İran devlet televizyonuna göre Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Bulgaristan'ın ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırısına destek vermesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getiren Bekayi, ABD'ye ait bazı KC-135 tanker uçaklarının Bulgaristan'dan ayrıldığı yönündeki haberleri duyduklarını belirtti.
Bekayi, "Bulgaristan halkıyla hiçbir sorunumuz yok. Ancak bu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırganlığına bir tür destek olarak değerlendiriliyordu" dedi.
Sözcü Bekayi, ABD ve İsrail'in saldırılarında kullanılmak üzere üs ve imkanlarını tahsis eden ülkelerin gereken adımları atması gerektiğini belirterek, "Herhangi bir ülkenin bizden endişe etmesi için bir neden yok. Ancak üslerini, imkanlarını ve teçhizatını saldırgan tarafların hukuka aykırı eylemlerinde kullanıma açan ülkeler için durum farklıdır" ifadelerini kullandı.
İran'ın kendisine yönelik her türlü saldırgan eylemin başlangıç ve kaynak noktasını hedef alma hakkına sahip olduğunu savunan Bekayi, bunun uluslararası hukuktan kaynaklanan bir hak olduğunu söyledi.
Bekayi, "İran'ın varlığını ve bütünlüğünü savunma konusunda kesinlikle hiçbir müsamaha göstermeyeceğiz" diye konuştu.
"ABD'nin ekonomik savaşı ekonomik terörizmdir"
ABD'nin İran'a yönelik ekonomik baskılarını eleştiren İranlı Sözcü, "ABD'nin İran halkını cezalandırmaya yönelik yürüttüğü açık bir ekonomik terörizmdir" dedi.
İran'a yönelik deniz ablukasının da "saldırgan bir eylem" olduğunu belirten Bekayi, ABD'nin hukuka aykırı uygulamalarına destek veren ülkelerin ciddi sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
ABD'nin ekonomik yaptırımlarıyla mücadelede Tahran'ın müttefikleriyle ilişkilerinden yararlanmayı planladığını belirten Bekayi, Washington'un ülkeleri İran'la ticari ilişkilerini durdurmaya veya sınırlandırmaya zorlamasının uluslararası hukuka ve devletlerin egemenliği ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.
Bu yaklaşımın tüm ülkeler için "alarm zili" olması gerektiğini söyleyen Bekayi, birçok ülkenin İran'la ikili görüşmelerinde ABD'nin söz konusu tutumunu kınadığını belirtti.
Bekayi, "Herkes, ABD'nin bu davranışının uluslararası ticarete ilişkin kuralları altüst etmesinden endişe ediyor" ifadelerini kullandı.
ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerine dair ise Bekayi, Kanada'nın son günlerde Washington'ın müzakerelerdeki “hukuk ihlalleri ve aşırı taleplerine” ilişkin açıklamalarına dikkati çekti.
"Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarına ilişkin iddialar doğru değil"
İranlı Sözcü Bekayi, ABD'li yetkililerin Hürmüz Boğazı'ndan günlük 5 milyon ila 17 milyon varil petrol geçtiği yönündeki iddialarını reddetti.
Söz konusu rakamların “karşı tarafların başlattığı psikolojik ve medya savaşının bir parçası” olduğunu vurgulayan Bekayi, "Böyle bir şey söz konusu değil" dedi.
Bekayi, bunun nedeninin ABD ve İsrail'in 28 Şubat 2026'dan bu yana bölgeye ve Hürmüz Boğazı'na dayattığı güvensizlik ortamı olduğunu kaydetti.
İran ve Umman Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini görüşecek
Bekayi, Umman heyetinin Tahran ziyareti sırasında ikili ilişkilerin yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve deniz ulaşım güzergahlarının da ele alınacağını belirtti.
İran ile Umman'ın bölgenin iki kıyıdaş ülkesi olduğunu aktaran Bekayi, görüşmelerde Hürmüz Boğazı ve deniz geçiş yollarıyla ilgili konuların ele alınacağını söyledi.
Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı'nın İran ziyaretine ilişkin Bekayi, ziyaretin Tahran ile İslamabad arasındaki “ayrıcalıklı ve gelişen ilişkiler” çerçevesinde gerçekleştiğini dile getirdi.
İran-Pakistan ilişkilerinin şu anda “en iyi dönemlerinden birini” yaşadığına işaret eden Bekayi, iki ülkenin ortak bağlara dayanarak işbirliğini tüm alanlarda geliştirme konusunda kararlı olduğunu vurguladı.
"İsrail'in Suriye saldırıları 'Büyük İsrail' projesinin parçası"
İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına ilişkin soru üzerine Bekayi şunları söyledi:
Suriye'nin toprak bütünlüğünün ihlal edilmesi, gerekçesi ne olursa olsun uluslararası hukuka aykırıdır. İsrail'in Türkiye ve diğer ülkelere yönelik iddiaları ise Siyonistlerin işgalci anlayışını ortaya koymaktadır. Suriye'nin kendi savunma kapasitesini geliştirme ve kendini savunma hakkı vardır. İsrail'in Suriye'deki eylemleri, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve diğer ülkelerde yaptıklarından farklı değildir. Bu, 'Büyük İsrail' projesi çerçevesinde bölge ülkelerini hukuka aykırı şekilde tahakküm altına alma çabasının bir parçasıdır.
AA
Hakkında daha ayrıntılı: İRANABD
DAHA FAZLA HABER OKU
Kendini fesheden PKK yönetimi, görüşme notlarını yalanladı: Düzmece!
AİHM, Osman Kavala hakkındaki yeni kararını yarın açıklayacak
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasında, 4 isimde 1818 tapu işlemi tespit edildi
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.