayısı, istihdam ettiği portföy yöneticisi sayısından fazla olamayacak.

Düzenlemeyle büyük ortakların borsa dışı pay satışlarına ilişkin de kurallar belirlendi. Buna göre 12 aylık dönemde şirketin fiili dolaşım oranının yüzde 50’nin üzerinde olması halinde yüzde 2, yüzde 50 ve altında olması halinde ise yüzde 4 eşiği uygulanacak. Belirlenen oranları aşan tutarlar borsa dışında satılamayacak. Bu kapsamda satış yapılması halinde SPK tarafından onaylanmış formun kullanılması gerekecek.

Merve Demirel: SPK düzenlemesi piyasa derinliğinin kalitesini artırabilir

Borsa Analisti Merve Demirel SPK’nın yatırım fonlarına yönelik düzenlemesi ile şeffaflık tarafında önemli adımlar atıldığını ve piyasa derinliğinin artışı yönünde önemli mesafe kat edilebileceğini öngördüğünü ifade etti. Düzenlemenin kapsamının beklediğinden daha geniş olduğunu belirten Borsa Analisti Merve Demirel, düzenlemenin aylardır beklenen bir adım olduğunu söyledi.

Demirel, özellikle bazı hisselerde fonların yüksek sahiplik oranlarına ulaşmasının fiyat oluşumu, likidite, endeks hesaplamaları ve yatırım yapılabilirlik açısından soru işaretleri yarattığını ve düzenlemenin bu alana müdahale ettiğini ifade etti.

Demirel, BIST 30 dışındaki bazı hisselerde kısa vadede pozisyon azaltımlarının gündeme gelebileceğini ifade ederken düzenlemenin orta vadede fiili dolaşımın birkaç fon veya fon grubu tarafından aşırı kontrol edilmesini zorlaştırabileceğini söyledi.

TEFAS'ta işlem gören serbest fonların portföy dağılımlarını haftalık açıklamasının şeffaflığı artıracağını belirten Demirel, PYŞ tarafında konsolidasyon beklediğini, bazı fon birleşmeleri, tasfiyeler, şirket birleşmeleri veya satın almaların görülebileceğini ifade etti.

Demirel, ayrıca para piyasası fonlarında yeni sınırlar nedeniyle yüksek getiri farklarının zaman içinde azalabileceğini söyledi.

Soru-cevap: "SPK düzenlemesi sermaye piyasasında sahiplik yapısını yeniden şekillendirebilir"

Soru: Serbest fonları düzenleyen yatırım fonları için rehber güncellemesi neden “aylardır beklenen bir düzenleme”ydi?

"Bu düzenlemenin beklenmesinin temel nedeni yalnızca fon sektörünün hızlı büyümesi değildi. Son dönemde özellikle bazı halka açık şirketlerde kağıt üzerinde görünen fiili dolaşım ile gerçekten piyasada işlem görebilen pay miktarı arasındaki fark ciddi biçimde tartışılıyordu.

Bazı fonların belirli hisselerde yüksek sahiplik oranlarına ulaşması; fiyat oluşumu, likidite, endeks hesaplamaları ve yatırım yapılabilirlik açısından soru işaretleri yaratmıştı. MSCI gibi uluslararası endeks sağlayıcılarının da Türkiye’deki bazı şirketlerde fiili dolaşım ve fon sahipliği konusunda değerlendirmeler yapması, konuyu yalnızca iç piyasanın değil yabancı kurumsal yatırımcının da gündemine taşıdı.

Bu nedenle fiili dolaşım ve fon yoğunlaşmasına ilişkin bir düzenleme bekleniyordu. Ancak gelen paket benim de beklediğimden daha kapsamlı oldu. SPK yalnızca belirli hisselerdeki fon yoğunlaşmasına değil; serbest fonların portföy sınırlarına, portföy yöneticisi kapasitesine, kamuyu aydınlatma yükümlülüklerine ve para piyasası fonlarına kadar oldukça geniş bir alana dokundu.

Örneğin bir serbest fonda portföyün yüzde 5’inden büyük pozisyonlarının toplamı artık yüzde 20’yi geçemeyecek. Ayrıca şirketlerin fiili dolaşım oranına göre fonların sahip olabileceği paylara yeni limitler getiriliyor. BIST 30 hisseleri ise bu sınırlamaların dışında tutuluyor.

Dolayısıyla ben bu düzenlemeyi yalnızca bir fon rehberi değişikliğinden çok, sermaye piyasasında sahiplik yapısını, likiditeyi ve kurumsal yatırımcı davranışını yeniden şekillendirebilecek bir düzenleme paketi olarak görüyorum."

S: Düzenlemenin pazara, ihraççıya ve yatırımcıya kısa ve orta vadeli yansımaları neler olur?

"Ben kısa vadeyle orta vadeyi burada birbirinden ayırıyorum.Kısa vadede ilk etkiyi portföylerin yeniden dengelenmesinde, orta vadede ise sektör yapısında göreceğimizi düşünüyorum.

Kısa vadede özellikle BIST 30 dışında kalan ve serbest fonların yoğun pozisyon taşıdığı bazı hisselerde pozisyon azaltımları gündeme gelebilir. Buna karşılık BIST 30’un yeni sınırlamalardan muaf tutulması, bu hisselere göreli olarak daha fazla kurumsal talep yaratabilir.

Ancak burada doğrudan “BIST 30 yükselir, diğer hisseler düşer” gibi mekanik bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. SPK mevcut pozisyonların uyumu için yıl sonuna kadar kademeli bir geçiş takvimi tanıdı. Bu da ani ve zorunlu satışların yaratabileceği likidite baskısını azaltan önemli bir unsur.

Orta vadede ise düzenlemenin olumlu bulduğum en önemli taraflarından biri, fiili dolaşımın birkaç fon veya fon grubu tarafından aşırı ölçüde kontrol edilmesini zorlaştırması. Çünkü bir şirketin yüksek halka açıklık oranına sahip olması tek başına yeterli değil; hisselerin büyük bölümü birkaç yatırımcının elindeyse gerçek piyasa derinliği düşündüğümüzden çok daha düşük olabilir. Yeni sınırlar fiyat oluşumunun daha geniş bir yatırımcı tabanına yayılmasını destekleyebilir.

Buna karşılık serbest fonlardaki yoğunlaşma sınırlarının oldukça sıkı olduğunu düşünüyorum. Serbest fonların önemli avantajlarından biri, portföy yöneticisinin yüksek kanaat taşıdığı yatırım fikirlerine daha fazla ağırlık verebilmesidir. Bu alan çok fazla daraltılırsa aktif yönetilen fonların piyasadan ayrışması ve başarılı yatırım kararlarıyla ek getiri yaratması zorlaşabilir. Yani manipülatif veya sağlıksız yoğunlaşmayı engellemek ile iyi analiz edilmiş yüksek kanaatli bir pozisyonu engellemek aynı şey değil.

PYŞ tarafında ise orta vadede konsolidasyon bekliyorum. Serbest fon sayısının portföy yöneticisi sayısıyla sınırlandırılması ve sermaye yeterliliği şartlarının yükselmesi özellikle küçük ve butik şirketler üzerinde baskı yaratabilir. Bu süreçte bazı fonların birleşmesi veya tasfiye edilmesi, şirket birleşmeleri ya da satın almalar görmemiz şaşırtıcı olmaz. Ancak daha yüksek sermaye şartının yatırımcı güvenliğini artırırken rekabeti gereğinden fazla azaltmaması da önemli.

İhraççılar, yani halka açık şirketler açısından da yeni dönem önemli. Fonların fiili dolaşımdaki paylara ilişkin yeni sınırları özellikle halka açıklığı düşük veya yatırımcı tabanı dar şirketlerde kurumsal fon talebini etkileyebilir. Bundan sonra şirketlerin sağlıklı bir fiili dolaşım yapısı, güçlü yatırımcı ilişkileri, düzenli bilgilendirme ve daha geniş bir yatırımcı tabanı oluşturması daha önemli hale gelecek.

Yatırımcı açısından ise şeffaflık belirgin biçimde artıyor. TEFAS’ta işlem gören serbest fonlar artık portföy dağılımlarını haftalık açıklayacak. Büyük yatırımcıların fondaki payı belirli eşikleri geçtiğinde bu sahiplik de KAP üzerinden görülebilecek. Bu, özellikle likidite ve yatırımcı yoğunlaşması risklerini değerlendirmek açısından olumlu. Fakat haftalık portföy açıklama tarafındaki tek soru işareti; çok sık açıklama yatırımcıyı fonun stratejisine ortak olmak yerine fon yöneticisinin işlemlerini gecikmeli olarak taklit etmeye de yöneltebilir

Para piyasası fonlarında getirilerin de zaman içinde birbirine daha fazla yaklaşmasını bekliyorum. Yeni mevduat, ters repo ve teminat sınırları nedeniyle son dönemde gördüğümüz çok yüksek getiri farklarının azalması muhtemel.

Özetle piyasa derinliği konusunda tek yönlü bir sonuç beklemiyorum: derinliğin kalitesi artabilir ama dağılımı değişebilir. Bazı orta ve küçük ölçekli hisselerde kurumsal talep azalırken BIST 30'da likidite daha da yoğunlaşabilir."

S: Düzenlemeyi BIST açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? BIST 100 ve uluslararası endekslerde son dönemdeki değişiklikleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Piyasadaki mevcut eleştirilere kısmen katılıyorum. Öncelikle BIST 100’ün Türkiye’nin “en iyi 100 şirketini” seçen bir liste olmadığını unutmamak gerekiyor. Endeks; piyasa değeri, fiili dolaşım ve likidite gibi kriterlerle oluşturuluyor. Dolayısıyla köklü bir şirketin endeksten çıkıp ekonomik ölçekte daha küçük bir şirketin girmesi tek başına sistemin yanlış çalıştığını göstermez.

Ancak sorun şu noktada başlıyor: Endeks hesaplamasında kullanılan fiili dolaşım ve likidite sağlıklı değilse, matematik doğru çalışsa bile ortaya çıkan endeks yatırım yapılabilir piyasayı doğru temsil etmeyebilir.

Son dönemde özellikle bazı şirketlerde fiili dolaşımın önemli bölümünün fonlarda yoğunlaşması bu tartışmayı büyüttü. Uluslararası endeks sağlayıcılarının Türkiye’deki bazı hisselerde yatırım yapılabilirlik ve sahiplik yoğunlaşmasına ilişkin değerlendirmeleri de bunun yalnızca yerel bir tartışma olmadığını gösteriyor.

Bu nedenle yeni düzenlemenin, sorunun önemli nedenlerinden birine doğrudan müdahale ettiğini düşünüyorum. Fonların fiili dolaşımdaki paylara ilişkin sınırlandırılması, piyasanın daha sağlıklı fiyat oluşumuna katkı sağlayabilir.

Ancak yeni sistem BIST 30’u da çok daha kritik bir konuma getiriyor. Çünkü BIST 30 hisseleri serbest fonların bazı yoğunlaşma sınırlarından muaf ve repo-teminat düzenlemelerinde de özel bir konuma sahip. Dolayısıyla bundan sonra BIST 30’a dahil olmanın regülasyon kaynaklı ekonomik değeri de artıyor.

Bu nedenle BIST 30 ve BIST 100 endekslerinin şirketleri gerçekten ne kadar yatırım yapılabilir şekilde temsil ettiği daha da önemli hale gelecek. Ben burada değerleme çarpanlarının endeks kriteri yapılmasından çok; gerçek fiili dolaşım, sahiplik yoğunlaşması, sürdürülebilir likidite ve kurumsal yatırımcının gerçekten pozisyon alıp çıkabileceği pay miktarı gibi kriterlere odaklanılmasını daha doğru buluyorum.

Köklü şirketlerin uzun vadeli yabancı yatırımcıdan uzaklaşması meselesi ise tek başına bu düzenlemeyle çözülemez. Kalıcı yabancı ve yerli kurumsal yatırımcı için makroekonomik öngörülebilirlik, kurumsal yönetim, azınlık pay sahiplerinin korunması ve şirketlerin yatırımcı iletişimi de en az piyasa mikro yapısı kadar önemli."

S: Düzenlemeyle ilgili eklemek istediğiniz bir şey var mı?

"Ben düzenlemeyi şu cümleyle özetlerim:

Sorunun teşhisi büyük ölçüde doğru; ancak bazı alanlarda verilen dozun güçlü olduğunu düşünüyorum.

Fiili dolaşımın birkaç fon üzerinden kontrol edilmesini engelleyen sınırlar, ilişkili taraf işlemlerinin sıkılaştırılması, büyük yatırımcı yoğunlaşmasının açıklanması ve yatırım kararlarının daha güçlü analiz süreçlerine bağlanması piyasa kalitesi açısından olumlu adımlar.

Buna karşılık serbest fonların hareket alanının çok fazla daralması ve PYŞ’ler için giriş bariyerlerinin ciddi biçimde yükselmesi dikkatle izlenmeli. Çünkü iyi regülasyonun amacı bütün riski ortadan kaldırmak değil; riski şeffaf, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmektir.

Önümüzdeki dönemde özellikle serbest fonların BIST 30’a ne kadar yöneldiğini, BIST 30 dışındaki hisselerde likiditenin nasıl değiştiğini, fon birleşme ve tasfiyelerini ve PYŞ sektöründeki konsolidasyonu takip etmek gerekecek.

Benim için ideal sonuç şu:

Fonlar piyasanın fiyatını kontrol edecek kadar yoğunlaşamasın; ancak iyi portföy yöneticisinin doğru yatırım fikrinde piyasadan farklılaşabileceği alan da tamamen ortadan kalkmasın."

Kaynak: cnbce.com POPÜLER HABERLER

TÜİK duyurdu: Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdü

Türk firmalarından Suriye atağı: İnşaat, gıda ve otomotiv öne çıktı

Rusya'da para sisteminde yeni dönem! Dijital ruble kullanıma açılıyor

BIST 100'de haftanın şampiyonu belli oldu: İşte en çok yükselen ve düşen hisseler

ABD'den Rusya'ya kritik teklif: Trump, Putin ve Zelenskiy aynı masada

Kaynak: CNBC-e
İlgili Haberler
Makroekonomi SPK’nın yeni düzenlemesi sonrası gözler BIST 30’a çevrildi CNBC-e · 45 dk önce Makroekonomi Aksu Enerji, SPK kararının ardından alternatiflere yöneldi Paratic · 2 saat önce Makroekonomi Halka arzda tarihi rekor! SPK'nın son düzenlemesi etkisini gösterecek A Haber Ekonomi · 4 saat önce Makroekonomi SPK ve bakanlık izinleri alınmıştı: O şirketin halka arzında kritik karar! Süreç ertelendi CNBC-e · 4 saat önce Makroekonomi SPK, 'mıntıka temizliği'nde vites yükseltti Ekonomi Gazetesi · 5 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.