24 Ağustos 2026, Pazartesi · 14:17 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Merkez Bankası'nın repo kararı faiz indirimi sinyali mi? Muhammet Bayram açıkladı

Merkez Bankası'nın yeniden haftalık repo ihalelerine başlamasını "örtülü faiz indirimi" olarak değerlendiren Ekonomist Muhammet Bayram, faizlerde 300 baz puana kadar düşüş ihtimaline dikkat çekti. Bayram; kararın borsa,…

BİR HAFTA VADELİ REPO İHALELERİ 6 AY SONRA YENİDEN BAŞLIYOR

"Merkez Bankası normalleşme adımlarını atmaya başladı. Fatih Karahan da geçtiğimiz hafta yaptığı sunumda bunun sinyallerini vermişti. Bu adımı, eylül ayında gelebilecek bir faiz indiriminin öncüsü olarak değerlendirebiliriz. Çünkü Merkez Bankası gecelik borçlanma faizi yüzde 40’tan piyasayı fonluyordu. Normalde fonlamanın yüzde 37’den yapılması gerekiyordu. Merkez Bankası yeniden haftalık repo ihalelerini açarak bankalardan her hafta para toplayacak. Böylece piyasadaki fazla para çekilerek sıkı para politikası sürdürülecek. Ancak artık piyasadan yüzde 40 faizle değil, daha düşük bir faizle fonlama yapılacak. Bu da bankaların müşterilerine daha düşük faizle kredi verebilmesinin önünü açacak.

Dolayısıyla bu adım, piyasanın normalleşmesi ve faizlerin 300 baz puana kadar gerilemesi anlamına gelebilir. Bunun etkilerini hemen bu hafta görmemiz zor; önümüzdeki hafta ve özellikle faiz kararı öncesinde daha net bir şekilde izlemeye başlayacağız. Ancak vatandaş açısından önemli olan nokta şu: Faizler düşmeye başlayacak. Hem kredili mevduat hesabı (KMH) faizleri hem de ihtiyaç kredisi faizleri bundan etkilenecek.

Bu nedenle piyasada bir faiz indiriminin perdesinin aralandığını söylemek doğru olur.

Daha önceki yayınlarımızda da faizlerin düşmesiyle birlikte gayrimenkul fiyatlarının artabileceğine dikkat çekmiştik. Bu bir iktisadi kural değil, ancak piyasanın işleyişi açısından faizler düştüğünde konut talebinin ve dolayısıyla fiyatların artması beklenebilir.

Üstelik bugün geçmiş dönemlerden farklı bir durum var. Büyük şehirlerde inşaat neredeyse durmuş durumda ve müteahhitler yeterli miktarda yeni konut üretmiyor. Dolayısıyla mevcut konut stoğu sınırlı. Faizler düştüğünde talep bir anda gayrimenkule yönelirse, konut azlığı nedeniyle fiyatlarda çok daha hızlı bir yükseliş görebiliriz.

Bu nedenle vatandaşın şu anda "Faizde mi kalayım, altında mı durayım?" sorusunun yanında gayrimenkulü de değerlendirmesi gerekiyor.

Merkez Bankası'nın bu kararı pazar gecesi açıklaması da iletişim stratejisi açısından önemli. Piyasanın karara önceden alışması ve ani bir tepki vermemesi amaçlanmış olabilir. Ayrıca Merkez Bankası rezervlerinin 184 milyar dolara ulaşması da önemli. Bu rakam, 28 Şubat öncesindeki seviyelere geri dönüldüğünü gösteriyor. Yani Merkez Bankası rezervler açısından eski seviyelerine dönmüş durumda.

Merkez Bankası eski fonlama sistemine geri döneceği için yüksek faizden yararlanmak isteyenler açısından son bir haftalık bir dönemden söz edebiliriz. Çünkü faizlerde 300 baz puana varan bir gerileme ihtimali bulunuyor. Merkez Bankası repo ihalelerini yeniden açarak piyasadan daha düşük faizle para toplayacak; bankalar da daha düşük maliyetle fonlandıkları için piyasaya daha düşük faizlerle kredi sunabilecek.

Bu durum kredi kullanımını bir anda kolaylaştırmayacak. Sıkı para politikası devam ediyor. Ancak kredi faizleri düşecek ve böylece vatandaşın kredi maliyeti azalacak.

Bunun bir sonraki aşaması, Merkez Bankası’nın politika faizini düşürmesi veya bankalara uygulanan TL mevduat tutma zorunluluğunu gevşetmesi olabilir. Örneğin bankaların TL mevduat tutma zorunluluğu yüzde 60’tan yüzde 50’ye indirilirse, bankaların elinde oluşacak yüzde 10’luk marj piyasaya aktarılabilir.

Altın açısından bakarsak, asıl yükselişin yanı sıra borsada da önemli bir hareketlilik görüyoruz. Borsa İstanbul şu anda bu kararı ciddi şekilde fiyatlıyor. Geçtiğimiz hafta 14.100 seviyelerinde kapanan endeks, 14.600 seviyelerine kadar yükseldi.

Bu bir doğrudan faiz indirimi değil, örtülü bir faiz indirimi. Aslında sıkı para politikası devam ediyor; ancak piyasa bu gelişmeyi “Faizden çıkıp yeniden borsaya dönme zamanı” şeklinde yorumluyor. Bu nedenle borsada rekor seviyeler görülüyor.

Ben borsa yılı olacağını düşünüyorum. Bu çok iddialı bir beklenti değil. Yıl içinde endeksin dip seviyelerinden yaklaşık 1.100 puan yükseldiğini görüyoruz. Daha önce 15.500-15.600 seviyeleri görülmüştü. Bu seviyelerin yeniden yakalanması mümkün. Yıl sonuna gelmeden 18.000 seviyelerinin de rahatlıkla görülebileceğini düşünüyorum.

Son dönemdeki halka arzlara baktığımızda da yerli yatırımcının ilgisinin arttığını görüyoruz. Daha önce borsada hesabı olmayan ve yeni hesap açan yatırımcılar var. Halka arzlara yönelik ciddi bir ilgi söz konusu. Önceden haftada bir halka arz olurken, bugün haftada üç halka arz onayı verildiği görülüyor.

Yerli bireysel yatırımcının borsaya ilgisi oldukça yüksek. “Bu yıl altından yüzümüz gülmedi” diyen yatırımcılar, faizlerin düşmeye başlamasıyla birlikte borsaya yöneliyor. Dolayısıyla faizlerdeki düşüş sinyalinin Borsa İstanbul üzerindeki etkisinin olumlu olduğunu söyleyebiliriz.

Borsadaki hareketliliğin bu hafta da devam etmesini bekliyorum.

İlgili Haberler
Borsa Merkez Bankası faiz indiriminin kapısını araladı: İlk sinyal repo kararıyla geldi Uzmanpara · az önce Borsa Son dakika: Merkez Bankası faiz indiriminde ilk sinyal! Borsa, kredi ve konut piyasasına etkisi ne olacak? Uzmanpara · az önce Borsa Ağustos ayı Hanehalkı Beklenti Anketi`ni yayımladı Uzmanpara · 35 dk önce Makroekonomi Merkez Bankası yıllık enflasyon beklentilerini açıkladı CNN Türk Ekonomi · 42 dk önce Makroekonomi Borsada bankacılık rüzgarı: TCMB'nin sürpriz adımı sonrası hisseler neden yükselişe geçti? Sözcü Ekonomi · 52 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.