30 Ağustos 2026, Pazar · 11:05 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

SDG feshedildi: Suriye’de şimdi ne olacak?

SDG'nin feshedilmesiyle Kürtlerin kuzeydoğu Suriye'de on yılı aşkın süredir devam eden fiili özerk yönetimi sona erdi. Entegrasyonun askerî ayağı büyük ölçüde tamamlandı. Bundan sonra uygulama nasıl olacak?

YAYINLAMA 30 Ağustos 2026 09:28

GÜNCELLEME 30 Ağustos 2026 09:28

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi'nin 25 Ağustos'ta Şam'daki Halk Sarayı'nda yaptığı açıklama, Suriye'deki yaklaşık 11 yıllık dönemin kapanışı anlamına geliyor.

Abdi, SDG'nin "bağımsız bir askeri güç" olarak görevini tamamladığını ve feshedildiğini duyurdu. Suriye devlet ajansı SANA'nın aktardığına göre Abdi, yeni dönemi "barış, istikrar ve yeni Suriye'nin inşası" dönemi olarak tanımladı.

ABD'nin IŞİD'e karşı savaşta başlıca yerel ortağı olan ve 2015'te kurulan SDG, yıllar boyu Suriye'nin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol etmiş, burada yalnızca askerî değil, Kürtlerin Rojava olarak adlandırdığı sivil ve idari kurumları da bulunan ayrı bir yönetim düzeni oluşturmuştu.

Türkiye için sınırının hemen ötesindeki bu yapı uzun yıllar boyu tehdit olarak değerlendirilmiş ve ABD ile ilişkilerindeki en pürüzlü noktalardan biri haline gelmişti.

Şam'ın en büyük kazanımı: Tek ordu, tek devlet

SDG'nin feshi Kürtler ile Şam yönetimi arasındaki askerî ve güvenlik alanlarında bir uzlaşıya varıldığını gösterirken, şimdi gözler büyük ölçüde tamamlandığı belirtilen entegrasyonun bundan sonraki aşamalarına ve uygulamaya çevrildi.

2011 sonrasında parçalanan ülkede devlet otoritesini yeniden kurmaya çalışan Şam için SDG'nin bağımsız askerî yapısının ortadan kalkması kritik bir dönüm noktası.

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in derlediği habere göre, SANA Ajansı’nın 27 Ağustos’ta yayımladığı kronolojide, son 17 aylık dönemi "siyasi anlaşmadan sahadaki uygulamaya" uzanan bir entegrasyon süreci olarak tanımladı.

Buna göre sınır kapıları, petrol ve doğal gaz sahaları, havaalanı ve diğer sivil kurumların da Suriye devletine devredilmesi anlaşmanın temel unsurları arasında yer alıyor.

Kuzeydoğu Suriye'de yıllar içinde oluşan paralel devlet yapısının da aşamalı olarak ortadan kaldırılması Şam'ın hedeflerinden biriydi.

Rudaw'a konuşan ve Şam'ın entegrasyon sürecini yürüten ekipte yer alan Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali, 27 Ağustos itibarıyla 20 binden fazla sivil çalışanın devlet sistemine geçirildiğini söyledi. Hilali ayrıca yaklaşık 4 bin eski SDG mensubunun üç aydır Suriye Savunma Bakanlığından maaş aldığını açıkladı.

Entegrasyonun sadece askeri alanda değil sağlık, eğitim, güvenlik, petrol, sınır kapıları ve kamu hizmetleri dahil olmak üzere yıllardır özerk yönetim tarafından yürütülen birçok işlev açısından da sağlanması amaçlanıyor.

Kürtler için anlaşma ne getirdi, beklentiler neler?

Şam açısından en önemli kazanım Suriye'nin toprak bütünlüğü ve devletin silahlı güç üzerindeki tekelinin güçlenmesi olurken, Kürtler açısından tablo daha karmaşık.

Suriye'de geçici yönetimin Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nınoOcak ayında yayımladığı 13 sayılı kararname, Kürtleri Suriye halkının "ayrılmaz ve asli" bir parçası olarak tanırken, Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin Suriye'nin çoğulcu ulusal kimliğinin parçası olduğu belirtilmişti. Bu, Beşar Esad dönemine kıyasla Kürtlerin varlığının tanınması açısından önemli bir kazanım olarak görülüyor.

Bu çerçevede Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemeyle, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki devlet ve özel okullarda Kürtçe "ulusal dil" statüsüyle eğitim müfredatına dahil edildi.

Kürtçe eğitimi, tüm eğitim kademelerinde Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki devlet ve özel okullarda haftada üç saat uygulanacak. Kürtçe notu öğrencinin genel başarı puanına katılacak.

Ancak Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığının kararına göre bu sadece ilk bir yıl için yani geçişte uygulanacak. Kararın yürürlüğe girdiği ilk öğretim yılında öğrencilere sosyal bilgiler, tarih, coğrafya ve felsefeyi Arapça veya Kürtçe okuma seçeneği tanınacak. Bu seçenek sadece bir yıl için geçerli olacak.

Öte yandan Kürtlerin beklentisi yalnızca bunlarla sınırlı değil. Suriye'deki Kürt siyasi hareketi uzun süredir daha kapsamlı bir siyasi ve idari statü talep ediyor. Kürtler, haklarının idari uygulamalarla ve Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla değil Suriye anayasası ile güvence altına alınmasını talep ediyor.

Bundan sonra merak edilen bir başka konu ise SDG'nin partileşip partileşemeyeceği. Suriye'de halen bir siyasi partiler yasası bulunmuyor ve eski partiler de feshedilmiş durumda.

Dört tugay formülü nasıl işleyecek?

Suriye'de taraflar arasındaki en tartışmalı başlıklardan biri başından beri binlerce SDG askerinin nasıl entegre edileceği oldu.

SDG üyelerinin bireysel olarak mı, yoksa kendi komutanlarıyla tugaylar halinde mi merkezi orduya gireceği masadaki en sıcak konulardandı. En sonunda SDG'nin tugaylar halinde katılmasına karar verildi.

Söz konusu tugaylar Haseke, Kamışlı, Derik ve Kobani'de kuruldu.

Foreign Policy'nin 4 Ağustos'ta eski Halk Savunma Birlikleri (YPG) komutanı Sipan Hamo'ya dayandırdığı habere göre bu tugayların ilk üçü 60'ıncı Tümen, Kobani tugayı Halep hattındaki 72'nci Tümen çerçevesinde örgütlendi.

SDG askerlerinin sayısı ile ilgili ise farklı açıklamalara dayanan farklı rakamlar mevcut. Kobani Tugayı Komutanı Mahmoud Berwedan ağustos ortasında 10-12 bin savaşçının orduya katıldığını, yani SDG'nin yaklaşık 35 bin savaşçıdan 12 bininin entegre edildiğini söyledi.

Bu arada her ne kadar SDG savaşçıları şu anda Suriye ordusuna dahil edilmiş görünse de tek ordu niteliğinin oturmasının zaman alacağı belirtiliyor. Fiili olarak emir komuta zincirinin nasıl işleyeceği, yani tugay olarak katılan SDG askerlerinin doğrudan Şam'a mı bağlı olacağı yoksa yerel komutanlıklardan mı emir alacağı da ortaya atılan sorulardan bazıları.

YPJ'nin durumu ve entegrasyonun gri alanları

Entegrasyonun büyük oranda tamamlandığı açıklansa da uzmanlar, uygulamanın dikkatle izlenmesi gerektiğini ve halen bazı gri alanlar mevcut olduğunu belirtiyor.

Bunun en önemli örneklerinden biri Kadın Savunma Birlikleri (YPJ).

SDG'nin önemli bileşenlerinden olan YPJ'nin yeni Suriye güvenlik yapısında nasıl konumlanacağı uzun süre tartışma konusu oldu.

Şam yönetimi merkezi orduda kadın asker bulunmadığını belirterek YPJ'nin orduya entegrasyonuna sıcak bakmadı. Buradaki önemli sorunlardan biri sadece kadın savaşçıların orduya alınıp alınmayacağı değil, YPJ'nin yıllardır sahip olduğu ayrı örgütlenme ve komuta yapısının ne ölçüde korunacağı idi.

En son varılan uzlaşmaya göre YPJ'nin İçişleri Bakanlığına bağlı ayrı bir birim halinde kalması ve Suriye'nin kuzeyinde daha öne kontrol ettiği bölgelerde konuşlandırılması bekleniyor.

Şam, ülke genelinde tek bir güvenlik yapısı kurmak istiyor. Kürt tarafı ise özellikle Kürt bölgelerinde yerel güvenlik unsurlarının tamamen ortadan kaldırılmasına sıcak bakmıyor.

Suriye'nin önünde buna ek olarak çözülmesi gereken başka dosyalar da bulunuyor. Yerinden edilmiş Kürtlerin geri dönüşü, özellikle Afrin ve diğer bölgelerdeki mülkiyet meseleleri, yerel yönetimlerin yetkileri ve eski SDG kadrolarının devlet içerisindeki konumu şimdilik bazı gri alanlar olarak öne çıkıyor.

Bu arada SDG'nin lideri Mazlum Abdi geçici Cumhurbaşkanı Şara'nın danışmanı olarak atandı.

Suriye resmi haber ajansı SANA'nın haberinde dün gece yapılan atama "Cumhurbaşkanı Ahmed Şara 2026 tarihli ve 164 sayılı kararnameyle Mustafa Halil Abdi'yi (Mazlum Abdi) Cumhurbaşkanlığı nezdinde danışman olarak atamıştır" denildi. Abdi'nin kesin olmayan bilgilere göre azınlıklardan sorumlu olacağına ilişkin bilgiler bulunuyor.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 25 Ağustos'taki açıklamasında Mazlum Abdi ile Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden İlham Ahmed'e Suriye yönetimi içinde "anlamlı roller" verilmesini olumlu gelişmeler arasında saymıştı.

İlham Ahmed'in de Şara'nın kontenjanından Suriye Meclisi'ne girmesi bekleniyor.

Türkiye açısından durum ne?

SDG'nin feshi Türkiye'nin güvenlik kaygılarını önemli oranda azaltırken, tümünü otomatik olarak ortadan kaldırmıyor.

Ankara, SDG'nin omurgasını oluşturan YPG'yi PKK ile bağlantılı görüyor ve Suriye'nin kuzeyinde bağımsız bir Kürt askerî yapılanmasına karşı çıkıyordu.

Bu nedenle SDG'nin Suriye devletine entegre edilmesin Ankara'nın uzun süredir talep ettiği ve Şam yönetimiyle birlikte üstünde çalıştığı bir hedefti.

Şimdi Ankara açısından önemli hususlardan biri uygulama olarak gösteriliyor. SDG'nin teorik olarak feshinin ardından sahada da fiiliyatta ortadan kalkıp kalkmadığı yakından takip edilecek.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Abdi'nin açıklamasını olumlu karşıladıklarını belirterek, "Şam'da yapılan açıklama metni itibarıyla olumludur ama pratikte de söylendiği gibiyse ziyadesiyle olumludur" demişti.

Bu noktaya nasıl gelindi?

Suriye'yi yakından takip eden pek çok uzmana göre SDG'nin feshi, aylardır süren askeri, idari, ekonomik ve siyasi entegrasyon sürecinin son aşaması.

SDG ile Şam arasındaki entegrasyon görüşmeleri 2025'te başlamış, ancak taraflar uzun süre özellikle askerî yapıların nasıl birleştirileceği konusunda anlaşamamıştı. SDG, kendi birliklerinin blok şeklinde korunmasını isterken, Şam ve Ankara bağımsız bir askeri komuta zincirinin devam etmesini kabul etmiyordu.

Mart 2025'te taraflar SDG'nin devlet kurumlarına entegrasyonunu öngören bir ön anlaşmaya varırken, kuzeydoğudaki sivil ve askerî kurumların devlete entegre edilmesi kararlaştırıldı.

Anlaşma; sınır kapıları, havalimanı, petrol ve doğalgaz sahalarının merkezi yönetime geçmesini de kapsıyordu. Uygulama için 31 Aralık 2025 tarihi belirlendi ancak süre dolduğunda hükümler Kürtler tarafından hayata geçirilmeyince Şam'ın operasyonları başladı.

2026'nın başında Suriye hükümet güçlerinin SDG'ye karşı düzenlediği operasyon sonucunda örgüt, kontrol ettiği alanların önemli bölümünü kaybetti. Şam'ın operasyonları SDG'nin Rakka ve Deyrizor gibi önemli bölgelerden çekilmesini ve petrol sahaları, sınır kapıları ile IŞİD tutuklularının bulunduğu tesislerin merkezi yönetime devredilmesini beraberinde getirdi.

29 Ocak 2026'da ateşkes ve kademeli entegrasyon anlaşması imzalandı.

Anlaşma; askeri-güvenlik personelinin Savunma ve İçişleri bakanlıklarına alınması, sınır kapıları, petrol ve doğal gaz sahaları, hapishaneler ve sivil kurumların devlete geçmesini öngörüyordu.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Bankalardan `haciz` kararı! Borçlu değilsiniz ama borçlu sayılabilirsiniz Uzmanpara · az önce Borsa Spor federasyonlarından 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı Ekonomim · 12 dk önce Borsa Kasko ve trafik sigortasında yeni dönem 1 Eylül’de başlıyor Ekonomim · 13 dk önce Borsa 1 liralık teşvik geri dönüşümü hızlandırdı: 130 milyon ambalaj geri döndü Dünya Gazetesi · 13 dk önce Borsa Venezuela: ABD ile petrol anlaşması 25 yıl sürecek Döviz.com · 14 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.