Yeni eğitim yılının başlamasına sayılı günler kala, okul araç-gereç fiyatları da belli oldu. TÜKİD verilerine göre, temel kırtasiye malzemelerinden oluşan bir okul çantası en az 2 bin 500 TL’ye dolacak. Buna okul forması, ayakkabısı gibi diğer zorunlu kalemler de eklendiğinde okula başlamanın maliyeti 10 bin TL’yi buluyor.
27 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Nurdoğan ARSLAN ERGÜN
Yeni eğitim-öğretim yılı yaklaştıkça kırtasiye sektöründe ‘okula dönüş’ hareketliliği hızlandı. 14 Eylül’de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde üretici, tedarikçi ve perakendeciler, sezon hazırlıklarını büyük ölçüde tamamlarken, velilerde de alışveriş telaşı başladı. Özel okul ücretlerinin cep yaktığı yeni dönemde, kırtasiye ücretleri de velileri düşündürüyor.
Tüm Kırtasiyeciler Derneği’nin (TÜKİD) derlediği verilere göre, defter, kalem, boya gibi temel ihtiyaç malzemeleriyle bir okul çantasının dolması için en az 2 bin 500 TL’yi gözden çıkarmak gerekiyor. Elbette fiyatlar, markasına, lisansına, boyutuna göre farklılık gösteriyor. Bu rakama en düşük fiyatlı 800 TL’lik okul tişörtü, 900 TL’lik okul şortu, bin 500 TL’lik okul ayakkabısı, bin TL’lik okul hırkası ve diğer zorunlu kalemler eklendiğinde, okula başlamanın maliyeti 10 bin TL’ye yaklaşıyor.
Temel okul ihtiyaçlarında yıllık artış %25,4
Çanta, defter, kalem, boya, kalem kutusu, geometri seti ve dosya gibi temel ürün gruplarında stokların hazır olduğunu, farklı bütçelere ve ihtiyaçlara hitap eden geniş bir ürün çeşitliliği bulunduğunu dile getiren TÜKİD Başkanı Taha Keresteci, geçen yıla göre kırtasiye ürünlerine yüzde 25,4 oranında zam geldiğini, bunun da enflasyonun altında kaldığını söyledi. Döviz kuru, lojistik, ham madde ve işçilik maliyetlerindeki yükselişin tüm tedarik zincirini etkilediğini belirten Keresteci, maliyet artışlarının raflara mümkün olduğunca sınırlı yansıtıldığını ifade etti.
Bu yıl temel ihtiyaçlardan oluşan bir okul çantasının yaklaşık 2 bin 500 TL seviyesinde doldurulabildiğini açıklayan Keresteci, “Temel okul ihtiyaçlarında yıllık fiyat artışı yaklaşık yüzde 25 seviyesinde kaldı. Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 31,75 olarak gerçekleşen yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) göz önüne alındığında, kırtasiye sektöründeki artışın genel enflasyonun altında seyrettiği görüldü” dedi.
“İlk kriter fiyat değil ürün güvenliği olmalı”
Girdi maliyetlerindeki artışa rağmen sektörün fiyat zamlarını sınırlı tuttuğunu ifade eden Keresteci, fiyattan ziyade ürün güvenliğinin aileler için ‘ilk kriter’ olması gerektiğini vurguladı. Keresteci, “Bu dönemde alışveriş trafiğinin önümüzdeki haftalarda daha da hızlanmasını bekliyoruz.
Ancak bizim için sezon hazırlığı yalnızca yeterli stok bulundurmak anlamına gelmiyor, velilerin güvenli, kaliteli ve ihtiyaçlarına uygun ürünlere ulaşabilmesi de büyük önem taşıyor. Kırtasiyecilerimiz bu bilinçle hem ürün çeşitliliğini hem de sezon planlamasını yapmış durumda. Velilerimize de alışverişlerini son günlere bırakmadan, güvenilir ve kayıtlı satış noktalarını tercih etmelerini öneriyoruz” dedi.
“Ucuz ürün tasarruf sağlamaz”
Özellikle okul sezonunda ürün güvenliğinin kritik bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Keresteci, Ticaret Bakanlığı’nın 10-14 Ağustos tarihleri arasında 81 ilde gerçekleştirdiği denetimleri hatırlattı. 5 günde 3 bin 612 işletmede yaklaşık 480 bin ürünün incelendiğini ve mevzuata uymayan 367 işletmeye yaptırım uygulandığını hatırlatan Keresteci, merdiven altı ve sağlığa zararlı ürünlere karşı velileri uyardı. “Bir ürünün ucuz olması tasarruf edildiği anlamına gelmez.
Çocukların sağlığını riske atan ucuz ürünler uzun vadede büyük zararlar doğurabilir” diyen Ketesteci’nin uyarılarına göre, velilerin ürün üzerinde üretici/ithalatçı bilgisi, marka, model ve Türkçe uyarıların bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde CE işareti, yaş uyarısı ve EN 71 standartlarına uygunluk aranmalı. Alışverişlerin son günlere bırakılmaması ve mutlaka kayıtlı, güvenilir perakende noktalarından yapılması gerekiyor.
“Kırtasiyede KDV sıfırlansın”
Kırtasiye ürünlerinin ticari bir emtianın ötesinde çocukların eğitimi, gelişimi ve ekrandan uzak kalması için temel bir araç olduğunun altını çizen Taha Keresteci, sektörün en acil çözüm bekleyen talebini şu sözlerle dile getirdi: “Kırtasiye ürünlerinin temel eğitim ihtiyacı olduğu gerçeği ekonomi politikalarında daha fazla dikkate alınmalı. Kırtasiyede KDV’nin düşürülmesi veya sıfırlanması, doğrudan ailelerin eğitim harcamalarına katkı sağlayacak ve eğitime erişimi kolaylaştıracak.”
Veliler fiyat-performans odaklı alışveriş yapıyor
Hayat pahalılığı karşısında velilerin alışveriş alışkanlıklarında belirgin bir değişim yaşandığını ifade eden Taha Keresteci, tüketicilerin artık daha planlı davrandığını belirtti. Adet bazında daha kontrollü bir yaklaşım sergilendiğini kaydeden TÜKİD Başkanı, velilerin sadece en ucuz ürüne değil, uzun süre kullanılabilecek, güvenli ve fiyat-performans dengesi yüksek ürünlere yöneldiğini vurguladı.
Pazar, 2030’da 100 milyar TL’yi aşacak
Yaklaşık 350 tedarikçi, üretici ve toptancı ile 25 bin perakendecinin faaliyet gösterdiği Türkiye kırtasiye sektörü, 2025 yılında 80 milyar TL’lik bir pazar büyüklüğüne ulaştı. 18 milyona yakın öğrencinin eğitim gördüğü Türkiye’de projeksiyona göre her yıl ortalama yüzde 3-5’lik büyüme ile kırtasiye pazar hacminin, 2026’da 85 milyar TL, 2027’de 91 milyar TL, 2028’de 97, 2029’da 104 ve 2030 yılında 111 milyar TL’lik bir değere ulaşması bekleniyor.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.