31 Ağustos 2026, Pazartesi · 02:10 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Yeni Suriye'de Kürtlerin statüsü: Zafer mi, hezimet mi?

Yaklaşık iki yıl önce Ahmet eş-Şara önderliğindeki grupların, Batılı güçlerin de onayıyla, Suriye'deki devlet yönetimini ele geçirmeleri; Birincisi, 1970'te darbe ile iktidara gelen Hafız Esad'ın başına geçtiği Baas reji…

Birincisi, 1970'te darbe ile iktidara gelen Hafız Esad'ın başına geçtiği Baas rejiminin sonunu getirdi.

İkincisi de yeni bir rejimin kurulmasının önünü açtı.

Ancak kurulacak olan bu yeni rejimin hukuki altyapısı meşruiyetini nereden alacak?

Temel hak ve özgürlükler nasıl düzenlenecek?

Ve kurulacak rejimin adı ne olacak?

Bunlar gibi bir dizi sorunun cevabı henüz açıklığa kavuşmuş değil.

Radikal bir geçmişe sahip Ahmet eş-Şara'nın etrafında topladığı gruplar, ılımlı bir rejim üzerinde anlaşabilecekler mi?

Şara ve ekibi, çok farklı inanç ve etnik grubu içinde barındıran Suriye toplumunu hangi birleştirici değerler üzerinden bir arada tutabilecek, bunu zaman gösterecek.

Suriye'de bir sistem kurulmaya çalışılmakta ve şu an sistemleşme aşamasındaki bu yönetimi ayakta tutanlar büyük ölçüde ABD ve belli ölçüde Türkiye'dir.

Bu konu bir yana; birkaç gün önce (25 Ağustos 2026) varılan anlaşma doğrultusunda Mazlum Abdi'nin özerk yönetimin kurumlarının feshini ve SDG (Suriye Demokratik Güçleri)'nin Suriye ordusuna entegrasyonunu Şam'da duyurması üzerine Suriye Kürtleri tekrar gündeme geldi.

Ancak ortada bir anayasa olmadığı için anlaşmanın her bir maddesi farklı şekillerde yorumlanmaya açıktır.

Bu sebeple üzerinde anlaşmaya varılan söz konusu konuların ne şekilde somutlaşacağını anlayabilmek için anayasa metninin hazırlanmasını beklemek gerekir.

Varılan anlaşma, Kürt çevrelerinde farklı şekillerde yorumlanmaktadır.

Bir grup bu anlaşmayı bir hezimet ve teslimiyet olarak görmekte.

Bunlara göre yapılan anlaşma, Suriye iç savaşında Kürtlerin verdiği mücadelenin karşılığı değildir.

İkinci grup daha iyimser ve bu anlaşmanın -verilen sözler tutulduğu takdirde- Kürtler için ciddi kazanımları içinde barındırdığını ifade etmektedir.

Ancak genel havaya bakıldığında herkesin belli ölçüde temkinli olduğu söylenebilir.

Şunu unutmamak gerekir ki her anlaşma birtakım tavizleri ve kazanımları içinde barındırır.

Yazar çizer taifesi çoğu defa sahanın koşullarından bağımsız bir şekilde sahip oldukları salt bilgiyle konforlu ortamlarda, masa başında kurdukları çarpıcı cümlelerle birtakım eleştiriler getirmeyi çok severler; ama her nedense onların ortaya koydukları bir çözüm önerisi de olmuyor; olsa bile ayakları yere basmıyor.

Tolstoy Savaş ve Barış romanında Napolyon-Rus Savaşı'nı anlatırken bu savaşta çok sayıda dış nedenin insan iradesini nasıl nötr hâle getirdiğini, her şeyin yapılan planlardan bağımsız bir şekilde savaşın doğal akışı içinde nasıl biçimlendiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar.

Suriye'deki anlaşmayı değerlendirirken ABD gibi dış güçlerin çıkarlarını, Türkiye gibi komşu ülkelerin hassasiyetlerini, Orta Doğu'nun jeopolitik koşullarını, Suriye yönetimi ile Kürtlerin sahip olduğu gücü, Kürt coğrafyasının avantaj ve dezavantajlarını bir bütün içinde göz önünde bulundurmak gerekir.

Bütün eksikliklerine rağmen tarafların Suriye'de vardığı anlaşmayı (Bu haklar anayasal güvence altına alındığı takdirde) Suriye Kürtleri için bir kazanım, bölge barışı için de ciddi bir gelişme olarak görmek gerekir.

Varılan anlaşmanın bir kazanım olduğunu anlayabilmek için Esad dönemindeki Kürtlerin durumuna bakmak gerekir belki de.

Hafız Esad ve daha sonra oğul Beşar Esad'ın Baas iktidarında;

• Birincisi, Kürt kimliği reddediliyordu çünkü Baas iktidarına göre Suriye'de Kürt yoktu.

• İkincisi, Kürt kültür ve dilinin gelişimine hiçbir imkân tanınmıyordu. Kürt dili statüden yoksundu.

• Üçüncüsü, Suriye Kürtlerinin yaklaşık yüzde 20'si ki "ecanib" (yabancılar) ve "mektumin" (kaydı olmayanlar) olarak tanımlanmaktaydı, vatandaşlık hakkından mahrumlardı. Örneğin mülk edinme hakları olmadığı için bu statüdeki insanlar, sahip oldukları malları akraba-komşular üzerine kaydetmek zorundaydılar. 4 yıl askerlik yaptırılıp vatandaşlık haklarından mahrum bıraktırılan insanlarla bizzat tanıştım.

• Dördüncüsü, Kürt nüfusunun yoğunluğunu azaltma ve asimilasyon politikaları çerçevesinde Kürtlere ait araziler, "Al Hizam al-Arabi" (Arap Kemeri) projesi kapsamında Rakka ve Tabka'dan getirilip sınır boyundaki Kürt nüfusun içine yerleştirilen Araplara dağıtıldı.

Esad rejimi döneminde Kürtlerin durumu bundan ibaret iken birkaç gün önce Ahmet eş-Şara ve Mazlum Abdi önderliğinde Suriye Devleti ile SDG arasında şu konular üzerinde uzlaşmaya varıldı:

• Birincisi, özerk bölgenin kurumları feshediliyor ve SDG/YPG, Suriye ordusunun bir parçası hâline geliyor.
Ancak her ne kadar SDG/YPG mensuplarının bireysel olarak orduya katılmalarından bahsediliyorsa da aslında SDG/YPG, fiiliyatta bütünlüğünü koruyacak şekilde Kürt bölgesinde görev yapmaya devam edecekler.
Ayrıca kadın militanlardan oluşan YPJ de dağıtılmayacak, onlar da bulundukları bölgede, İçişleri Bakanlığına bağlı "iç güvenlik güçleri" olarak görev yapacak.

• İkincisi, Şam'da Mazlum Abdi ve İlham Ahmed'e resmî görevler verilmekte.

• Üçüncüsü, Kürtlerin millî bayram kabul ettikleri 21 Mart Newroz günü ulusal bayram olmakta.

• Dördüncüsü ve belki de Kürt kimliğinin varlığını sürdürebilmesi açısından en önemli konu olan Kürt dilinde eğitimin önü açılmakta, Kürt dili ulusal bir dil kabul edilmekte.

• Beşincisi, "Ecanib" ve "mektumin" kabul edilen kişilere vatandaşlık hakkı verilmekte.

Bütün bu maddeler, Kürtlerin Suriye'nin bir kurucu unsuru olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır.

Bu anlaşmayı bir zafer ya da hezimet olarak görmektense Kürtlerin önceki durumu ile karşılaştırarak ve koşulları göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekir.

Bu anlaşmayı bir başarısızlık olarak görenler verilen bedel ile kazanımlar arasında bir denge olmadığına vurgu yaparken aslında özerklik/federasyon benzeri bir statünün olması gerektiğini söylemekteler.

Verilen bedel ile elde edilen kazanımlar arasında bir dengenin olmadığı yönündeki tespit doğrudur. Ancak Suriye Kürtleri de kimliksel olarak toplu iğne ucu kadar sahip olmadıkları haklardan statü sahibi bir duruma gelebildiler.

Her şeyin bir evrimsel süreci olduğu gibi toplumsal olayların da dayandığı bir evrimsel süreç vardır.

Nasıl ki herhangi biyolojik bir varlık ya da teknolojik bir alet ilk ortaya çıktığı gün en olgun hâliyle var olmuyorsa ve daha gelişmiş formu için zaman gerekiyorsa toplumsal ve siyasal haklar da ilk elde edildikleri gün en olgun hâlleri ile oluşmuyor.

Sosyolojisi büyük ölçüde aşiretlere dayanan, modern anlamda ulus bilinci tam oluşmamış, milliyetçilik düşüncesinin taşıyıcısı burjuva sınıfı yok denecek kadar az olan Suriye Kürtlerinin, hiçbir hakka sahip olunmayan bir aşamadan bir çırpıda - neredeyse devlet statüsü denilebilecek - federasyon veya benzeri bir statüye kavuşacaklarını beklemek eşyanın tabiatına aykırı.

Siyasette duygusallığa yer yoktur. Siyaset, acımasızlık düzeyinde gerçekçi bir olgu.

Ya siyasetin doğruları ile hareket edersiniz ya da siyaset kendi doğrularını size dayatır.

Suriye Kürtlerinin sahip oldukları coğrafya, nüfus sayıları, bu nüfusun coğrafyaya dağılımı dikkate alındığında onlar için en uygun çözümün Suriye'nin bütünlüğü içinde - şu anda elde ettikleri "kazanımlar"la - barışçıl yollardan hakları için mücadele etmek olduğu söylenebilir.

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

Hakkında daha ayrıntılı: SuriyeSDGYPGVahap Uluç

DAHA FAZLA HABER OKU

TÜRKİYE'DEN SESLER

Prof. Dr. Aygün Attar Erdoğan neden hedefte?

KÜLTÜR

TÜRKİYE'DEN SESLER

Behçet Darğın Cahil gezgin

KÜLTÜR

TÜRKİYE'DEN SESLER

Hatice Keltek The Menu: İnsan ne zaman gerçekten doyar?

TÜRKİYE'DEN SESLER

Dr. Osman Gazi Kandemir İsrail'in kendi boyunu aşan hedefleri

İlgili Haberler
Makroekonomi KİRA ZAM ORANI EYLÜL 2026: Eylül ayı kira artış oranı açıklandı mı, ne zaman açıklanacak? Konut-İş yeri Eylül ayı kira zammı nasıl hesaplanır? CNN Türk Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi KKTC'de feribot faciası nedeniyle 3 günlük ulusal yas ilan edildi Independent Türkçe · 1 saat önce Makroekonomi Trump'tan Kanada'ya yeni hamle: Şirketlere ABD çağrısı CNBC-e · 1 saat önce Makroekonomi Yapay zeka kameralarına karşı Dijital Kamuflaj tişörtü satışta Haber.com Ekonomi · 2 saat önce Makroekonomi Kremlin’den İstanbul mesajı: Ukrayna müzakereleri yeniden başlayacak mı? CNBC-e · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.