Bir şirket neden 100 yıl yaşar? İyi yönetildiği için mi? Değişime uyum sağladığı için mi? Krizleri doğru okuduğu, riskleri önceden gördüğü ya da toplumla kurduğu bağı kaybetmediği için mi? Bence hepsi… Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan ise, 100 yılı aşan bir şirketin hikâyesine başka bir yerden bakmanın da mümkün olduğunu söylüyor: Bir kurumun ömrünü, yalnızca kendisini ne kadar iyi koruduğu değil, çevresindekileri ne kadar koruyabildiği de belirliyor… Sigorta özünde “koruma” üzerine kurulu bir sektör. Fakat iklim krizinin, afetlerin, biyolojik çeşitlilik kaybının ve sosyal eşitsizliklerin büyüdüğü bir dünyada korunması gerekenlerin listesi de giderek uzuyor. Evimiz, otomobilimiz, fabrikamız kadar ormanlarımızı, çocukların eğitime erişimini, kültürel mirası ve diğer canlıların yaşam hakkını da konuşuyoruz. Ergüntan tam da bu noktanın altını çiziyor: “Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda iş stratejimizin bir parçası” diyor ve sürdürülebilirliğin ürün geliştirmeden satın almaya, insan kaynaklarından sosyal yatırımlara kadar şirketin faaliyetlerine entegre edildiğini söylüyor. Anadolu Sigorta’nın 2023 yılında sektöründe bir ilk olarak Sürdürülebilirlik İletişimi Politikası yayımlaması da bu yaklaşımın parçalarından biri.
Ormanın gözleri artık yapay zeka
Bu yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biri “Ormanın Gözleri”. Çünkü iklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün sigorta riski. Ergüntan’ın verdiği bilgiler şöyle; “Türkiye’nin yaklaşık 23,3 milyon hektarlık orman varlığının 12,5 milyon hektardan fazlası yüksek yangın riski altında. Anadolu Sigorta’nın Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle 2022 yılında başlattığı Ormanın Gözleri projesi yangını söndürmek kadar, mümkün olduğunca erken görmeyi hedefliyor. Yapay zekâ destekli insansız gözetleme kuleleri dumanı tespit ediyor, ormanı sürekli izliyor ve müdahale süresinin kısalmasına katkı sağlıyor. İlk kule 2022’de Adana Balcalı’da devreye girmişti. Bugün ise proje çok daha geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda. 2026’da Balıkesir, Adana, Kastamonu ve Denizli’de dört yeni yapay zekâ destekli kule; KKTC ve ODTÜ’de ise iki gözetleme sistemi devreye alındı. Böylece toplam 20 yapay zekâ destekli gözetleme kulesi ve iki gözetleme sistemiyle yaklaşık 1,1 milyon hektarlık alanın izlenmesine katkı sağlanıyor. Bugüne kadar 310 yangının büyümeden kontrol altına alınmasına destek olundu. Ormanın Gözleri projemizle orman yangınlarının erken tespiti ve önlenmesi için teknolojiyi seferber ediyoruz.”
Geleceği korumanın bir başka yolu: Eğitim
Anadolu Sigorta’nın sosyal yatırımlarındaki bir diğer dikkat çekici alan eğitim. 2023 yılında başlayan Anadolu Sigorta Kütüphaneleri projesi bugün İstanbul, Mardin, Şanlıurfa, Eskişehir ve Hatay’a uzanıyor. Hatay’da açılan 10 yeni kütüphaneyle birlikte toplam 38 okulda kütüphane kurulmuş durumda. Çocuklarla buluşturulan kitap sayısı 52 bine, ulaşılan öğrenci sayısı ise 20 bine yaklaşıyor. Ancak projenin yaklaşımını asıl anlatan, kütüphanelerin farklı ihtiyaçlara göre şekillenmesi. Şanlıurfa Haliliye’deki Görme Engelliler Okulu için Braille alfabesiyle zenginleştirilmiş özel bir kütüphane oluşturulması, Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle özel eğitim sınıfına bilgisayar, tablet ve eğitim materyalleri sağlanması bunun örnekleri. Berna Semiz Ergüntan, bu yaklaşımın çıkış noktasını, “Nitelikli eğitimin her çocuğun hakkı olduğuna inanıyoruz” sözleriyle anlatıyor. Dolayısıyla burada mesele yalnızca daha fazla kitabı daha fazla çocukla buluşturmak değil; farklı koşullarda büyüyen çocukların bilgiye ve eğitime erişiminin önündeki engelleri azaltmak.
Korumanın kapsamına bütün canlılar giriyor
Bu zincirin üçüncü halkası “Kurtaran Araç”. Kurtaran Ev Derneği iş birliğiyle 29 Ocak 2024’te yola çıkan mobil klinik; hemogram, biyokimya, ultrason, röntgen ve operasyon odası dahil ileri seviye ekipmanlarla donatılmış durumda. Gönüllü veteriner hekimlerin görev yaptığı araç, günlük müdahalelerin yanı sıra afet bölgelerine de gidiyor. 2024 yılında 500’ün üzerinde sokak hayvanının ilk muayene ve tetkikleri gerçekleştirilmiş. 2025 yılından bugüne ise afetlerde yapılan müdahaleler dahil 6 bin 782 sokak hayvanına Kurtaran Araç ile yardım edilmiş. Ergüntan’ın bu projeyi anlatırken söylediği “Bir canın bile hayatta kalmasına katkı sağlayabildiysek, aslında en büyük ödülü çoktan almışız demektir” cümlesi, Anadolu Sigorta’nın sosyal yatırımlarına hangi pencereden baktığını da iyi anlatıyor. Çünkü burada etkiyi yalnızca ulaşılan kişi, kurulan kütüphane ya da yapılan müdahale sayısıyla tarif etmeyen bir yaklaşım var. Bir çocuğun kitaba erişebilmesi, yangının büyümeden fark edilmesi ya da yaralı bir hayvanın zamanında tedavi edilebilmesi… Sosyal yatırımın gerçek karşılığı, sonunda hayatın içinde neyi değiştirdiğinde ortaya çıkıyor. Anadolu Sigorta’nın farklı alanlara yayılan bu projelerini birbirine bağlayan çizgi burada belirginleşiyor: Koruma fikrini poliçenin sınırlarının dışına taşımak.
Net sıfır hedefi operasyonun içine giriyor
Anadolu Sigorta, Türkiye’nin Paris Anlaşması kapsamında ortaya koyduğu net sıfır vizyonunu destekleyerek 2050 itibarıyla net sıfır karbon emisyonlu şirket olmayı hedefliyor. Berna Semiz Ergüntan şu bilgileri veriyor: “Sinop Boyabat’ta sigorta sektöründe bir ilk olarak öz tüketim amaçlı güneş enerjisi santrali devreye aldık. Yaklaşık 18 bin 928 metrekarelik alana kurulan santralin yıllık 2 bin 450 MWh elektrik üretmesi öngörülüyor. 2025 tüketim verileri baz alındığında bu üretim, Anadolu Sigorta’nın kendi binalarındaki elektrik ihtiyacının tamamını karşılayabilecek büyüklükte. Santralin sağlayacağı emisyon azaltımı şirketin operasyonel faaliyetlerinden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarının yaklaşık yüzde 45’ine karşılık geliyor.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.