YAYINLAMA 29 Ağustos 2026 16:00
GÜNCELLEME 29 Ağustos 2026 16:10
Sağlık altyapısının büyük ölçüde çöktüğü bölgede, son 48 saat içerisinde hastanelere 10 kişinin naaşı ile 18 yaralının getirildiği bildirildi. Yetkililer, ulaştırılan naaşlardan 9'unun İsrail'in doğrudan gerçekleştirdiği son saldırılarda hayatını kaybeden sivillere ait olduğunu açıkladı. Geri kalan 1 cenazenin ise daha önceki bombardımanların ardından uzun süredir enkaz altında kalan ve arama kurtarma ekiplerince yeni çıkarılan bir sivil olduğu saptandı.
Ateşkes döneminde bin 313 kişi hayatını kaybetti
Yayınlanan istatistik raporu, taraflar arasında yakın dönemde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ağır bir şekilde ihlal edildiğini ve sahadaki gerçeğin masadaki mutabakatla hiçbir şekilde uyuşmadığını açıkça gösteriyor. Büyük umutlarla ilan edilen uzlaşının yürürlüğe girdiği günden bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı bin 313’e ulaşırken, yaralananların sayısı ise 4 bin 361’e çıktı.
Bombardımanların ve yerel çatışmaların durmaksızın devam etmesi nedeniyle, yıkılan binaların enkazı altında kaldığı tahmin edilen binlerce cenazeye hala ulaşılamıyor ve bu durum gerçek kaybın açıklananın çok daha üzerinde olduğuna işaret ediyor. Yardım koridorlarının tam olarak açılamaması, tıbbi tahliyelerin engellenmesi ve ateşkes sürecinde bile sivil altyapının sistematik olarak hedef alınması, uluslararası denetim mekanizmalarının işlevselliğini tamamen geçersiz kılıyor.
7 Ekim 2023’ten beri süregelen amansız yıkım ve vefatlar
Orta Doğu'daki gerilim, 7 Ekim 2023 tarihinde patlak veren olayların hemen ardından İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik başlattığı tam teşekküllü askeri operasyonlarla geri dönülemez bir noktaya ulaştı. O günden bu yana aralıksız devam eden hava bombardımanları, geniş çaplı kara harekatları ve bölgeye uygulanan amansız abluka, Gazze'yi adeta büyük bir enkaz yığınına çevirdi. Bu süreçte eşi benzeri görülmemiş, tarihe geçecek büyüklükte bir kitlesel ölüm dalgası yaşandı; on binlerce sivil, aileler ve hatta tüm soylar haritadan silindi. En ağır bedeli sivil nüfus öderken, binlerce çocuk ve henüz hayata gözlerini yeni açmış bebekler bombardımanlar ile yetersiz beslenme yüzünden yaşamını yitirdi. Elektrik ve yakıt kesintileri nedeniyle hastanelerdeki küvezlerde bulunan savunmasız bebekler hayatta kalma mücadelesi verirken, tıbbi imkansızlıklar bu trajediyi daha da büyüttü.
Saldırıların doğrudan hedefi haline gelen sağlık merkezlerinde ilaç, tıbbi malzeme ve anestezi olmadan ameliyatlar yapılmak zorunda kalındı. Yaralılara şifa dağıtmaya çalışan çok sayıda doktor, hemşire ve sağlık çalışanı da görevleri başında hayatını kaybetti. Bölgede uygulanan ekonomik ambargo ve ticari faaliyetlerin tamamen durması, halkı derin bir yoksulluğa ve çaresizliğe sürükledi. Temiz su, gıda ve temel insani ihtiyaç maddelerine erişemeyen milyonlarca Gazzeli, salgın hastalıkların ve açlığın pençesinde çok kötü yaşam standartları altında hayatta kalmaya çalışıyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.