23 Ağustos 2026, Pazar · 17:49 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

TET Başkanı Kavaklıoğlu: Döviz dönüşüm desteğinde sektörler arasında ayrım yapılmamalı

Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği (TET) Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, ihracatçıların finansmana erişimini destekleyen döviz dönüşüm desteğinin son derece önemli olduğunu belirterek, destekten yararlanma şartları…

YAYINLAMA 23 Ağustos 2026 14:47

GÜNCELLEME 23 Ağustos 2026 14:57

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

TET Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, Merkez Bankası tarafından ihracatçılara sağlanan reeskont kredileri ve döviz dönüşüm desteğinin, özellikle finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği mevcut dönemde ihracatçı firmalar açısından önemli bir imkân sunduğunu belirtti.

Kavaklıoğlu, söz konusu destek mekanizmalarının devamını önemsediklerini ifade ederken, 1 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile (ilgili tebliğin 4. Maddesinin 6. Fıkrası: Merkez Bankası, firmaların döviz dönüşüm desteği kapsamında satabileceği döviz tutarlarına veya alabileceği destek tutarlarına üst limitler getirebilir. Firmaların destek kapsamında satabileceği döviz tutarlarına ilişkin üst limitler, firma kârlılığı ve işgücü maliyetinden oluşan katma değer tutarları dikkate alınarak Merkez Bankasınca belirlenen yöntemle hesaplanır. Üst limitleri aşan firmaların döviz dönüşüm desteği talepleri karşılanmaz.) döviz dönüşüm desteğinde firma kârlılığı ve işgücü maliyetinin üst limit hesaplamasında dikkate alınabilecek olmasının uygulamada sektörler ve firmalar arasında farklı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

“Kârlılık ihracat kapasitesinin tek başına göstergesi olamaz”

Firmaların kârlılıklarının faaliyet gösterdikleri sektörün yapısından yatırım dönemlerine, amortisman ve finansman giderlerinden kur hareketleri ve hammadde fiyatlarına kadar çok sayıda değişkenden etkilendiğini belirten Kavaklıoğlu, belirli bir dönemde oluşan muhasebe kârlılığının bir firmanın ihracat kapasitesini ve ekonomiye sağladığı katma değeri tek başına ortaya koyamayacağını söyledi.

Kavaklıoğlu, “Benzer düzeyde ihracat ve döviz kazandırıcı faaliyet gerçekleştiren firmalar, yatırım dönemleri, finansman yapıları veya sektörlerinin özellikleri nedeniyle farklı kârlılık oranlarına sahip olabilir. Bu nedenle kârlılığın destek üst limitinin belirlenmesinde temel göstergelerden biri hâline gelmesi, eşitlik ve öngörülebilirlik açısından sorun oluşturabilir” değerlendirmesinde bulundu.

“Emek yoğunluğu tek başına katma değerin ölçüsü değil”

İşgücü maliyetinin de tek başına karşılaştırılabilir bir katma değer göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kavaklıoğlu, teknoloji yoğun sektörlerde üretim ve katma değer yapısının farklı olduğunu ifade etti.

Elektrik ve elektronik sektörünün teknoloji, otomasyon, Ar-Ge, mühendislik ve sermaye yoğun bir üretim yapısına sahip olduğuna dikkat çeken Kavaklıoğlu şunları söyledi:

“Bir işletmenin daha fazla çalışan istihdam etmesi ekonomimiz açısından son derece değerlidir. Ancak çalışan sayısının veya toplam işgücü maliyetinin yüksek olması tek başına daha yüksek katma değer üretildiği anlamına gelmez. Teknolojiye ve otomasyona yatırım yapan, yüksek verimlilik sağlayan ve nitelikli mühendislik kabiliyeti geliştiren firmalarımız daha sınırlı işgücüyle yüksek katma değer ve ihracat geliri oluşturabiliyor. Destek sisteminin bu firmaları dezavantajlı hâle getirmemesi gerekiyor.”

“Teknolojiye ve verimliliğe yatırım yapan firmalar dezavantajlı hâle gelmemeli”

Türkiye’nin küresel rekabet gücünün artırılması açısından firmaların otomasyon, dijitalleşme, Ar-Ge ve yüksek teknoloji yatırımlarına yönlendirilmesinin önem taşıdığını belirten Kavaklıoğlu, destek politikalarının da bu hedeflerle uyumlu olması gerektiğini söyledi.

Kavaklıoğlu, “Bir taraftan sanayicimizi daha yüksek teknolojiye, otomasyona ve verimliliğe yönlendirirken diğer taraftan işgücü maliyetini destekten yararlanmanın temel kriterlerinden biri hâline getirmek çelişkili sonuçlar doğurabilir. Çalışan başına yüksek katma değer üreten firmaların bu nedenle daha düşük destekle karşılaşmaması gerekir” dedi.

“Sektörlerin üretim yapıları birbirinden farklı”

Türkiye’de ihracatçı sektörlerin emek, sermaye ve teknoloji yoğunluklarının önemli ölçüde farklılaştığını kaydeden Kavaklıoğlu, aynı kriterlerin bütün sektörlere doğrudan uygulanmasının benzer ihracat ve döviz kazandırma performansına sahip firmaların farklı destek limitleriyle karşılaşmasına yol açabileceğini ifade etti.

Kavaklıoğlu, “Emek yoğun sektörlerle teknoloji ve sermaye yoğun sektörlerin üretim yapıları aynı değil. Bu nedenle tek bir maliyet unsurundan hareketle bütün sektörleri aynı yöntemle değerlendirmek sağlıklı sonuç vermeyebilir. Buradaki temel mesele herhangi bir sektörün diğerinden daha fazla desteklenmesi değil; sektörlerin yapısal farklılıkları nedeniyle hiçbir ihracatçının dezavantajlı hâle gelmemesidir” ifadelerini kullandı.

“Talebimiz ayrıcalık değil, eşit ve objektif bir sistem”

Destek mekanizmalarının sektör veya firma bazlı talepler doğrultusunda şekillendirilmesinin sektörler arasındaki dengeyi bozabileceğini belirten Kavaklıoğlu, genel ekonomik faydanın esas alınması gerektiğini vurguladı.

“İhracatçıların tamamını ilgilendiren destek mekanizmalarının belirli sektörlerin veya firma gruplarının daha fazla yararlanmasını sağlayacak şekilde değil; objektif, ölçülebilir ve tüm ihracatçılara eşit yaklaşan kriterler çerçevesinde oluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Talebimiz herhangi bir sektör için ayrıcalık değil; hiçbir ihracatçıyı üretim modeli nedeniyle dezavantajlı hâle getirmeyen bir sistemdir” dedi.

“Döviz dönüşümünü teşvik eden yapı korunmalı”

Döviz dönüşüm desteğinin temel amacının ihracatçı firmaların yurt dışından elde ettikleri döviz gelirlerinin Türk lirasına dönüşümünü teşvik etmek olduğunu hatırlatan Kavaklıoğlu, sistemin bu temel amaç doğrultusunda sade, öngörülebilir ve teşvik edici şekilde uygulanmasının daha faydalı olacağını ifade etti.

Kavaklıoğlu, “Döviz dönüşüm desteğini ihracatçımız açısından son derece kıymetli buluyor ve devamını destekliyoruz. Beklentimiz, destekten yararlanabilecek tutarın ihracat ve döviz kazandırma performansıyla doğrudan ilişkisi sınırlı göstergelerle daraltılmaması. İhracatı ve ülkemize döviz kazandırılmasını teşvik eden, objektif ve sektörler arasında eşitliği koruyan bir yapının sürdürülmesinin ülkemiz ekonomisi açısından daha faydalı olacağı kanaatindeyiz” dedi.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Makroekonomi Alaattin Yüksel: İzmir ihracatta büyüyor ama sektörlerin yarısında kan kaybı var Ekonomi Gazetesi · 3 saat önce Borsa İZSİAD Alaattin Yüksel: “İzmir ihracatta büyüyor ama sektörlerin yarısında kan kaybı var” Ekonomim · 3 saat önce Borsa Ticaret Bakanlığı "Ticarette Teknik Engeller Web Platformu"nu yeniden yapılandırdı Uzmanpara · 4 saat önce Borsa Ticaret Bakanlığı ihracatçılar için TTE Web Platformu’nu yeniledi Ekonomim · 7 saat önce Borsa Geçen yıl 200 lirayı görmüştü: Bursa siyahında fiyat 80 liraya geriledi Dünya Gazetesi · 7 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.