Peki ne oldu da eski ezber bozuldu? Cevap sadece içerideki vergilerde ya da kurda değil; petrolün doğasında ve dünyanın motorin iştahında gizli.
Eskiden motorin neden benzinden ucuzdu? Aslında motorin doğası gereği ucuz bir yakıt değildi. Ancak Türkiye’de uygulanan vergi politikaları sayesinde mazot, benzine göre avantajlı tutuldu. Dizel motorların az yakması, nakliyecilerin ve çiftçinin bu yakıta bağlı olması da bu tercihi destekledi. O dönemlerde petrol fiyatları ve döviz kuru bugünkü seviyelerde değildi. Dünyada motorine ihtiyaç tavan yapıp içeride kur baskısı artınca eski fiyat dengesi bozuldu.
İşin mutfağına, yani rafinerilere bakalım. 159 litrelik bir varil ham petrolden çıkan ürün miktarı, petrolün kalitesine ve tesisin teknolojisine göre değişir. Fakat genel kural şudur: Bir varil petrolden, motorine göre her zaman daha fazla benzin elde edilir. Yani rafineriler istediği kadar motorin üretemez. Mazot talebi ne kadar artarsa artsın, arzı aynı hızda artırmak teknik olarak mümkün değil.
Ayrıca dünya ekonomisinin yükünü motorin sırtlıyor. Kamyonlar, TIR’lar, traktörler ve gemiler hemen hemen herşey motorinle çalışıyor. Üstelik Avrupa’da kışın ısınma amacıyla kullanılan yakıt da yine motorin türevi. Haliyle dünyadaki motorin talebi benzine kıyasla çok daha fazla.
Bizim açımızdan asıl sorun ise ithalat. Türkiye’deki rafineriler benzin ihtiyacımızın büyük kısmını karşılıyor. Ama iş motorine gelince ciddi şekilde dışa bağımlıyız. Küresel motorin arzı birazcık sıkışsa bile, biz bunun acısını pompa fiyatlarında çok daha sert hissediyoruz. Dünya piyasalarındaki bu yapısal üretim sıkışıklığı, içeride döviz kurunun yükselmesiyle birleşince fiyat makasını kaçınılmaz olarak açıyor.
Kısacası eski ezber bitti. Motorin artık ucuz yakıt değil. Tarladaki traktörden yoldaki TIR’a kadar her şeyin doğrudan maliyeti haline geldi. O maliyetler de dönüp dolaşıp enflasyon olarak market rafındaki etikete yansıyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.