Kültürel sürdürülebilirlik, bölgesel ekonomilerin iklim krizi ve küreselleşme karşısındaki en güçlü direnç mekanizması olarak öne çıkıyor. Küresel ölçekte sürdürülebilir turizm ve yerel değerlerin ekonomiye katılımı 1,5 trilyon dolarlık bir ekosistem yaratırken, Ordu Kültür Yolu Festivali yerel mirası koruyarak kentsel dönüşümün sosyal omurgasını inşa etmeye hazırlanıyor.
25 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Başak Nur GÖKÇAM/ORDU
basaknur.gokcam@dunya.com
Yeşil ekonomi tartışmaları çoğunlukla finansal mekanizmalar ve yenilenebilir enerji yatırımları ekseninde sıkışsa da sürdürülebilirliğin göz ardı edilen en temel ayağını sosyo-kültürel sermaye oluşturuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, küresel gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 3,1’ini doğrudan besleyen yaratıcı endüstriler ve kültürel miras, yerel ekosistemlerin korunmasında stratejik bir kalkan görevi görüyor. Türkiye'nin toplam fındık dikim alanlarının yüzde 30,8’ini tek başına barındıran ve 2,3 milyon dekarlık üretim alanıyla küresel fındık tedarik zincirinin kalbi sayılan Ordu, bu kez doğası ve ekonomisiyle bütünleşen dev bir kültürel aktarım projesine ev sahipliği yapıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 15’inci durağı olan kent, kentsel hafızayı ve somut olmayan mirası sürdürülebilir geleceğin merkezine yerleştiriyor.
Fındığın sosyo-ekolojik hafızası
Festival kapsamında Taşbaşı Sanat Alanı’nda gerçekleştirilen ‘Yaşayan Miras Söyleşisi: Fındıkçılık’, bir ürünün ekonomik bir emtiadan öte, nasıl bölgesel bir kimlik ve ekolojik yaşam biçimi sunduğunu gözler önüne serdi. Bölge ekonomisinde binlerce ailenin geçim kaynağı olan fındık, yalnızca rekor rekoltelerle değil, asırlardır süregelen ‘imece’ kültürü, bahçe ritüelleri ve geleneksel imalat yöntemleriyle ele alındı. İmece geleneklerinin yaşatılması, küçük ölçekli üreticilerin sosyo-ekonomik dayanıklılığını artırırken; doğayla uyumlu geleneksel üretim bilgisinin modern dünyaya aktarılması, çevresel sürdürülebilirliğin de anahtarını oluşturuyor.
Gelenekten geleceğe döngüsel tasarım
Kültürel mirası çağdaş üretim modelleriyle buluşturan festival sergileri, atıksız ve döngüsel tasarımın kadim köklerine ışık tuttu. Ordu Olgunlaşma Enstitüsü’nde sergilenen ‘Kültürel Miras Taşıyıcısı’ projesi bünyesinde, kentin tescilli motifleri ve geleneksel el sanatları modern moda ve dokuma teknolojileriyle buluşturuldu. Bitkisel örücülük, nakış ve yöresel dokumaların sıfır atık prensipleriyle yeniden yorumlandığı sergi, yerel hammaddelerin sürdürülebilir tasarım kurgularına nasıl yön verebileceğini kanıtladı.
Öte yandan, Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası’nda ziyaretçilerini ağırlayan ‘Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri’ ve Taşbaşı Kültür Merkezi’ndeki ‘Yaşayan Miras: Ordu’ sergileri, asırlık zanaatların estetik değerini bugüne taşıyarak kentsel aidiyet duygusunu pekiştirdi.
Kuşaklararası aktarım ve yaşayarak öğrenme
Fatsa Kültür Sarayı ve kentin farklı noktalarında gerçekleşen uygulamalı atölyeler, unutulmaya yüz tutmuş zanaatları geleceğe taşıyacak yeni nesillere kapı araladı. Katılımcıların doğal pigmentler ve suyla kendi tasarımlarını kağıda döktüğü Ebru Atölyesi, ekolojik boyama ve geleneksel malzeme kullanımını deneyimleme fırsatı sundu. Yerel mimarinin ahşap maketlerle ölçeklendirildiği çalışmalar ve Hüsn-i Hat eğitimi ise zanaatkâr kültürünün usta-çırak bağını yeniden canlandırdı.
Kentin sokaklarına yayılan FotoMaraton Ordu ve Çocuk FotoMaratonu etkinlikleri, amatör ve profesyonel fotoğrafçıların kadrajından kentsel doğayı ve yaşamı kayıt altına aldı. Durugöl Parkı’nda kurulan Çocuk Köyü’nde eğlenceli anlar yaşayan minikler kentsel kültürü deneyimlerken, kentin kültürel birleşme coşkusu Tayfun Gürsoy Parkı’nda sanatçı Mert Demir’in ilk gün konseriyle başlayan müzik maratonuyla tüm şehre yayıldı. 30 Ağustos’a kadar sürecek festival, sergi, atölye ve söyleşileriyle Ordu’nun somut ve somut olmayan mirasını sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla harmanlamaya devam edecek.
İmece kültürüne sahip çıkılıyor
Endüstriyel tarımın getirdiği yüksek maliyetler ve çevre baskısı karşısında geleneksel imece ruhu, toplumsal dayanışmanın ötesinde ekolojik bir koruma kalkanı işlevi görüyor. Ordu'nun fındık üretimiyle özdeşleşen kolektif çalışma modeli, yerel ekonomilerin dış şoklara karşı dirençliliğini artırırken, toprağın koruyucu kullanımına dair kadim bilginin nesilden nesile geçişini garanti altına alıyor. Somut olmayan kültürel mirasın yaşatılması, yerel biyoçeşitliliği ve sürdürülebilir tarım ekosistemlerini doğrudan destekliyor.
Yerel kimliğini koruyan şehirler turizmde %40 daha başarılı
Küresel araştırmalar, kentsel kimliğini ve tarihi miras zincirini koruyan şehirlerin, kültürel yatırımları ve nitelikli turizmi çekmede yüzde 40 daha başarılı olduğunu gösteriyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali gibi geniş ölçekli organizasyonlar da tam da bu noktada, yerel zanaatları, yöresel sanatı ve kentsel hafızayı mikro-ekonomik döngülere dahil ediyor. Unutulmaya yüz tutan sanatsal üretimlerin genç kuşaklara aktarılması, kentsel insani sermayeyi güçlendirirken kapsayıcı kalkınma hedeflerine somut katkı sağlıyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.