YAYINLAMA 27 Ağustos 2026 16:50
GÜNCELLEME 27 Ağustos 2026 17:02
Endüstriyel üretimin en kritik ham maddelerinin başında gelen bakır, küresel tedarik zincirindeki kırılmalar ve ticaret politikalarının yarattığı dalgalanma nedeniyle olağanüstü bir hareketlilik yaşıyor. Londra Metal Borsası verilerine göre, aralıksız bir şekilde gerileyen lisanslı bakır stokları 204.975 tona kadar indi. Mayıs ayındaki 389.425 tonluk seviyeye kıyasla yaşanan bu %47,3'lük net erime, son dönemin en düşük envanter seviyesi olarak kayıtlara geçerken piyasada fiziksel teslimat krizini ve tedarik endişelerini doruk noktasına tırmandırdı.
Fiziki mal arayışı fiyat farkını rekora taşıdı
Depolardaki erişilebilir fiziki bakır miktarının bu denli kritik seviyelere gerilemesi, spot piyasa ile vadeli kontratlar arasındaki dengeleri altüst etti. Borsada hemen teslim spot bakır fiyatları ile 3 aylık vadeli kontratlar arasındaki fiyat farkı 545 dolara kadar yükselerek 2021 yılındaki sıkışmadan bu yana görülen en geniş makasa ulaştı. Kısa pozisyonda yakalanan endüstriyel oyuncuların ve fonların, vade sonu yükümlülüklerini yerine getirmek ve tesise ham madde çekmek için fiziksel mal bulma telaşıyla agresif alımlara yönelmesi, ton fiyatının 14.525 dolar sınırına dayanmasında ana etken oldu.
ABD gümrük tarifeleri küresel tedarik rotasını değiştirdi
Piyasadaki bu daralmayı ve yüksek fiyat yapışkanlığını besleyen en temel makroekonomik dinamik, abd yönetiminin ithal rafine bakıra yönelik devreye soktuğu sert gümrük tarifeleri ve korumacı ticaret hamleleri oldu. Yatırımcıların ve büyük emtia trader'larının, beklenen ek vergilerden kaçınarak maliyet avantajı yakalamak amacıyla depolarındaki fiziksel bakırı ABD pazarına kaydırması, avrupa ve asya merkezli borsalarda ani bir likidite boşluğu yarattı. Bölgesel envanter dengesizliklerini derinleştiren bu devasa arbitraj dalgası, spot piyasadaki fiziki mal primlerini yukarı yönlü tetiklemeyi sürdürürken, madencilik sektöründeki ham madde kıtlığıyla birleşerek küresel emtia fiyatlarındaki volatiliteyi beslemeye devam ediyor.
Depolara yapılan kısmi ve dönemsel fiziki girişlerin piyasadaki panik havasını anlık olarak bir miktar yavaşlatabileceği değerlendiriliyor. Ancak küresel pazardaki yapısal arz sıkıntısının ve coğrafi kaymaların kısa vadede kalıcı bir rahatlama sağlamak için yetersiz olduğu açıkça görülüyor. Sektördeki ham madde kıtlığı ve bölgesel envanter dengesizlikleri, önümüzdeki süreçte de küresel emtia fiyatlarındaki volatiliteyi derinleştirmeye devam edecek bir tablo sunuyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.