Citigroup, ABD tahvil getirilerindeki yükselişin arkasında mali endişelerden çok enerji fiyatları ve reel getirilerdeki hareketin bulunduğunu savundu. Banka, bütçe açığı kaygıları, enflasyon beklentileri ve teknoloji şirketlerinin borçlanma ihraçlarının tahvil piyasası üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını belirtti. Döviz piyasasını yeni "basınç subabı" olarak gören Citi; Euro, altın ve yüksek getirili gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında doların zayıflayacağı yönündeki pozisyonunu korudu.
Damla Kaya28 Ağustos 2026 14:45
28 Ağustos 2026 15:40
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Citigroup stratejistleri, ABD Hazine tahvil getirilerinde görülen son yükselişin bütçe açığı endişelerinden çok reel getirilerdeki hareket ve enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığını bildirdi.
Citi'nin analiz notunda, büyüme görünümü ile petrol ve diğer enerji fiyatlarındaki yükselişin tahvil getirilerini yukarı taşıdığı belirtildi. Banka, söz konusu hareketin mali risk algısından ziyade reel getiriler ve enerji maliyetleriyle eş zamanlı ilerlediğine dikkat çekti.
Bütçe açığı ve teknoloji şirketlerinin etkisi sınırlı kaldı
Banka analistleri, tahvil piyasasındaki yükselişte bütçe açığı endişelerinin, enflasyon beklentilerinin ve büyük teknoloji şirketlerinin borçlanma ihraçlarının belirleyici rol oynamadığını savundu.
Citi'ye göre piyasalardaki temel "basınç subabı" bundan sonraki dönemde döviz piyasası olacak. Bu çerçevede banka, dolar karşısında Euro, altın ve yüksek getirili gelişmekte olan ülke para birimlerinde uzun pozisyonunu korurken, dolarda kısa pozisyon almaya devam ediyor.
Stratejistler ayrıca ABD hisse senetlerine ilişkin risk iştahını destekleyen olumlu görüşlerini sürdürdü.
Petrol ve iş gücü verileri Bessent'e alan açabilir
Petrol fiyatlarındaki düşüş ve iş gücü piyasasındaki yavaşlama, borçlanma maliyetlerini azaltmak amacıyla tahvil geri alımlarına başlayan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in hareket alanını genişletebilir.
Citi stratejistleri, piyasalardaki bu rahatlamanın etkisiyle 2 Kasım'da açıklanacak çeyreklik borçlanma duyurusundan ve 3 Kasım'daki ara seçimlerden önce borçlanma programında ya da mali politikalarda radikal bir değişiklik beklemiyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.